İletişim: [email protected]
logo
psikologofisi.com destek
psikologofisi.com

Ölüm Korkusunu Yenmek

Hayatta kalma güdüsüyle yaşayan ve sınırlı bir yaşam süresine sahip olan insanoğlunun sahip olduğu en temel korku ölüm korkusudur. Çoğumuz hayatımızın bir noktada sonlanacağından ötürü “ölüm” kavramından korkarız. 

Bu ortak korkuyu hepimiz belirli seviyelerde paylaşıyoruz. Fakat özellikle anksiyete yaşayan kişilerde ölüm korkusu çok daha belirgin ve fazladır. Ölüm korkusu anksiyete bozukluğunun bir sebebi olabileceği gibi şiddetli kaygının getirdiği bir korku da olabilir. Bu yazıda ölüm korkusuyla nasıl başa çıkabileceğinizi anlaşılır bir şekilde anlattık. Eğer içinde bulunduğunuz durumla başa çıkmakta zorlanıyorsanız platformumuzdaki alanında uzman psikologlardan anında online terapi alabileceğinizi unutmayın. Psikologofisi.com'da bir psikologa bağlanmanızın sadece bir dakika süreceğini de ayrıca belirtelim. 

Anksiyete Ataklarından Kaynaklanan Ölüm Korkusu

Kalp atışlarınızın birden hızlanmaya başlamasıyla göğsünüzde keskin ve ani bir acı hissetmeye başladınız. İçinde bulunduğunuz oda sanki ayaklarınızın altından kayıp gidecekmiş gibi… Neler olduğunu tam olarak anlamasanız da içinizi sanki çok kısa bir süre içinde bir kalp krizi geçirecekmişsiniz ya da dünyanın sonu gelecekmiş gibi bir his kaplıyor. Ölmek üzere olduğunuzu hissediyorsunuz.

Sonra hiçbir şey olmamış gibi yaşadığınız tüm bu korku ve panik birden kayboluyor. Kendinizi tükenmiş ve endişeli hissediyorsunuz. Acaba sağlığınız ile ilgili bilmediğiniz, çok kötü bir şey mi var?

Panik atak anında yaşananlar yazımızda da detaylı olarak bahsettiğimiz gibi; yaşadığınız bu şiddetli ölüm korkusu, fırtına gibi gelip geçen panik ataktan kaynaklanıyor.

Savaş ya da Kaç Mekanizması

Yaşamı tehdit edebilecek, potansiyel bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığımızda vücudumuzda savaş ya da kaç olarak adlandırılan savunma mekanizması devreye girer. Anksiyete, en temelinde savaş ya da kaç tepkisinin (mekanizmasının) olması gerektiği gibi çalışmamasından kaynaklanır. Ortada gerçek bir tehlike olmamasına rağmen vücudumuzda yüksek miktarda adrenalin salgılandığında, beynimiz de alarm moduna girer ve yaklaşan bu hayal ürünü tehlikeye karşı kendisini hazırlamak için, savaş ya da kaç sistemini devreye sokar. Bu; vücudunuzun beyninize hayatınızın tehlikede olduğunu, korkmanız ve harekete geçmeniz gerektiğini anlatma biçimidir.

Patlama sesi duyduğunuzda irkilmenizi ve bulunduğunuz yerden saniyeler içinde uzaklaşmanızı sağlayan tepki savaş ya da kaç mekanizmasıdır ve amacı sizi hayatta tutmaktır. Ancak savaş ya da kaç mekanizması düzgün çalışmadığında, ortada gerçek bir tehlike olmamasına rağmen alarm durumuna geçen vücudumuz panik ataklara ev sahipliği yapmaya başlar.

Anskiyete atakları sırasında görülen belirtiler kalp krizi gibi ciddi sağlık sorunlarında görülen semptomlara oldukça benzer. Bu nedenle anksiyete atağı geçiren birçok kişi yaşadıklarının bir kalp krizi başlangıcı olduğunu düşünerek hastanelere akın eder. Kaygı bozukluğu yaşayan kişilerde görülen şiddetli ölüm korkusunun altında yaşanan belirtilerin gerçek bir kalp krizine bu kadar benzemesi olduğu düşünülür.

Ölüm Korkusu Tedavi Edilebilir Mi?

Ölüm korkusu belirli bir düzeye kadar bizi hayatta tutma amacını taşıyan ve özünde doğal bir korku olduğu için tedavi sürecinde uygulanacak yaklaşım %100 önemlidir.

Anksiyete nedeniyle açığa çıkan şiddetli ölüm korkusu durumlarında öncelikle belirlenmesi gereken, kişinin hangi tür anksiyete bozukluğu yaşadığı ve normalin dışındaki bu ölüm korkusuna neden olan tetikleyicilerin belirlenmesi olacaktır. Türkiye'nin en büyük online terapi topluluğu haline gelen platformumuzda alanında uzman psikologların gerçekleştirdiği doğru psikolojik destek seanslarıyla yaşadığınız ölüm korkusunun üstesinden gelebilir ve kendinizi çok daha iyi hissetmeye başlayabilirsiniz.

Tarih : 14.06.2017
Yazar :

Psikolog

Musa İbrahim Övgün

Kullanıcı Yorumları

Anonim Kullanıcı
26.04.2020
Nasil yardim edin lütfen

Kullanıcı Yorumları

Bu sayfada yer alan yorumlar, ilgili uzmanın doğrudan veya dolaylı talebi ve/veya ricası olmaksızın, ilgili kişi tarafından bağımsız olarak yazılmaktadır. Psikologofisi.com'un temel amacı psikoloji alanında halkın bilinçlenmesini sağlamaktır. Psikologofisi.com bir başvuru hizmeti değildir ve herhangi bir Sağlık Hizmeti Sağlayıcısını tavsiye etmemektedir veya desteklememektedir.


Bir dakikada
psikoloğa bağlanın