İletişim: [email protected]
logo
psikologofisi.com destek
psikologofisi.com

Serotonin Seviyenizin Düşük Olduğunu Gösteren 10 İşaret

Serotonin Seviyenizin Düşük Olduğunu Gösteren 10 İşaret

İçindekiler


Serotonin hormonu, doğal bir duygu durum dengeleyicisi olarak da bilinir ve motor davranışlarımızdan duygusal dengemize, yeme alışkanlıklarımıza, sindirim sistemimize ve uyku düzenimize kadar birçok şekilde etkisini gösterir. Serotonin hormonunun vücudumuzda sağlıklı bir seviyede salgılanması depresyonun azalmasına, anksiyete bozukluğu şikayetlerinin önlenmesine, yaraların iyileşmesine ve sindirim sisteminin çok daha verimli çalışmasına destek olur.

Günlük dilde mutluluk hormonu olarak biline serotonin hormonu, vücudun birçok önemli görevi yerine getirmesini sağlayan ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen bir hormondur. Bu nedenle eksikliği halinde kaygı bozukluğu, depresyon gibi sorunların ortaya çıkma ihtimali vardır. Dışardan yapay yollarla alınması mümkün olmamakla birlikte çeşitli aktiviteler ve gerekirse bir uzman kontrolünde ilaç desteğiyle vücutta salgılanması sağlanabilir. 

Son zamanlarda yoğun tempolu ve hızlı geçen yaşamlarımızda kendimizi zaman zaman yorgun ve isteksiz hissetmemiz çok normal. Fakat bu yorgunluk ve isteksizlik hali kronikleştiyse serotonin (mutluluk hormonu) eksikliği yaşıyor olma olasılığınız oldukça yüksek.

Serotonin, bir nörotransmitter olarak, beyindeki mesajların bölgeler arasında aktarılmasını sağlar. Serotonin alıcılarına sahip beyin hücrelerinin çok olması sayesinde serotonin düzeyinin psikolojik süreci düzenlemek kadar psikolojik fonksiyonlar üzerinde de etkili olduğu bilinir. İnsan beyninde bulunan yaklaşık 40 milyon kadar hücrenin büyük bir kısmı doğrudan ya da dolaylı olarak serotonin düzeyinden etkilenir. Serotonin düzeyinden etkilenen hücreler içinde ruh haline, cinsel işleve, iştaha, uykuya, hafızaya, öğrenmeye ve çeşitli sosyal davranışlara etki eden hücreler de yer alır.  Serotonin aynı zamanda kardiyovasküler sistem, kaslar, sindirim sistemi ve endokrin sisteminin de dahil olduğu pek çok fonksiyon üzerinde de etkilidir.

Serotonin Hormonu Neden Düşer?

  • Yeterinde güneş ışığı alamamak,
  • Beyinde üretilen serotonin miktarını azaltma etkisi gösteren yoğun stres,
  • Yetersiz beslenme, 
  • Hareketsiz yaşam şekli,
  • Depresyona neden olan travmatik olaylar.

Serotonin Hormonunun Düştüğünü Gösteren Belirtiler

Serotonin hormonu eksikliği kişide fark edilebilir değişikliklere neden olur. Tüm yaşamın akışını etkileyen bu değişimler zamanla kişinin kendini daha da kötü hissetmesine neden olur. Depresyon ile sonuçlanabilecek bu duruma karşın, belirtilerin iyi takip edilmesi ve gerekli durumda vakit kaybetmeden bir uzmana danışılması gerekir.

Kendini sürekli sinirli hissetmek

Eğer kendinizi sürekli sinirli hissediyor ve ani duygu durum değişiklikleri yaşıyorsanız serotonin seviyeniz düşmüş olabilir. Serotonin eksikliğinin en sık karşılaşılan belirtilerinden biri de dürtüsel davranışlar ve saldırganlık halidir. Sebepsiz öfke patlamaları, ani sinirlenmeler serotonin düşüklüğünün göstergesi olabilir. Ancak vücudumuzdaki serotonin seviyesi olması gereken seviyeye yükseldiğinde hem kendimizi daha mutlu hisseder hem de başkalarının söz ve davranışlarına karşı daha anlayışlı oluruz.

Karamsar düşüncelerden kurtulamamak

Özellikle depresyon belirtileri gösteren kadınlarda en sık rastlanan durumlardan biri de serotonin eksikliğidir. Eğer sıklıkla kendinizi ümitsiz, çaresiz hissediyorsanız, gittiğiniz her yerde kara bulutların da sizi takip ettiğini düşünüyorsanız serotonin seviyeniz olması gerekenin altında olabilir. Depresif düşüncelerinizin serotonin eksikliğinden kaynaklandığını düşünseniz bile mutlaka doktorunuz ile konuyu görüşmeyi atlamayın.

Sürekli çikolata ve hamur işi yeme ihtiyacı hissetmek

Özellikle kadınlarda serotonin seviyesinin düşmesiyle çikolata ve hamur işi krizleri hemen kendisini göstermeye başlar. Vücudumuz, serotonini artırabilmek için en çabuk çözüm olarak çikolatalara, hamur işlerine yönelir. Ancak vücudumuzu abur cubur ve şekerle doldurmadan da serotonin seviyemizi yükseltebilir, kendimizi mutlu hissedebileceğimiz birçok farklı yöntem bulabiliriz. Aksi takdirde sağlıksız besinlere yönelen kişinin ani kilo alışı fiziksel sorunları da beraberinde getirebilir.

Uykuya dalmakta güçlük çekmek

Sağlıklı bir uyku düzeni için serotonin hayati önem taşır. Uykuya dalmakta güçlük, geceleri aniden uyanma ya da zihninizde dönüp duran kaygılı düşünceler nedeniyle uyuyamama gibi sorunlar yaşıyorsanız serotonin seviyeniz düşük olabilir.

Fazla kaygılı ruh hali

Serotonin eksikliği anksiyete problemlerine, takıntılı düşünce süreçlerine hatta öfke patlamalarına neden olabilir. Eğer kendinizi sürekli stresli, sinirli bir ruh durumunda, anksiyete ve panik duygularıyla mücadele ederken buluyorsanız serotonin eksikliğinin tipik belirtilerini yaşıyor olabilirsiniz.

İştahta belirgin değişimler

Duygu durumumuzdaki değişiklikler öncelikle iştahımızı etkiler. Serotonin eksikliğinde de durum genellikle böyledir; kimimiz kendimizi daha iyi hissetmek için daha fazla yemeye yönelirken kimimiz ise depresif düşüncelerle yemekten iyice uzaklaşabilir. Eğer hem uyku düzeninizde hem de iştahınızda bu tür belirgin değişimler yaşıyorsanız serotonin seviyenizi vakit kaybetmeden ölçtürmenizde fayda var.

Sürekli evde kalma isteği 

Serotonin değerlerimiz normal seviyedeyken kendimizi daha sakin ve başkalarıyla iletişime daha açık hissederiz. Ancak vücudumuzdaki mutluluk hormonu azaldıkça kendimizde sosyal hayata karışacak motivasyonu da bulamamaya, kendimizi dış dünyadan izole etmeye başlarız. Özellikle kış aylarında aile ve arkadaşlarımızla olan ilişkilerimizin bu durumdan zarar görmemesi için kendimizi biraz daha fazla motive etmemiz gerekebilir. Ayrıca, güneş ışığını ne kadar çok alırsak serotonin seviyemiz o kadar hızlı artar.

Kişisel bakıma ayıracak enerjiyi bulamamak

Düşük serotonin seviyesi öz güvenimizin de düşmesine neden olabilir. Kendimizi iyi hissetmediğimizde canımız genellikle kişisel bakımımıza zaman ve enerji ayırmak da istemez. Böyle durumlarda ufak da olsa kendimizi iyi hissetmemizi sağlayacak adımlar atmak, aktivitelerde bulunmak büyük fark yaratabilir.

Konsantrasyon düşüklüğü

Serotonin hormonunun azalması kendinizde hiçbir şey yapacak gücü bulamamanıza neden olabilir. Buna rağmen iş ya da okul gibi zorunluluklarımız elbette devam eder. Bu durumda yaptığınız işe konsantre olamamanız, sık sık odaklanma zorluğu yaşamanız doğal bir sonuçtur. Tüm yaşamı etkileyen serotonin seviyesinde azalma tedavi edilmediği takdirde başarısızlıkla sonuçlanmış işlere yol açabilir.

Baş ağrılarının artması

Son dönemde yapılan araştırmalar; serotonin seviyesinde yaşanan dalgalanmaların kronik tansiyon, küme baş ağrıları ve migren ile doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor. Eğer bu tür problemler yaşıyorsanız doktorunuz ile görüşmenizde fayda olabilir.

Eğer yukarıda bahsettiğimiz belirtilerin sizde de olduğunu düşünüyorsanız panik yapmanıza gerek yok! Yaşamınızda yapacağınız düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, meditasyon, psikolojik destek gibi birkaç basit değişiklikle serotonin değerlerinizi yükseltebilir ve kendinizi çok daha iyi hissedebilirsiniz. Psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunuz her an psikologofisi.com’da yer alan uzman psikologlarımızdan destek alabilirsiniz.

Serotonin Hormonu Nasıl Arttırılır?

Serotonin hormonu, gerekli durumlarda mutlaka bir uzman tarafından önerilmiş olan reçeteli ilaçlarla artırılabilir. Ancak depresyon tedavisinde de kullanılan bu ilaçların önerilmediği durumlarda kişinin doğal yollarla da serotonin üretimini artırması mümkündür. 

  • Her gün olabildiğince uzun süre doğal ışığı alın. Karanlık ve ışık almayan alanlardan kaçının.
  • Stresin üstesinden gelmek için meditasyon, yoga, nefes egzersizleri gibi aktivitelere yönelin. Bu aktiviteler stresi azaltırken anksiyetenin etkilerini de azaltır. 
  • Dengeli ve sağlıklı bir beslenme düzeni benimseyin.
  • Vücutta serotonin sentezini sağlayan bir amino asit olan triptofan fiziksel aktivite ile artar. Günde yarım saat yürüyüş yapmak dahi kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar.
Tarih : 03.05.2017
Yazar :

Psikolog

Eren Artun Ergül

Merhabalar ben Psikolog Eren Artun Ergül. Ege Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunuyum. 13 yıllık mesleki tecrübem ve aldığım çeşitli psikoterapi eğitimleri ile zor günler yaşadığınız bu süreçte sizlere destek olmak istiyorum. Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapi ve Kabul ve Kararlılık Terapisi (A... Devamını Oku

Kullanıcı Yorumları

Anonim Kullanıcı
29.06.2021
Merhabalar yazılarınızı çok yararlı gördüm Gerçekten de bana umut oldu... Teşekkürler
Anonim Kullanıcı
08.05.2020
Cok guzel ve destekleyeci bi yazi olmus sagolun

Bu sayfada yer alan yorumlar, ilgili uzmanın doğrudan veya dolaylı talebi ve/veya ricası olmaksızın, ilgili kişi tarafından bağımsız olarak yazılmaktadır. Psikologofisi.com'un temel amacı psikoloji alanında halkın bilinçlenmesini sağlamaktır. Psikologofisi.com bir başvuru hizmeti değildir ve herhangi bir Sağlık Hizmeti Sağlayıcısını tavsiye etmemektedir veya desteklememektedir.


Son Eklenen Makaleler


Bir dakikada
psikoloğa bağlanın

psikologofisi