WEB ortamı gündelik yaşantımızı kolaylaştırırken bir yandan da bizleri inanılmaz bir bilgi kirliliğine sürükleyebilir. Depersonalizasyon, kişinin kendi vücudundan veya kendi zihinsel süreçlerinden sürekli veya tekrarlayan bir kopma hissi, kendi yaşamının bir dış gözlemcisi gibi hissetmesi ve / veya kişinin çevresinden kopma hissi ile karakterize olmuştur, bu doğru; fakat her psikolojik hastalıkta olduğu gibi kişiye bireysel anamnez (tanı – teşhis protokolü) yapılmadan genelleme yoluyla herhangi bir şey söylemek etik & deontolojik olarak doğru olmaz, bu sebeple yaşadığınız problemlerle ilgili bir uzmanla daha detaylı bir görüşme yapmanızı ve nasıl baş edebileceğinize ilişkin bir yol haritası belirlemenizi baştan tavsiye ederim. Bu kanal yoluyla bir yardım sağlamaya çalışırsak, temelde bilinmesi gereken en önemli ögeler : depersonalizasyonun genellikle yoğun stres, özellikle de çocukluktaki duygusal istismar veya ihmallerden veya diğer “önemli” streslerden (örneğin fiziksel istismara maruz kalmak veya tanık olmak, ev içi şiddet, beklenmedik/ani ölüm) tetiklendiğidir. Bu sebeple özellikle böyle bir durumda kalmış iseniz kesinlikle bir uzmana danışmalısınız. Süreç içerisinde diğer olası nedenleri ekarte etmek için tarafınıza uygulanacak testlerden sonra semptomlara dayalı olarak teşhis konulabilir ve psikoterapi, özellikle de bilişsel davranışçı terapi ile çözüme doğru gerekli ve emin adımlar atılır. Öte yandan halk arasında depersonalizasyon ile ilgili geçici izlenimlere de sıkça rastlanabilir. Nüfusun neredeyse yarısı bir noktada kendilerinden veya çevrelerinden zaman zaman kopmuş hissedebilirler. Bu gibi duygu-durum değişimleri de genellikle tehdit altında hissettiğimizde, bazı ilaçların veya uyuşturucu madde kullanımında, yoğun yorgunluk anlarında ortaya çıkabilir. Yine de her zaman emin olmakta, hayat kalitemizi artırmakta ve destek almakta fayda vardır. Sevgiyle kalın...
25 Temmuz 2021Bu konuda uzman psikologlarımızla online görüşebilirsiniz.