İletişim: [email protected]
logo
psikologofisi.com destek
psikologofisi.com

Depresyon ve Anksiyetenin Az Bilinen 5 Fiziksel Etkisi

Türkiye’de sadece 2015 yılında 11 milyon kişinin psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle destek aldığı ve 2 milyon çocuğa depresyon tanısı konduğu biliniyor. Uzmanlara göre, son zamanlarda yaşadığımız terör olayları, sosyal ve ekonomik problemler, işsizlik gibi sebeplerle depresyon ve anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıkların gün geçtikçe arttığı tespit edilmiştir. Araştırmaya göre her 20 kişiden birinde depresyon ve anksiyete bozukluğu görülmektedir. 

Siz de depresyon ya da anksiyete bozukluğu yaşayan milyonlarca insandan biriyseniz depresyon ve anksiyetenin sebep olduğu bazı fiziksel etkileri tecrübe etmişsinizdir. Depresyon tüm vücutta ağrılara sebep olabilirken anksiyete bozukluğu kas tutulmasından vücut ağrılarına kadar birçok fiziksel belirti verebiliyor. Peki çağımızın en büyük düşmanlarından depresyon ve anksiyetenin vücudumuza verdiği diğer fiziksel zararlardan haberdar mısınız? Okumaya devam edin; işte depresyon ve anksiyetenin az bilinen 5 fiziksel etkisi:
 

1. Anksiyete Cildin Erken Yaşlanmasına Neden Oluyor

Milyonlarca kişiyi etkileyen depresyon ve anksiyete bozukluklarının neden olduğu yıkıcı psikolojik etkilerden Anskiyetenin inanmanızı istediği 10 yalan ve Depresyon hakkındaki 9 ilginç gerçek gibi önceki yazılarımızda da detaylı olarak bahsetmiştik. Ancak son dönemde yapılan araştırmalar anksiyetenin diğer etkilerinin yanında cildin erken yaşlanmasına da neden olduğunu gösteriyor. Kaygı seviyemiz yükseldiğinde devreye giren “Savaş ya da Kaç” mekanizması kaslarımıza giden kan akışının hızlanmasına neden oluyor. Kan dolaşımında yaşanan bu ani değişim her ne kadar acil bir durumda hayat kurtarsa da sürekli bu değişimi yaşamak cildimizi yorarak erken yaşlanmaya neden oluyor. Uzmanlar erken yaşlanma belirtilerini önlemek için fiziksel sağlığımıza olduğu kadar psikolojik sağlığa da dikkat etmenin öneminin altını çiziyorlar.
 

2. Anksiyete Kendimizi Sürekli Halsiz Hissetmemizi Sağlıyor!

Amerika’nın en ünlü sağlık yayınlarından Emmy ödüllü “Ask Dr. Nandi” programının baş yapımcısı Dr. Partha Nandi artan kaygı seviyesinin gün içinde ihtiyacımız olan enerjiyi düşürerek kendimizi sürekli halsiz hissetmemize neden olabileceğini belirtiyor. Anskiyete nedeniyle enerjimizin ve motivasyonumuzun sürekli düşük olması üretkenliğimize de ciddi oranda zarar veriyor. Eğer kaygı seviyenizin sürekli yüksek, enerjinizin ise düşük olduğunu hissediyorsanız kaygı bozuklukları konusunda uzman bir psikolog ile görüşmeniz faydalı olacaktır.
 

3. Anskiyete ve Depresyon İştahımızla Oynuyor!

Daha önce depresyon ya da anksiyeteye bağlı bir problem yaşadıysanız iştahınızın da bu durumdan yoğun olarak etkilendiğini muhtemelen fark etmişsinizdir. Uzmanlar, ani iştah kayıplarının depresyonun önemli erken belirtilerinden biri olduğuna dikkat çekerken bazı kişilerde ise aşırı yemeye neden olabileceğini belirtiyorlar. İştahın fiziksel ve psikolojik sağlığın en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten uzmanlar anksiyete bozukluklarında görülen aşırı yemenin kendimizi iyi hissetmemizi sağlayan beyin kimyasallarının salgılanmasını artırmasından kaynaklandığını belirtiyorlar.
 

4. Sürekli Hasta Olmanızın Nedeni Anksiyete ve Depresyon Olabilir

Depresyon ve anksiyete bozukluklarında strese bağlı olarak artan kortisol seviyesi; bağışıklık sistemimizin zayıflamasına, bakteri ve mikroplara daha savunmasız hale gelerek sık sık hasta olmamıza neden oluyor. Stres seviyenizi ve anksiyete bozukluklarının neden olduğu etkileri nasıl azaltabileceğinizi stresten kurtulmanızı sağlayacak 6 bilimsel öneri yazımızda detaylı olarak inceleyebilirsiniz.
 

5. Anskiyete Adet Döneminde Gecikmelere Neden Oluyor

Uzmanlar, fazla kaygılı olduğumuz zamanlarda ve kronik stres nedeniyle vücudumuzda artan kortisol seviyelerinin adet döneminde gecikmelere ya da düzensizliklere neden olabileceğini belirtiyorlar. Eğer adet döneminizde sürekli düzensizlik yaşıyorsanız öncelikle doktorunuzla görüşüp bu duruma neden olabilecek fiziksel etkenleri belirlemeniz, eğer fiziksel bir neden yoksa kaygı ve stres seviyenizi azaltmanıza yardımcı olacak rahatlama tekniklerini uygulamanız adet döneminizi düzene sokmakta faydalı olacaktır.
 
Depresyon ve anksiyete bozuklukları uygun terapi yöntemleriyle tedavi edilmediği takdirde psikolojik sağlığınızı olduğu kadar fiziksel sağlığınızı da olumsuz yönde etkileyerek yaşamı dayanılmaz bir hale getirebilir. Eğer siz de çağımızın en büyük düşmanı olan bu rahatsızlıklarla savaşıyorsanız yalnız olmadığınızı, dilediğiniz her an psikologofisi.com’daki uzman psikologlarımızdan online psikolojik destek alabileceğinizi unutmayın.
 

 

Tarih : 28.03.2017
Yazar :

Psikolog

Musa İbrahim Övgün

Kullanıcı Yorumları

Kullanıcı Yorumları

Bu sayfada yer alan yorumlar, ilgili uzmanın doğrudan veya dolaylı talebi ve/veya ricası olmaksızın, ilgili kişi tarafından bağımsız olarak yazılmaktadır. Psikologofisi.com'un temel amacı psikoloji alanında halkın bilinçlenmesini sağlamaktır. Psikologofisi.com bir başvuru hizmeti değildir ve herhangi bir Sağlık Hizmeti Sağlayıcısını tavsiye etmemektedir veya desteklememektedir.


Bir dakikada
psikoloğa bağlanın