İletişim: [email protected]
logo
psikologofisi.com destek
psikologofisi.com

Anksiyete (Kaygı)

Anksiyete ile ilgili tüm bilgileri bulabileceğiniz bu sayfamızı okuyarak anksiyete hakkında merak ettiğiniz her şeyi öğrenebilirsiniz. Eğer anksiyete bozukluğu hakkında bir psikolog ile görüşüp daha detaylı bilgi almak isterseniz bir psikolog ile anında online terapi yapabilir ve psikolojik danışmanlık alabilirsiniz. Şimdi yazımıza başlayalım:

Anksiyete (kaygı) bozukluğu yaşayan kişiler panik seviyelerinin yükseldiği kriz durumlarında sanki çok kötü bir şey olacakmış duygusuna kapılarak içinde bulundukları durumu olduğundan daha kötü, tehlikeli görme eğilimindedirler. Anksiyete bozukluğu yaşayan kişilerde bu his o kadar kuvvetlidir ki sanki hiç geçmeyecekmiş gibi gelir ancak anksiyete bozuklukları çoğunlukla bilişsel davranışçı terapi uygulamalarıyla rahatlıkla kontrol altına alınabilir.

Anksiyete (kaygı) bozukluğu nedir?

Anksiyete, şiddetli bir korku ve panik duygusu hissidir. Çoğu kişi yaşamdaki önemli olaylar öncesinde kendisini korkmuş, telaşlı hissedebilir. Bu doğal bir duygu durumudur. Beklenen önemli olay sona erdiğinde korku, panik ve anksiyete duyguları da sona erer. Ancak kişi, korku ve panik duygusunu beklenen olay geçtikten sonra bile yaşam kalitesini bozacak düzeyde hissediyorsa kişide bir anksiyete problemi olduğundan söz edilebilir.

Anksiyete belirtileri nelerdir?

Kişide bir anksiyete bozukluğu olabileceğini gösteren genel belirtiler;

  • Sinirli, gergin, huzursuz hissetme 
  • Kötü bir şey olacakmış gibi hissetme, panik duygusu
  • Kalp atışlarında hızlanma
  • Nefes alışın hızlanması
  • Terleme
  • Ellerde titreme
  • Kendini zayıf, güçsüz hissetme
  • Odaklanmakta güçlük, dikkati kaygı yaratan düşünceden uzaklaştırmakta zorlanma
  • Uykuya dalmakta güçlük
  • Mide problemleri, hazımsızlık
  • Kaygıyı kontrol etmede güçlük
  • Anksiyeteye neden olduğu düşünülen durumlardan kaçınma hissi

Anksiyete (kaygı) bozukluğu yaşayan kişilerdekaygı seviyesinin yükseldiği durumlarda yoğun bir panik duygusunun yanında ellerde aşırı terleme, kalp atışlarında hızlanma, nefes almakta zorluk çekme, şiddetli baş ağrıları, mide krampları, sık idrara çıkma gibi fiziksel belirtiler de görülebilir. 

Araştırmalar, genellikle çocukluk çağında ortaya çıkan anksiyete (kaygı) bozukluklarında hem genetik hem de çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığını ortaya koyuyor. Araştırmacılar özellikle erken yaşta yaşanan travmatik olayların bireylerin korku işleme mekanizmalarında hassasiyete yol açarak stres tetikleyicilerine karşı aşırı duyarlı hale gelmelerine yol açtığını da belirtiyor.

Anksiyete çoğu zaman farkına varamayacağımız yalanlarla bizi içine hapsetmeye çalışır. "Anksiyete'nin İnanmanızı İstediği 10 Yalan" blogumuzu okuyarak Anksiyete'nin yalanlarını ortaya çıkarabilirsiniz!

Anksiyete bozuklukları (türleri) nelerdir?

Sık rastlanan anksiyete türleri: 

  • Obsesif - kompulsif bozukluklar,
  • Panik atak,
  • Travmatik stres bozukluğu (TSSB),
  • Genel anksiyete bozukluları,
  • Sosyal fobi ve belirli bir obje ya da duruma karşı geliştirilen fobi çeşitleri olarak sıralanabilir.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu: Yaygın anksiyete bozukluğu, kişinin günlük aktivitelerini sürdürmesine engel olacak şiddette yoğun ve süreğen bir kaygı durumu yaşamasıyla kendisini gösterir.Bu şiddetli ve yoğun kaygı duygusuna, huzursuzluk, sürek li yorgunluk hissi, konsantre olmakta güçlük, kaslarda kasılma ve uykuya dalmakta güçlük gibi semptomlar da eşlik edebilir. Yoğun kaygı oluşturan durumlar çoğunlukla günlük ev işleri, rutin toplantılar, işle ilgili olağan durumlarda da kendisini gösterir.

Panik Atak: Panik atak yaşayan kişiler ortada hiçbir neden ya da uyaran yokken birden ortaya çıkan yoğun bir korku ve panik hissine kapılırlar. Panik atak yaşayan kişilerde ayrıca ellerde terleme, göğüs ağrısı, fazla hızlı ya da düzensiz kalp atışları, nefes alamama gibi fiziksel belirtiler de görülebilir. Panik atak yaşayan kişiler çoğunlukla bu durumu “kalp krizi geçiriyorlarmış” ya da “boğuluyorlarmış” gibi ifade edebilirler. Panik atak ile ilgili daha detaylı bilgi sahibi olmak isterseniz "Panik atak ile nasıl savaşabiliriz?" adlı blog yazımızı da okumanızı öneririz.

Sosyal Kaygı Bozukluğu: Sosyal fobi olarak ta adlandırılan sosyal kaygı bozukluğunda bireyler sosyal hayata karşı aşağılanacakları, reddedilecekleri ya da üstünlük taslanacakları gibi endişelerle yoğun bir kaygı duygusuna kapılırlar. Bu nedenle sosyal kaygı bozukluğu yaşayan kişiler insanlarla bir araya gelmekten kaçınabilirler. Sosyal kaygı bozukluğunun en belirgin örnekleri toplum önünde konuşmaktan aşırı korkma, yeni insanlarla tanışmaktan çekinme ya da toplum içinde yemek & içmekten kaçınma şeklinde kendisini gösterir.

Fobiler: Fobiler, kişide belirli bir obje ye da durumlara karşı gösterilen aşırı korku olarak ifade edilir. En sık rastlanan fobiler uçak fobisi, yükseklik fobisi, kedi- köpek fobisi, kapalı yerde kalma fobisi (klostrofobi), açık alanlara çıkma fobisi (agorafobi) olarak sıralanabilir. Fobiye neden olan objeye karşı duyulan korku bazen o kadar şiddetli olabilir ki kişiler günlük aktivitelerinde zorlanmaya başlayabilir.

Agorafobi: Agorafobi, kişinin panik atağa neden olacağını düşündüğü yerlerden ve durumlardan uzak durmasına neden olan bir anksiyete bozukluğudur. Agorafobisi olan kişiler kendilerini savunmasız hissettikleri için açık alanlarda olm aktan kaçınırlar.

Bir sağlık sorununa bağlı anksiyete bozukluğu: Fiziksel bir sağlık sorunun neden olduğu, şiddetli panik ve anksiyete semptomlarını içeren anksiyete bozukluğudur.

Seçici Konuşmazlık Bozukluğu: Çocuklarda görülen bir anksiyete bozukluğudur. Seçici konuşmazlık bozukluğu olan çocuklar konuşma yetilerinde fiziksel bir problem olmamasına rağmen bazı durumlarda konuşmazlar. Seçici konuşmazlıkbozukluğu olan bir çocuk okulda hiç konuşmazken, evde ailesiyle rahatlıkla iletişim kurabilir. Bu durum çocuğun okuldaki başarısını ve sosyal uyumunu etkileyebilir.

Ayrılma Kaygısı Bozukluğu: Ayrılma kaygısı bozukluğu çocukluk çağında görülen, çocuğun ebeveynlerinden ayrılmaya karşı gösterdiği şiddetli kaygıyı ifade eden bir kaygı bozukluğu türüdür.

Anksiyete bozukluğunun nedenleri nelerdir? Anksiyete Neden Olur?

Anksiyete bozukluklarının neden kaynaklandığı tam olarak bilinememekle birlikte travmatik yaşam olaylarının ve genetik yatkınlığın anksiyete bozukluklarına neden olduğu düşünülmektedir.

Tıbbi Nedenler: Bazı kişilerde anksiyete altta yatan tıbbi bir sağlık sorunundan kaynaklanıyor olabilir. Bazı durumlarda ise anksiyete belirtileri tıbbi bir rahatsızlığın ön işaretçileri olabilir.  Anksiyete belirtilerine neden olabilecek bazı tıbbi durumlar şu şekilde sıralanabilir; 

  • Kalp hastalıkları 
  • Diyabet
  • Tiroid problemleri, hipertiroid
  • Solunum yolu problemleri, astım
  • Madde bağımlılığı ya da yoksunluk
  • Kronik ağrılar ve huzursuz bağırsak sendromu
  • Savaş/Kaç mekanizmasını etkileyebilecek nadir tümörler

Anksiyete bozuklukları risk faktörleri nelerdir?

Bu alanda yapılan araştırmalar anksiyete (kaygı) bozukluklarında genetik ve çevresel faktörlerin bir arada etkili olduğunu gösteriyor. Anksiyete bozukluklarına yol açan başlıca faktörler;

  • Çocukluk çağında başlayan utangaçlık, davranışlarda tutukluk
  • Kadın olmak
  • Sınırlı ekonomik kaynaklara sahip olmak
  • Boşanmış ya da dul olmak
  • Çocukluk çağından itibaren stresli yaşam olaylarına maruz kalmak
  • Kan bağı olan yakın akrabalarda anksiyete bozukluğu teşhisi konması
  • Aile öyküsünde psikolojik problemler olması
  • Öğleden sonra tükürükte kortisol seviyesinin artması (Özellikle sosyal kaygı bozukluğu risk faktörleri arasındadır)

Eğer anksiyete bozukluğunuz olduğunu düşünüyorsanız psikologofisi.com'dan alanında uzman ve global deneyime sahip psikologlarımız ile görüşebilir ve anında online terapi alabilirsiniz. Anksiyete bozukluğunu en kısa sürede yenmeniz için elimizden geleni yapacağız.

Anksiyete bozukluğu nasıl tedavi edilir?

Anksiyete bozukluklarında en sık tercih edilen tedavi yöntemleri antidepresan kullanımı ve psikoterapi uygulamalarıdır.

Anksiyete bozuklularının tedavisinde en sık kullanılan psikoterapi uygulamaları konuşma terapisi ve bilişsel davranışçı terapi uygulamalarıdır. Bilişsel davranışçı terapi kişilerde anksiyeteye yol açan düşünce kalıplarını yeniden irdelemelerine ve farklı davranış alışkanlıkları edinmelerine olanak sağlayan bir psikoterapi türüdür.

Anksiyete bozukluğunda ne zaman bir doktora görünmeliyim?

Bir anksiyete bozukluğunuz olduğunu düşünüyorsanız aşağıdaki durumlarda uzman bir psikoterapist ile görüşmeyi tercih edebilirsiniz;

  • Fazla kaygılı olduğunuzu düşünüyorsanız ve bu durum iş, aile ve özel yaşamınızı etkilemeye başl adıysa
  • Yaşadığınız korku, kaygı ve anksiyetenin kontrolünüzden çıktığını hissetmeye başladıysanız
  • Kendinizi depresyonda hissetmeye başladıysanız, alkol ya da uyuşturucu kullanımı başladıysa
  • Yaşadığınız kaygıların fiziksel bir sağlık sorunu nedeniyle olabileceğini düşünüyorsanız
  • İntihar ya da ölüm ile ilgili düşünceleriniz başladıysa

Anksiyete ataklarına karşı ne yapabilirim?

  • Hangi tür bir anksiyete bozukluğu yaşadığınızı, belirtilerini ve özelliklerini öğrenin.
  • Mutlaka bir psikoterapist ile görüşmeye başlayın.
  • Anksiyetenin sağlığınızı hem psikolojik hem fiziksel olarak etkileyen bütünsel bir rahatsızlık olduğunu unutmayın.
  • Anksiyete atağı yaşadığınızı anladığınız anda sizi destekleyen kişilerle iletişime geçin.
  • Vücudunuzu düzenli olarak hareket ettirin, oturma sürenizi bir saatten uzun tutmayın.
  • Vücudunuzun ihtiyacı olan uykuyu aldığından emin olun, gece uykunuzun bölünmemesine dikkat edin.
  • Rahatlama tekniklerini öğrenin.

Anksiyete ataklarının en kısa ve en etkili yolla çözümü için psikologlarımız ile görüşüp,kendinize en uygun rahatlama tekniğini öğrenebilirsiniz. Size yardımcı olmak için yanınızdayız.

Anksiyeteye bağlı psikolojik sorunlar yaşayan kişiler için anlık çözümlerin yanında içinde bulundukları durumu yönetmelerini kolaylaştıracak psikolojik destek gibi daha uzun soluklu çözümler oldukça önemlidir. Psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunuz her an psikologofisi.com’da yer alan uzman psikologlarımızdan destek alabilirsiniz.

Psikolojik desteğin öneminin arttığı bu günlerde, kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacak 15 dakikalık ücretsiz seans hizmetimizden faydalanabilirsiniz. Seçeceğiniz uzmanımız ile aklınızdaki sorulara yardım alarak, online terapi deneyimini yaşayabilirsiniz.

Tarih : 14.12.2019 Yazar :

Psikolog

Artun Ergül

Kullanıcı Yorumları

Kullanıcı Yorumları

Bu sayfada yer alan yorumlar, ilgili uzmanın doğrudan veya dolaylı talebi ve/veya ricası olmaksızın, ilgili kişi tarafından bağımsız olarak yazılmaktadır. Psikologofisi.com'un temel amacı psikoloji alanında halkın bilinçlenmesini sağlamaktır. Psikologofisi.com bir başvuru hizmeti değildir ve herhangi bir Sağlık Hizmeti Sağlayıcısını tavsiye etmemektedir veya desteklememektedir.


Bir dakikada
psikoloğa bağlanın