TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU NEDİR?

TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU NEDİR?
Uzmanlar travmayı, "Acı verici ve yoğun strese yol açan deneyimler sonucunda kişilerin olaylarla başa çıkma kabiliyetini yok eden, kişileri psikolojik olarak güçsüz, çaresiz bırakan olaylar." olarak tanımlar.
Travmanın insan psikolojisinde yarattığı en temel etki masumiyet inancının temelden sarsılmasıdır.
Travma inanç mekanizmalarımızı derinden etkileyerek yaşadığımız yerin güvenli olmayan, geleceğe dair umutların yeşeremeyeceği, huzur bulamayacağımız bir yer olarak algılamamıza neden olur.

Ne yazık ki son dönemde sıklıkla karşılaştığımız terör saldırıları gibi travmatik olaylar beklenmedik ve şok edici olma özelliklerinden dolayı duygu ve düşüncelerimiz tarafından sıradan deneyimler gibi algılanıp özümsenmezler. Sıradan yaşam olayları gibi özümsenemeyen travmatik olaylar bu noktadan sonra sağ kalan kişi yardım alana dek yaşamını tümden ele geçirir ve normal bir yaşam sürebilmesini engeller.

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) alışılmış deneyimlerin dışında kalan, kişilerde şiddetli korku, panik, terör duygularına yol açan olaylardan sonra gelişen psikolojik bir durumdur. Travma, kişilerin biyolojik ve psikolojik bütünlüğüne karşı yapılabilecek en şiddetli saldırılardan biridir. Travma sonrası stres bozukluğunun 3 aşaması şu şekilde sıralanabilir; aşırı uyarılma, yeniden deneyimleme ve kaçınma/hissizlik.

Aşırı uyarılma, travma yaşayan kişinin tüm fizyolojik fonksiyonlarının yoğun bir şekilde uyarıldığı, yaşanan saldırının psikolojik etkilerini en şiddetli olarak hissettiği ve bu etkilerden kurtulamadığı evre olarak tanımlanır. Aşırı uyarılma evresinde en sık görülen belirtiler; odaklanmakta ve uykuya dalmakta güçlük, irkilme, huzursuzluk, öfke, endişe, panik ve potansiyel tehlikelere karşı aşırı uyarılma olarak sıralanabilir.

Yeniden deneyimleme evresi; travmatik olayın istenmeyen anılarını zihinden uzaklaştıramama, kabuslar, olayı hatırlatan unsurlara karşı şiddetli reaksiyon ve travmatik olayı tüm fiziksel semptomlarıyla birlikte yeniden deneyimleme süreçlerini kapsar.

Travma sonrası stres bozukluğunun hissizlik evresi ise kişinin duygu ve hisleriyle bağının koptuğu, kendisini “cansız” hissettiği, adeta “robotlaştığı” süreçtir. Kaçınma/ hissizlik evresinin temel semptomları; yaşama ve diğer bireylere olan ilginin azalması, ümitsizlik, yalnızlık, travmatik olaya dair düşünce ve duygulardan kaçınma, dış dünya ile bağının kopmuş olma hissi, içine kapanma ve depresyon olarak sıralanır. Bu dönemde sağ kalan kişinin en önemli ve tek amacı travmadan ve travmanın neden olduğu duygu ve düşüncelerden kaçınmaktır.

Travmayı takip eden dönemde TSSB semptomlarından bazılarını yaşamak normaldir. Ancak bu semptomlar üç aydan uzun bir süre devam ediyorsa kişiye travma sonrası stres bozukluğu teşhisi konulabilir. Travma sonrası stres bozukluğuna yol açabilecek risk faktörleri; kişinin sosyal destek mekanizmalarının olmaması, yaşanan toplumun konu hakkındaki bilinç düzeyinin yetersiz oluşu, önceki travmaların neden olduğu hassasiyet, travmadan kaçınarak başa çıkma eğilimi, travmaya dair duygu ve düşünceleri reddetme olarak belirtilir.

Travma sonrası stres bozukluğu yaşayan birçok kişi doğru teşhis konmadığı ya da semptomların tedavi edilebileceğini bilmedikleri için yardım almaktan kaçınabilir. İçgüdüsel kaçınma davranışı, hafızanın bozulması, korku, suçluluk duygusu, utanç ve TSSB nedeniyle oluşan güvensizlik gibi duygular nedeniyle de yardıma başvurmak zorlaşabilir.

Günümüzde travma sonrası stres bozukluğu uygun tedavi yöntemleriyle rahatlıkla tedavi edilebilen bir durumdur. TSSB sonrasında uygulanan psikolojik destek uygulamalarının temel amacı kişilerde travmaya neden olan anıların diğer anılar gibi özümsenmesini ve kişilerin yaşam fonksiyonlarını geri kazanabilmelerini sağlamaktır. TSSB tedavisinde uygulanan terapiler kişilerin başa çıkma mekanizmalarına odaklanarak güven duygusunun yeniden kazanılması, sinir sisteminin rahatlatılması ve kişinin deneyimlediği durum sonucunda bu duyguları neden yaşadığı konusunda eğitilerek kaçınma davranışına neden olan döngünün kırılmasını amaçlar. 

Travma mağdurları için terapi, güvenli bir ortam sağlayarak kişilerin daha az izole hissetmesine ve deneyimlerini konuşarak paylaşabilmelerine imkan sağlar. Psikologların amacı danışanlarının travmanın neden olduğu semptomlarla duyguları arasındaki bağlantıları yeniden kurabilmelerini sağlamaktır. Tedavi süresince kişiler başlarına gelen olayın üzerlerinde yarattığı etkiyi anlayarak yaşama dair bakış açılarını ve güvenlerini yeniden oluşturarak yaşam ile bağlarını güçlendirirler.

Sevilen birinin ani kaybı gibi travmatik olaylar sonucunda yaşanan ve çözümlenemeyen yas durumları da kişilerde; depresyon, anksiyete, güvensizlik, ilişki kurmada güçlük, utanç, suçluluk, ümitsizlik, çaresizlik gibi yıkıcı duygulara neden olabilir.

Başarıyla uygulanan travma sonrası stres bozukluğu tedavileri travmanın neden olduğu duygu ve anıların organizma tarafından özümsenerek semptomların ortadan kalkmasına ve kişilerin sağlıklı bir yaşama yeniden kavuşmalarına olanak sağlar.

Travmaya neden olan olaylar sonrasında psikologlarımız ile size uygun psikolojik destek seçenekleri hakkında görüşmeniz sağlıklı bir yaşam için atılacak en önemli adımlardan biridir.

ONLINE PSİKOLOJİK DESTEK

Yüz yüze anlatmaktan çekineceğiniz her türlü probleminizi, online psikologlarımıza isminizi vermeden danışabilirsiniz.

ÜCRETSİZ DENE ya da CANLI DESTEK

Türkiye’nin en hızlı büyüyen online psikolojik danışmanlık platformuyuz!

Yorum Yazın

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

Kendinizi kötü mü hissediyorsunuz?

Eğer cevabınız 'EVET' ise psikologlarımızdan anında online terapi alabilirsiniz.

ONLINE TERAPİ AL
Arama
Popüler Gönderiler