kurban psikolojisi

Kurban Psikolojisi

Hayat bir serüvendir ve biz de hayatla beraber sürüklenip gideriz. Çok fazla şey yaşarız, çok fazla şey öğreniriz; geçip giden her an deneyim olarak sonraki kararlarımızda ve yaşantımızda bize öncülük eder. Verilen her karar birer tecrübe ve deneyimdir. 

Kimi zaman doğru kararlar verilir ve iyi bir deneyim olarak hafızamıza kazanır. Kimi zamansa yanlış kararlar sonucunda kötü tecrübeler ediniriz. Hayatta iyi verilen kararlara açtığımız kucak gibi yanlış tercihlere de kucak açmak gerekir. Yanlış kararlar ve kötü deneyimler büyümekte ve olgunlaşmakta büyük rol sahibidir. Bu yanlış tercihlerin sonucunda kötü deneyim bize ders olur ve tekrar aynı hataya düşmenizi engeller. 

Hayatta yanlış yapılan şeyler de sizin tercihlerinizdir, hata yapmanız oldukça doğaldır ve her insan yanılsamaya düşebilir. Dolayısıyla hem iyi tercihlerinizi hem de kötü ve yanlış tercihlerinizi sahiplenmeli ve bunların sonucunda sorumluluğu almalısınız.

Verilen yanlış kararlar, yaşanılan kötü olaylar veya yapılan bir hata sonucunda insan mağdur yani haksızlığa uğramış hissedebilir. Bazı anlarda veya olayların sonucunda mağdur hissetmek oldukça normaldir. Fakat bu hissedilen mağduriyet gereğinden uzun sürmemeli ve her olay sonucunda hissedilmemelidir. 

Bu şekilde sürekli bir şekilde, yaşanılan her olumsuzluktan sonra ve kronik bir şekilde hissedilmeye başlandıysa buna kurban psikolojisi denir. Kurban rolü oynamak, bireyin kolayına kaçıyor da olabilir. Yapılan hataların, yanlış tercihlerin veya yaşanılan olumsuzlukların sorumluluğu hep başkasına aittir. 

Kişi, şansından, kaderinden ve hayatından sürekli şikayet eder, lanet okur, kötü olayları hak etmediğini düşünür ve tüm yanlışları karşı tarafta, başka bir yerde arar. Seçimlerinin, eylemlerinin ve verdiği kararların sorumluluğunu almazlar, hayatlarında kontrol sahibi değillerdir ve ellerinden bir şey gelmediğini savunurlar. 

Sürekli olarak başka birinin kendi adına seçimler yapmasını, yanlışları düzeltmesini kısacası sihirli değnek dokunuşu beklerler denilebilir.

Kurban Psikolojisi Neden Olur? 

Elbette ki çoğu psikoloji gibi kurban psikolojisi de zamanla gelişen ve ortaya çıkan bir ruh halidir ve oluşma serüveni de çocukluktan başlamaktadır. Büyük bir kısmı çocukluk dönemi deneyimlerinden dolayı oluşmaktadır. Çocuğun büyüdüğü aile ortamı çocuğun kişiliğinin ve yetişkinlik dönemi psikolojisinin şekillenmesinde en büyük rolü oynar. 

Eğer aile bireylerinde de kurban rolü oynanıyorsa çocuğun yetişkinlikte bunu işlemesi ve kendini kurban rolüne hapsetmesi olağandır. Sürekli olarak suçu başkalarında arayan, kötü bir şansa, kadere sahip olduğunu savunan ebeveynlerini gören ve duyan çocuk bu eylemleri ister istemez bilinçaltına işleyecektir.

Çocukluk döneminde sürekli yetersiz, güçsüz veya küçük olduğunu işiten çocuklar da yetişkinlik döneminde öz güven eksikliğiyle karşı karşıya kalacak ve kendisini yapmak istediği şeyler açısından yetersiz görecektir. Kendini yetersiz ve başarısız görmek de bireyde kurban psikolojisi için zemin hazırlar.

Bir diğer sebep olarak da çocuğunun duygularının bastırılması ve yaşamasına izin verilmemesidir. Örneğin düşen ve ağlayan bir çocuğun karşısında ağlamak ve ‘Ağladığın için ben daha çok üzülüyorum.’ şeklinde tepki vermek çocuğun kendi acısını ve üzüntüsünü geri plana atmasına, kendi üzüntüsünü yaşamadan karşısındaki bireyi teselli etmesine neden olacaktır. 

Bu şekilde büyüyen çocuklarda da yetişkinlik dönemlerinde kurban psikolojisi görülebilmektedir. 

Kurban psikolojisinin temelleri çocukluk döneminde atılır ve yetişkinlik döneminde artık tam olarak baş gösterir. Sevgisiz kalmak, sadece ağlanıldığında ilgi gösterilmesi, aşırı korumacı ve kontrolcü tavırlar sergilenmesi gibi durumlar da aynı şekilde çocuk açısından tehdit sayılmaktadır.   

Kurban Psikolojisi Belirtileri 

Kurban psikolojisi içerisinde olan bireyler hayatlarında klasik bazı belirtiler gösterirler ve bazı davranışlarda bulunurlar. 

  • Yaptıkları yanlışların, verdikleri kararların sorumluluğunu almazlar. Yanlış giden olaylarda devamlı olarak sorumluluğu başka birine atarlar veya kadere ve şansa bağlarlar.
  • Kendilerine, hayatlarına veya kararlarına karşı eleştirel bir yaklaşımda bulunulmasını istemezler. Yapılan eleştirileri kabul etmezler ve karşı tarafa öfke duyarlar.
  • Kin tutarlar. Kendilerine karşı yanlış davranışta bulunan veya üzülmelerine sebep olan kişilere karşı kin güderler. Kurban, başına gelenler için suçlayacak birini bulmuştur ve olağan gücüyle o kişiyi suçlar. Affetmeleri çok zordur, affedemezler.
  • Bu bireyler karamsar, kendine güvenmeyen kişilerdir ve çaresiz olduklarını düşünürler. Sürekli olarak hayatında kötü şeyler olduğunu ifade ederler ve gelecek için de kafalarında hep kötü senaryolar kurarlar. İyi bir hayat süreceklerine, mutlu olacaklarına inanmazlar. Ellerinden bir şey gelmediğini ve kadere boyun eğdiklerini iddia ederler. Oldukça çaresiz görünürler.
  • Sürekli olarak başına gelenlerden, hayatından, sorunlarından şikayet ederler. Sorunlarına karşılık çözüm önerileri geldiğinde kabul etmezler, geçmişten örnek vererek bu önerinin işe yaramadığına kendilerini ikna ederler.
  • “Bütün bunlar hep beni buluyor.”, “Asla mutlu olamayacağım.”, “Keşke o gün gelmeseydi.”, “Hepsi benim yüzümden.”, “Elimden gelen başka bir şey yok.”, “Çabalıyorum ama olmuyor.” gibi negatif ve suçlayıcı ifadeleri günlük hayatlarında çok fazla dile getirirler.
  • Başarısız olacağını düşünür ve sorunlarını çözümleyebilmek, bir eylemde bulunmak adına adım atmazlar. 
  • Bu kişiler gün içinde genellikle depresif ve mutsuz görünürler. Hareketsiz olurlar, sürekli olarak düşünürler. 

Bu ve bunlar gibi bir sürü belirtileri ve günlük yaşamı kısıtlayıcı semptomları vardır kurban psikolojisinin. Hayatı ve kişisel değerleri oldukça olumsuz etkiler. Kişinin özgüvenini yavaş ve ağır darbelerle zedeler, en sonunda kişi kendine güvenmeyen, değer vermeyen ve sürekli başarısız olacağını düşünen, negatif düşüncelerle boğuşan biri haline dönüşmüştür. 

Sürekli olarak da şikayet halinde olurlar, her türlü kötülüğün kendini bulduğunu düşünürler ve bunlar için de kendilerine günah keçisi ararlar. Bu şekilde bireyler kendi benliğinden de uzaklaşacaktır, yaptığı davranışların sorumluluğunu almayan ve bir karar almaktan korkup kaçan bireyler zamanla hedeflerini, isteklerini tanımayacak hale gelecektir.

İlişkide Kurban Psikolojisi

Kurban psikolojisi içerisine hapsolmuş bir birey ilişki içerisinde oldukça zor bir kişiliktir. İlişkileri genellikle uzun sürmez, çevresindeki insanlar sık değişir. Olay örgüsü genellikle aynı; zaman, kişi ve mekan farklıdır. 

Kurban rolündeki bireyler normalde oldukları gibi ilişkilerinde de sorumluluk almaktan kaçarlar, tüm kararları karşısındaki kişiye bırakırlar ve bu karşı taraf için oldukça yorucu olabilir. Kurban rolündeki birey, ilişkilerinin kötü ilerlediği zamanlarda, sorunlarla karşı karşıya kaldığında veya hayatı istediği gibi gitmediğinde bunları çözümlemek adına adım atmak yerine oklarını karşısındaki bireye yöneltecek ve onu suçlayacaktır. 

Bir yandan da sürekli şikayet edecek ve sorunlarını çözümlemesi için karşı tarafa bel bağlayacaktır. Kötü ve üzgün zamanlarında, zorlukla karşılaştığında karşı tarafı suçlamasının yanında kin besleyecektir, çünkü ona göre olumsuzlukları yaşamayı hak etmemiştir, bu kötü zamanları yaşamasına sebep olan tamamiyle karşı taraftır. Sorumluluk almamaları, hiçbir kararda söz sahibi olmamaları ve karşı tarafa besledikleri kin sebebiyle ilişkileri genellikle çalkantılıdır. 

Kendileri memnun olmaz ve karşı tarafı da memnun etmezler. Dolayısıyla ilişkileri uzun ömürlü olmaz ve kişi bunun sonucunda da “Her ilişkim kısa sürüyor. Asla kendime uygun arkadaş/sevgili bulamıyorum. Hep yanlış insanlar beni buluyor.” tarzında yakınmalarda bulunmaya devam edecektir.

Kurban Psikolojinin Sonuçları

Sürekli olarak kurban rolünü oynayan ve bu şekilde davranan bireyler kendilerinde ve hayatlarında bazı olumsuz sonuçlarla yüz yüze gelir. Sürekli olarak kendine acıyan ve başına gelenlerden şikayet eden bir birey için hayat oldukça çekilmez olacaktır, değil mi? Bu bireyleri mutlu görmek zorlaşacaktır. Depresiflik, bu bireyi girdabına alacak ve sürükleyecektir. 

Kurban psikolojisindeki bireyler bu kurban rolünün dışında bazı psikolojik sıkıntılarla da karşılaşabilir. Asosyallik, depresyon vs. gibi kişinin içselleşeceği ve yalnızlaşacağı durumlar görülebilir. 

Bireyler, yeni bir işe, yeni bir eyleme adım atmazlar, başarısız oldukları ve olacakları düşüncesi oldukça ağır basmaktadır. Kendilerini değersiz, yetersiz hissederler. Öz benlikleri ve öz güvenleri zayıflar, zamanla yıkılır ve kaybolur. Kişi, hem insanlardan hem de kendinden uzaklaşır. Fiziksel açıdan da sürekli yorgun hissederler. 

Enerjik bireyler değillerdir ve uykuya eğilim ya da uykusuzluk sık görülür. Kurban psikolojisi, kişiyi fiziksel, zihinsel ve duygusal açıdan zedeler, yorar ve olumsuz sonuçlar doğurur.

Kurban Psikolojisinden Kurtulmak

Kurban psikolojisi aşılamayacak bir sorun değildir, fakat bu süreç kolay da değildir. Biraz sabır ve çaba gerektirmektedir. Kurtulmak için bir sürece ihtiyaç vardır, sabredilen bu süreç ve gösterilen çaba kifayetsiz kalmayacak ve kişiyi sürecin sonunda oldukça huzurlu bir hayat ve sağlıklı ilişkiler karşılayacaktır.

  • Kurban psikolojisinden kurtulmanın ilk adımı fark etmekle başlar. Hayatınızda sorumluluktan kaçtığınızı, seçimlerinizi başkalarına bıraktığınızı veya yanlış seçimlerinizi sahiplenmediğinizi, sürekli başınıza gelenlerden şikayet edip hiçbir eyleme geçmediğinizi fark etmenin tam zamanı. Bir sorunu çözmek için atılan ilk adım sorunun ne olduğunu görmek ve anlamaktır.
  • Kurban rolü oynadığınızı ve bu role kendinizi hapsettiğinizi fark ettiniz; bundan sonra ise hayatınızın dümenine kendiniz geçmeli ve küçük küçük sorumluluklar alarak ufak adımlarla ilerlemeye başlamalısınız. Sorumluluğu almak cesaret gerektirir, ama unutmayın ki bu cesaret sizde gerektiğinden çok daha fazla var. 
  • Yanlış tercihlerinizde kaderden veya şansınızdan şikayet etmemelisiniz. “Evet, bu seçimi ben yaptım ve yanlış bir seçimdi.” diyerek hatanızı kabullenin, bu hatanızdan ders çıkarın ve deneyim olarak hafızanızda yer verin. İnsan, hata yaparak öğrenir, büyür ve gelişir. 
  • Sizden daha iyi bir durumda olan veya daha başarılı olan insanlara odaklanıp da hayatınızın kötü olduğu düşüncesine kapılmayın. Kıyaslamanız gereken dününüz ve bugününüzdür. Eğer geçmişinize bakıp daha iyi bir yerdeyseniz bundan mutluluk ve gurur duymalısınız. Başkalarının değil kendi hayatınızın ve başarınızın gözlemcisi olmalısınız.
  • Geçmişinizdeki veya şu anınızdaki olumsuzluklara takılı kalmayın. Olumsuzluklarda takılı kalmanız negatif düşünmenize ve başınıza daha da olumsuz şeylerin gelmesine zemin hazırlar. Başınıza gelen kötü şeylere odaklanmak size mutsuzluk ve karamsarlık getirir. “Hayatımda hep başıma kötü şeyler geldi.” gibi cümleler de kurban rolünde sık kullanılır, bu cümleleri kullanmayı bırakın. Olumsuzluklara, hatalara, kötü deneyimlere ve sorunlara odaklanmak ve takılı kalmak yerine şu anınızı güzelleştirmek, mutluluğunuz için çabalamak kurban rolünden çıkmanızda size oldukça yardımcı olacaktır.

Davranışları değiştirmek zor olsa bile kendinize acımayı ve yakınmayı bırakıp neyi değiştirebileceğinizi düşündüğünüzde çok ufak bir adım bile etkili olabilir ve devamı da geldikçe bu psikolojiden kurtulmayı başarabilirsiniz.

Kurban Psikolojisi ve Terapi

Kurban rolünde olup olmadığınızdan emin değilseniz, davranışlarınızı değiştirmekte zorlanıyor veya bir engelle karşılaşıyorsanız psikolojik destek almayı seçip terapi yöntemine başvurmalısınız. 

Terapide içinde bulunduğunuz durumu fark ettirmek amaçlanır ve sonrasında değişiminiz için size destek olur, sizi motive eder.  Bilişsel-davranışçı terapi, psikodinamik terapi türleri genellikle kullanılan terapi türleridir. 

Terapi sonunda hatalarınızdan ders çıkarmanız, yanlış seçimlerinizi kabullenmeniz, hayatınızla ilgili kararları kendiniz vermeniz ve olumsuz olaylara takılı kalmamanız hedeflenmektedir. Size uygun ve uzman bir psikolog ile birlikte bu psikolojiden kurtulmanız, kendi başınıza kurtulmanızdan çok daha kolay olacaktır.

Yazar
Avatar
Eren Artun ErgülPsikolog25 Ağustos 2023
0/1500
Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı

Henüz yorum yapılmadı