İletişim: [email protected]
logo
psikologofisi.com destek
psikologofisi.com

Sosyal Anksiyete Bozukluğunuz Olabileceğini Gösteren 7 İşaret

Günümüzde elimizden telefonları düşürmüyoruz; sürekli insanlarla bağlantılı olmaya çalışıyoruz. Fakat hiç daha önce birisiyle telefonda görüşme yapma fikri sizde korku doğurdu mu?

Yahut bir sorununuzu sırf birileriyle telefonda muhatap olmamak için ertlediğiniz oldu mu? Telefonun yanında, mesela yakın arkadaşlarınızla sohbet ederken yaptığınız tatsız bir şaka yüzünden rezil olduğunuzu düşünerek arkadaşlarınızdan uzaklaştınız mı hiç? Eğer bu tip durumlara yabancı değilseniz, sizi sosyal anksiyete (kaygı) bozukluğunun dünyasıyla tanıştıralım!

Sabah işe giderken kapı komşumuza “Günaydın” demek, marketten bir şeyler almak, kapıdaki güvenlik görevlisiyle konuşmak gibi günlük hayatımızın sıradanlaşmış sosyal ilişkilerinde dahi bazı kişiler yoğun bir panik ve endişe duyabilir. Bu panik ve endişe hali kendisini anksiyete bozukluğunun birçok farklı formunda gösterebilir. Topluluk önünde konuşmak, yabancı kişilerle iletişime geçmek gibi durumlarda kendisini gösterebileceği gibi çok daha genel bir anksiyete bozukluğu olarak da belirebilir.

1- SIRADAN DİYALOGLAR İÇİN KAFANIZDA HAZIR ŞABLONLAR MI VAR?

Eğer gün içinde karşılaşıp iletişim kuracağınız kişilere herhangi olası bir felaket senaryosunda sizi hangi cümlelerin kurtarabileceğini kafanızda sürekli kurguluyor ve cümle kalıpları hazırlıyorsanız sosyal anksiyete bozukluğuna sahip olabilirsiniz. Sosyal anksiyete bozukluğu yaşayan insanlar “saçma, tuhaf, salakça” bir şey söylemek istemedikleri için zihinlerinde daima hazır senaryolar ve cümle kalıpları bulundururlar ve günlük olarak insanlarla iletişime geçmeden önce bu senaryolara ve cümlelere çalışırlar. Bu da onların kendilerini daha güvende ve rahat hissetmelerini sağlar. 

2- BAŞKALARININ HAKKINIZDAKİ DÜŞÜNCELERİNE FAZLA MI ÖNEM VERİYORSUNUZ?

Bu abartılmış empatik projeksiyon hali sosyal kaygı bozukluğundan muzdarip bir zihnin en ayırt edici özelliklerinden biridir. Siz farkında olmasanız bile bilinçaltınızda sürekli başkalarının hakkınızda ne düşündüğünü, sizi yargılayıp yargılamadıklarını sorgulayan bir ses vardır. Sosyal anksiyete bozukluğu yaşayan kişiler genellikle çevrelerindeki herkesin ön yargılı olduğu, kendilerine karşı kin ve öfke dolu oldukları ve bu nedenle yaptıkları en ufak bir hata nedeniyle bile acımasızca eleştirileceklerine dair hayali bir dünya yaratırlar. Bu düşüncelerin rasyonel olmadığını bilseler bile ( ki çoğu sosyal anksiyete problemi yaşayan kişi bu durumun farkındadır) yaşadıkları son derece etkileyici ve kuvvetlidir.

3- YABANCILARLA KONUŞMAKTAN KAÇINMAK İÇİN HER YOLU DENİYOR MUSUNUZ?

Sosyal anksiyete (kaygı) bozukluğu özellikle kaygı yaratan sosyal durumlardan “kaçınma” davranışıyla kendisini gösterir. Bu kaçınma davranışı her türlü sosyal etkileşim için geçerlidir; davet edildiğiniz bir partide mümkün olan tüm süreyi banyoda geçirmek, herhangi biriyle konuşmak zorunda kalmamak için hayatınızı online siparişler üzerine kurmak ya da bu tür ufak konuşmalar için yakınlarınızdan medet ummak gibi “kendinizi ifşa etmekten” kaçınabileceğiniz tüm senaryolar bu kaçınma davranışına örnektir.

4- SOSYAL HAYATTA YAPTIĞINIZ UFAK HATALAR PEŞİNİZİ BIRAKMIYOR MU?

Sosyal anksiyete bozukluğu yaşayan kişilerin her ne kadar başkaları için önemli olmadıklarını bilseler bile sosyal hayatlarında yaptıkları ufak hataları görmezden gelmeleri çok zordur. Ağzımızdan kaçan o ufak, aptalca cümle bazen haftalarca uykularımızın kaçmasına, kendimize en ağır cezaları vermemize neden olur. Başkalarının hakkımızda olumsuz düşünceler içinde olduğu yanılsaması kolaylıkla silkelenip içinden çıkabileceğimiz bir duygu durumu değildir.

5- SOSYAL AKTİVİTELERE KARŞI DUYDUĞUNUZ PANİK FİZİKSEL BELİRTİLER Mİ GÖSTERİYOR?

Sosyal anksiyete bozukluğu yalnızca zihin düzeyinde yaşanan bir problem değil vücudumuzu da etkileyen bir bozukluktur. Panik ve kaygı duygularıyla birlikte; kalp atışlarında hızlanma, terleme, ani adrenalin artışı, mide bulantısı, baş dönmesi gibi fiziksel semptomları da beraberinde getirir. Panik ve anksiyete (kaygı) bozukluklarında çoğunlukla vücudun kaçma savaşma mekanizmasını temsilen görülen bu fiziksel belirtiler gerçekten korkutucu ve rahatsız edici olabilir.

6- HAYATINIZI SOSYAL KAYGILARINIZDAN KAÇINARAK MI ŞEKİLLENDİRİYORSUNUZ?

Sosyal kaygı bozukluğu antisosyal ya da içe kapanık olmakla aynı şey değildir. Çevrenizdeki kişilerin sizi yorduğu düşüncesiyle sosyalleşmemek ya da gerçekten yalnız olmak istediğiniz için kalabalıklardan uzak durmak, sosyalleşmek istediğiniz halde başkalarının sizinle ilgili olumsuz, küçük düşürücü düşüncelerine dair ön yargılarınız nedeniyle yalnız kalmaya mecbur hissetmekten çok farklıdır. Sosyal anksiyete (kaygı) bozukluğu her ne kadar yapmak isteseniz de sinemaya gitmek, güzel bir akşam yemeği dışarı çıkmak gibi hayatınızı kaygı yaratacak durumlardan kaçınarak planlamanıza neden oluyor olabilir.

7- UZUN ZAMANDIR KENDİNİZİ BÖYLE Mİ HİSSEDİYORSUNUZ?

Araştırmalar Sosyal anksiyete (kaygı) bozukluğunun genellikle kendilik algımızın en yüksek olduğu ve başkalarının tepkilerine karşı en hassas olduğumuz 13 yaş civarında ortaya çıktığını ve 11-19 yaşları arasında başladığını gösteriyor. Ayrıca son yıllarda yapılan birçok araştırma bu yaştaki çocukların yaşıtlarından gördüğü kabadayılık, dalga geçilme gibi durumların da ilerleyen yaşlarda sosyal kaygı bozukluğu şeklinde kendini gösterebildiğini belirtiyor.
Yukarıda belirtilen durumlar size de tanıdık geliyorsa vakit kaybetmeden anksiyete (kaygı) bozuklukları konusunda uzman bir psikoterapist ile görüşmenizde ve terapi seçeneklerini konuşmanızda yarar var.

Psikologofisi.com’da dilediğiniz zaman bu konuda uzman psikoterapistler ile görüşebilir, size en uygun online terapi yöntemini keşfedebilirsiniz.

Tarih : 24.10.2016
Yazar :

Psikolog

Artun Ergül

Kullanıcı Yorumları

Kullanıcı Yorumları

Bu sayfada yer alan yorumlar, ilgili uzmanın doğrudan veya dolaylı talebi ve/veya ricası olmaksızın, ilgili kişi tarafından bağımsız olarak yazılmaktadır. Psikologofisi.com'un temel amacı psikoloji alanında halkın bilinçlenmesini sağlamaktır. Psikologofisi.com bir başvuru hizmeti değildir ve herhangi bir Sağlık Hizmeti Sağlayıcısını tavsiye etmemektedir veya desteklememektedir.


Bir dakikada
psikoloğa bağlanın