İletişim: [email protected]
logo
psikologofisi.com destek
psikologofisi.com

Benimle ilgilenen kimse yok. Sorunum... Annem.

Küçüklüğümden beridir validemin zorlamasıyla ders çalışan ve sadece onu memnun etmeye çalışan 20 yaşında bir gencim. Bizim peder 2011 de vefat ettiğinden beridir bizim valide çok zor zamanlar geçirdi. Akrabalarından hatta anne, babasından bile yardım görmedi. Her şeyin altından kendi başına kalkmaya çalıştı. Onun çok zor durumlar atlatmış bir anne olması, çocuklarının da en iyi ve mükemmel bir şekilde yaşamaları gerektiğini derinden istemesine yol açmış olacak ki... Beni şu anda bir tıp fakültesinin 3. sınıfına kadar yardım ede ede getirmiş bulunmakta... Allah razı olsun. Lakin... artık ne benle ne kardeşimle hiçbir şekilde ilgilenmiyor, ne düşündüğümüzü bilmiyor, bizimle konuşmuyor. "Ne haliniz varsa görün, sizi sattım artık" gibi bizi kendi halimize bıraktığını söyleyen cümleler kuruyor. Halbuki, onu memnun etmeye çalışarak yaşayınca ve oda bizi böyle bırakınca ne yapacağımızı bilmez haldeyiz. Günlerimiz boş geçiyor. Ne için yaşadığımızı arar haldeyiz, devamlı bir vicdan azabı... Bizim valideye her ne kadar bizi böyle yetiştirdiği için çok fazla suç atmak istesem de... Onun da hiçbir çaresi olmadığını düşündükçe elimden hiçbir şey gelmiyor. Onu üzmemeye çalışsam da elimde değil... Kendi istediğim şeyleri yapıyorum... Zaten onun zoruyla bu fakülteyi kazandığım ve hiçbir şeyi düşünmediğim için... şimdi her şey çok ağır ve üstüme üstüme geliyor gibi... Üstelik benden hiçbir beklentisi yoksa ne diye çalışayım? Ne diye yaşayayım ki? Kim için ne yapacağım? Kendini düşünmen lazım diyen arkadaşlarım oluyor bazen. Ama kendimi nasıl düşüneceğim ki? Kendime nasıl değer vereceğim? Hangi yönüme değer vereceğim? Böyle yapınca elime ne geçecek? Validem bana sürekli "Allah için çalış, onun için yaşa" derdi... "Neden?" derdim. Azar yerdim. Kendisiyle küçüklüğümden beridir bazı konuları konuşmaya çalışıyorum ama nafile... Sürekli dönüş olarak geçmişini, yaşadığı ağır şeyleri anlatıyor ve "hala nasıl böyle şeyleri düşünebilirsin? ne halde olduğumuzu görmüyor musun? sen ilerde para kazanmazsan sokaklarda mı sürüneceğiz? Babanız yaşıyor olsaydı sen şimdi sigara tiryakisiydin, kardeşin de kuafördü. Neler çektim ben senin haberin var mı? Hala karşıma geçmiş bana ne yapayım ne edeyim diyor" diye bağırıp çağırıyor. Artık hiçbir şeyi konuşamıyorum... Düşünüyorum, insan en yakınına anlatamadığı şeyleri başkasına nasıl anlatacak ? diye... Hiç kimseye bir şeyler diyemiyorum. Derinden derine samimi olduğum, içimi dökebileceğim birisi yok. Üstelik herkesi de habire rahatsız edemezsin ki... Bizim valide sürekli bir şeyleri yapmamızı söylerdi... Fakat neden yapmamız gerektiğini anlatmazdı. En sonunda bağırır çağırır zorla yaptırırdı. Bazen sürekli hakkını haram etmekle tehdit eder. Bize onun istediğini yapsak bile sorduğumuzda "Hakkımı asla size helal etmeyeceğim. Annemden, babamdan, kardeşimden, eşimden ve çocuklarımdan çektim. Öbür tarafta hiç kimseyi görmek istemiyorum. Evlenince beni kendi halime bırakın, hiçbirinize muhtaç değilim" der. Ama ben sana ne dedim ki ? sadece birkaç bir şey konuşmak istiyorum. Bana belki sadece "yaparsın oğlum, şöyle yapsan daha kolay olabilir, ben sana güveniyorum, senin yanındayım, hem bak Allah bize yeter" gibi basit cümleleri kursa... Küçükken arada sırada yaptığı gibi başımızı, sırtımızı okşasa ne olurdu. Artık her gün yemek yapıyor, fakat konuşmuyor, dinlemiyor, anlamıyor. Bizi büyütmüş fakat yetiştirememiş gibi hissediyorum. Kendisiyle hiç konuşamadığım konular da vardı... Bizim valide güya cinselliğin c'sini duydu mu kaçar, estağfurullah çeker, uzaklaşır. Bize de "ben sizi böyle yetiştirdim" der durur. Halbuki ben kendi içimde sapığın tekiyim, bilmez. Her türlü iğrençliği gördüğümü bilmez. Çünkü hiçbir zaman gelip ne yaptığıma bakmaz, "oğlum bir sıkıntın varsa seninle konuşabiliriz, elimden gelirse fikirlerimi paylaşabilirim" demez. Madem bir şeylerin doğrusu vardı, neden bize anlatmadın, bizi güzel yetiştirmeye çalıştıysan ben neden böyle oldum ? neden benim ne halde olduğumu bilmiyorsun ? ben senin gözünde neyim ? gibi tonlarca soruyu bu yaşa geldikten sonra yüzüne yüzüne sormak isterdim ama... annemiz işte... üzemeyiz, kırmamaya çalışmalıyız... Fakat biz kırılsak bile mi ? İlerde evlenebileceğim aklıma geliyor... Ama benim gibi bir sapığa ve bu derece kafasında dert biriktiren birisine kim kızını verir ki? Üstelik annemin bizi yanında götürmesiyle akrabalar ile görüşmüyoruz, annemle kardeşim beraber bir gün onların eziyetine dayanamayıp memleketi terk edip fakültemi okuduğum şehre yerleştik çünkü... akrabası olmayana kim kız verir. Kısacası... ne için yaşadığımı bulamıyorum.... İslam'da çare olduğunu biliyorum ama... göremiyorum... bir gösteren, bir dert dinleyen, bilen, çözen birisi olsun istiyorum ama... kimseyi bulamıyorum... fazla arayamadım, aramaktan vazgeçemedik fakat aramak çare olmadığı için... bende her şeyi bıraktım, bilgisayar başında vakitlerimi, ömrümü tüketiyorum. Çünkü bana yol gösterenim, beni düşünen, benimle konuşan birisi yok artık...
Tarih : 02.12.2020 Yazar : Anonim Kullanıcı

Uzmanların bu soruya verdiği yanıtlar

Psikolog

Gizem Özçakır

Merhabalar, sorunu ve kendinizi çok güzel ifade etmişsiniz. Profesyonel olarak konuyla ilgilendiğimde her bireyin ayrı ayrı travmatik koşulları olduğunu gözlemliyorum. Bunların çoğunun, destek alarak ve yönetebilme becerisi kazanarak çok daha hafifletilebileceğinden eminim. Randevu alarak, bizlerle iletişime geçebilirsiniz. Sevgiler.

Kullanıcı Yorumları

Kullanıcı Yorumları

Bu sayfada yer alan yorumlar, ilgili uzmanın doğrudan veya dolaylı talebi ve/veya ricası olmaksızın, ilgili kişi tarafından bağımsız olarak yazılmaktadır. Psikologofisi.com'un temel amacı psikoloji alanında halkın bilinçlenmesini sağlamaktır. Psikologofisi.com bir başvuru hizmeti değildir ve herhangi bir Sağlık Hizmeti Sağlayıcısını tavsiye etmemektedir veya desteklememektedir.


Türkiye'nin en büyük terapi platformu!
webrazzi
microsoft
egirisim
btmagazine

Bir dakikada
psikoloğa bağlanın