İletişim: [email protected]
logo
psikologofisi.com destek
psikologofisi.com

Antisosyal Kişilik Bozukluğu

Antisosyal Kişilik Bozukluğu

İçindekiler

 

Asosyallik nedir?

Sosyal olmayan insan davranışları sergileyen kimse. Asosyal bireyin sözlük anlamı bu şekildedir. Bu tanım bizlere sosyallik kelimesinin de açıklamasını bilmeyi gerektirir. Peki sosyal kelimesi ne demektir? Sosyal kelimesi topluma uygun, toplumu gözeten, toplumsal anlamına gelmektedir. Bu tanımların ışığında anlaşıldığı üzere asosyal kişi kendisini toplumun içerisinde tanımlamayan, toplumdan azade demektir. Bütün bu tanımlamalar psikolojik tanımlamaların dışında internet taramalarında karşımıza çıkan tanımlardır. Psikolojik tanımlamalara göre asosyallik, bireyin sosyal çevresi ile yeterince kaliteli iletişim halinde bulunamaması şeklinde tanımlanır. Asosyal insanlar çevreleri ile kaliteli iletişim konusunda yetersizdir. Arkadaşları ve yakın çevreleriyle (iş arkadaşları, aile bireyleri vs.) pek çok zaman iletişim kurmakta zorlanır, konfor alanlarından çıkmak istemez ve karşı cins ile diyalog kurmak konusunda pasif kalırlar. 

Asosyallik kimi zaman bağlanma sebebiyle de ortaya çıkabilir. Bu bağlanma çoğu zaman internetteki geçirilen zaman sebebiyle (oyunlar, videolar vb.) ortaya çıkar. Özellikle genç yaşlardaki kişilerde görülen bu durum sosyallikten alınabilen çoğu tatmin duygusunu oyunlardan almaları sebebiyle meydana gelir. Sanal ortamlardaki sanal arkadaşlarla zaman geçiren, vaktinin pek çok kısmını bilgisayar başında harcayan kişilerde de gerçek hayattan uzak olması sebebiyle asosyallik oluşması ihtimali artar. 

Asosyal olma yolunda ilerleyen kişilere(çocuk, ergen genç yetişkin…) ailelerinin tutumu da oldukça önemli olmaya başlar. 

Dış hayatla aralarındaki bağın kopmaması için yakın çevreleriyle sosyalleşme konusunda teşvik etmek, bilgisayar ve internetten onları uzak tutmak için kişileri farklı etkinliklere yönlendirmek, online oyun arkadaşları yerine sosyal hayatta arkadaşlarıyla paylaşımda bulunabileceği etkinlikler konusunda cesaretlendirmek, kendilerine güven aşılanması amacıyla bambaşka grup faaliyetlerine katılmaları konusunda yardımcı olmak bireyin asosyallik yolundan dönmesi için yapılabilecek başlıca işlerdendir. Özellikle çocukların ilerde yetişkinliklerinde iş hayatlarında asosyallik gibi kişinin hayatını zorlaştıran, sığlaştıran problemlerden uzak tutup sağlıklı iletişim kurabilen bireyler haline gelmesinde çok önemlidir. 

Pek çok kişiyle diyalog halinde bulunan sosyal ortamlara girip çıkan birinin asosyal bir birey olmadığını düşünebiliriz kimi zaman. Ya da çocuklarıyla akşamları televizyon başında geçirilen uzun saatler sonucunda çocuğunun gününün nasıl geçtiğinden öte çocuğuna iletişim kanalı açmayan bir anne babanın sosyal bireyler olduğunu ve hatta o çocuklarında ilerde sosyal kişiler olarak hayata atılacağını düşünemeyiz. Çünkü sosyal ortamlarda geçirilen vaktin niceliğinden çok niteliğine önem verilir. Eğer ki çocuk hayatıyla ilgili psikolojisiyle ilgili yaşadığı olumlu ya da olumsuz gelişmeleri önemsendiğini hissettiği bir ortamda dile getiremiyorsa ona öyle bir alan açılmıyorsa bu çocuk için anne babasıyla sosyalleşiyor denemez. Yazımızın başında da bahsettiğimiz çocuğunuzu telefon, tablet, bilgisayar gibi elektronik eşyalardan uzaklaştırmak için ‘’gel biraz da bizimle vakit geçir bıkmadın mı ekrana bakmaktan’’ gibi cümlelerle salona çağırıp da maaile televizyon izlenen bir ortama çağırmanın çocuk açısından herhangi bir tatmin ediciliği yoktur. Aslında yapılan bazı lokal araştırmalara göre anne babaların da çocuklarını yanlarına çağırmaları çoğu zaman kendilerinde oluşan ‘çocuğumla hiç vakit geçirmiyorum’ vicdan azabını dindirmek içindir. Bir kişinin ilk ve en kaliteli sosyal evresi de ailesi olduğuna göre en başından yanlış öğrenilerek ilerleyen bu süreç sonrasında da çözmek daha karmaşık bir hal alır. 

Sosyalliğin temelinde bizlerin istediği kaliteli zaman geçirmek, kendimize bir şeyler katmak, kendimizle veya hayatımızla ilgili konuşmak istediğimiz konuları yargılanma korkusu gütmeksizin konuşabilmektir. Kişi sosyal çevresiyle al ver ilişkisini doğru kuramadığı durumlarda asosyal davranışlar sergilemeye başlayabilir. 

Asosyalliğe itilme sebeplerimiz bazen internet sebebiyle olmaz. İnternet bize kucak açan asosyalliğimizi törpüleyen bir yer olarak girer hayatlarımıza. Bu gibi durumlarda ise kişi çoğu zaman sosyal ortamlarında kendini olduğu gibi ifade edememeye başlar.(ya da en başından beri kendisi gibi davranmadığını fark eder.) Bütün bunlar olup biterken kişi kendisini yakın çevresine de normal hayatında takındığı sosyal maskelerini takmaya başlar. Bir zaman sonra kullandığı bu sosyal maskeler de kendisine ağır gelmeye başlar, kendisini yalan yanlış eksik açmakla kendisini suçlamaya başlayabilir. Yaptığı bu suçlamalar sonucunda genelde kişilerin vardığı sonuçlar daha az sosyalleşmek olur. Bunu kalitenin artması amacıyla değil hem kendisini he karşısındakileri kandırıyor olma halinden kaçmak için yapar. Bu da zamanla azalan sosyalleşme sayısının neredeyse bitmesine doğru yol açar. Devamında da internete olan bağımlılıklar baş gösterir. Yani kişinin sosyallik seviyesindeki sallantılar bazen kişinin psikolojisiyle alakalı iken bazen de yakın çevresiyle arasında kurduğu bağın organik olup olmamasıyla alakalı olabilir. Asosyal bir yaşama meyletme başlangıcındayken düşünmeniz gereken şeyler bunlardır. Vakit geçirdiğiniz insanları gözden geçirmek ve nitelikli arkadaşlar bulabilmek için bambaşka etkinliklere katılabilirsiniz. 

Antisosyal kişilik bozukluğu 

Antisosyal kişilik bozukluğu, sosyopat ve psikopat kişilik bozukluğu olarak da bilinen ve kişinin başkalarının özgürlük alanlarını, haklarını ve isteklerini yok sayıp saygısızlık yapması, özlük değerlerini gasp etmesi ve bunun sonucu olarak oluşan davranışlar olarak da tanımlanan bir kişilik bozukluğudur. 

Antisosyal kişilik bozukluğu nedenleri

Antisosyal kişilik bozukluğunun kişiden kişiye değişen birçok sebebi vardır. Ancak genellikle ortak olan ve antisosyalliğe yatkınlık meydana getiren bazı sebepler şöyledir:

  • Genetik faktörler
  • Çocukluk çağında meydana gelen travmatik olaylar
  • Cinsel tacize maruz kalmak
  • Hormonal bozukluk ve düzensizlikler
  • Fiziksel bir engele sahip olmak
  • Özgüven düşüklüğü
  • Anksiyete bozukluğu veya depresyon teşhisi konması

Antisosyal kişilik bozukluğu belirtileri

Antisosyal kişilik bozukluğu olan kişilerinin benzer özellikleri vardır. Bunların bir kısmı:

  • Sürekli olarak moral bozukluğu, endişe ve sinirlilik hissetme,
  • Uyuşturucu madde kullanımı.
  • Alkol kullanımı.
  • Kavgaya karışma eğilimi, oldukça fazla şiddetli davranış, saldırganlık,
  • Diğer insanların sınırlarını ve haklarını ( fiziki, mülki, hissi, cinsi, hukuki…) gasp etmek, yok saymak.
  • Yalan söyleme eğilimi.
  • Hırsızlık yapmak
  • Antisosyal bireyler yaptıklarının insanlar üzerinde oluşturdukları etkiyi çoğu zaman umursamazlar. 
  • Suçluluk duyguları ya yok ya da oldukça eksiktir. 
  • Kişiliklerini olduğu gibi ortaya koymakta zorlanırlar. Farklı gösterirler. Hikaye uydururlar, kendileriyle ilgili uzun uzun kişilik analizi yapmazlar ve kendileri de konuşmazlar. 
  • Karşındaki insanlara fazla fazla yalan söylerler ve yalanlarının anlaşılması durumda mahcubiyet duymazlar. Kişiler değiştikçe hikayenin kendisi de rahatlıkla değişebilir. 
  • Yasal olmayan davranışlar sergilemekten korkmazlar, vicdan azabı çekmezler.
  • Egoları yüksektir. Oyunu kendi kurallarına göre oynamaya eğilimli ve bu konuda da oldukça ısrarcıdırlar. 
  • Empati duygusundan yoksundurlar. Aynı zamanda yaptıkları hatalar karşısında suçluluk ya da pişmanlık duymazlar.

Antisosyal kişilik bozukluğu iyileşir mi?

Antisosyal kişilik bozukluğunun teşhis ve verimli geçen bir terapi sürecinin ardından iyileşmesi elbette mümkündür. 

Antisosyal kişilik bozukluğunun tedavisi uzman doktorun kararı doğrultusunda antidepresan ilaçlar ile yapılabilir. Bunun yanında psikolojik destek almak da oldukça faydalı olacaktır. Bunun için genellikle psikodinamik terapi ve bilişsel davranışçı terapiden destek alınır. Ancak antisosyal kişilik bozukluğunun iyileşmesi için bireyin iyileşeceğine inanması ve bunu istemesi oldukça önemlidir. Siz de antisosyal kişilik bozukluğu tanısı aldıysanız psikolojik destek almaktan çekinmemelisiniz.

Antisosyal kişilik bozukluğundan kurtulmak

Antisosyal kişilik bozukluğundan kurtulmak için psikolojik destek almaktan çekinmemelisiniz. Psikolog eşliğinde antisosyal kişilik bozukluğuna neden olan negatif inançların pozitife dönmesi ve travmaların çözümlenmesi daha mümkündür. Bunun yanında kişinin kendi yapabileceği bazı uygulamalar vardır. Bunlar:

  • Yeni hobiler edinmek.
  • Sosyal etkinliklere katılmak.
  • Meditasyon yapmak.
  • Mindfulness
  • Spor yapmak.
  • Günlük tutmak ya da yazı yazmak.
Tarih : 11.08.2023
Yazar :

Psikolog

Eren Artun Ergül

Merhabalar ben Psikolog Eren Artun Ergül. Ege Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunuyum. 14 yıllık mesleki tecrübem ve aldığım çeşitli psikoterapi eğitimleri ile zor günler yaşadığınız bu süreçte sizlere destek olmak istiyorum. Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapi ve Kabul ve Kararlılık Terapisi (A... Devamını Oku

Kullanıcı Yorumları


Bu sayfada yer alan yorumlar, ilgili uzmanın doğrudan veya dolaylı talebi ve/veya ricası olmaksızın, ilgili kişi tarafından bağımsız olarak yazılmaktadır. Psikologofisi.com'un temel amacı psikoloji alanında halkın bilinçlenmesini sağlamaktır. Psikologofisi.com bir başvuru hizmeti değildir ve herhangi bir Sağlık Hizmeti Sağlayıcısını tavsiye etmemektedir veya desteklememektedir.


Son Eklenen Makaleler


Bir dakikada
psikoloğa bağlanın

psikologofisi