İletişim: [email protected]
logo
psikologofisi.com destek
psikologofisi.com

Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu Nedir? Nedenleri ve Tedavisi

Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu Nedir? Nedenleri ve Tedavisi

İçindekiler

 

Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu Nedir?

Pasif-agresif kişilik bozukluğu (PKOB), kişiyi ve çevresini olumsuz yönde etkileyen psikolojik bir rahatsızlıktır. Bu sorundan muzdarip bireyler, kendilerini topluma öz güvenli şekilde ifade edemezler. Hislerini, düşündüklerini, taleplerini ve ihtiyaçlarını saklarlar. Saklamadıkları durumlarda ise bu isteklerini dolaylı yoldan, ima ederek gösterme yoluna başvururlar. Pasif-agresif kişilik bozukluğuna sahip kişilerin davranışlarına örnek olarak, reddetmek istedikleri bir projeyi reddedemeyip sonradan bu projeyi sabote etmek verilebilir. Bu durumu göz önünde bulundurarak, pasif-agresif bireylerin içten içe agresif duygular barındırdıklarını ve genellikle hayır demekte zorlandıklarını söyleyebilmemiz mümkündür. Bu duyguların dışarıya yansıması ise normalin aksine pasif bir şekilde gerçekleşir. Söz konusu kişi, öfkesini direkt olarak belli etmez.

Pasif-agresif kişilik bozukluğu olan insanlar genellikle problemleriyle yüzleşip halletme yoluna gitmezler. Aksine bu problemlerin başka insanların hatası olduğunu düşünmeye yatkındırlar. Pasif-agresif bir kişinin çevresinde bulunan insanlar kendilerini genelde temkinli hissederler ve rahat davranamazlar. Zira pasif-agresif kişinin onlara her an farklı veya olumsuz tepki verebilme ihtimalleri vardır. Bu durum, pasif-agresif kişilik bozukluğuna sahip bireyleri yalnızlaştırır. Karşılarındaki kişiye saldırgan ve küçümseyici tavır sergileyen pasif-agresif kişiler, aynı zamanda sergiledikleri bu davranışlardan pişmanlık duyarlar. İşleri çıkmaza sürdüklerini fark etseler bile karşılarındakine alındıklarından, aldatılmış veya kırılmış hissettiklerinden dolayı davranışlarını sürdürmeye devam ederler. 

Pasif-agresif kişiler belirsizlikten çok korkarlar ve bir şekilde belirsizlikten kurtulmaya çalışırlar. Belirsiz bir durumla karşı karşıya kaldıklarında ise bu duruma karşı büyük kaygı duyar, içerler ve sinirlenebilirler. Genelde bu hislerin ardından kişide bir suçluluk duygusu baş gösterir. Örneğin pasif-agresif bir kişi eşiyle tartıştığı sırada eşinden nefret ettiğini, artık onu sevmediğini söyleyebilir. Bunun hemen ardından ise eşinden özür dileyip onu çok sevdiğini ve onsuz asla yaşayamayacağını söyler. Yani pasif-agresif kişilik bozukluğuna sahip olan kişi, aynı anda birçok olumlu ve olumsuz duyguyu bir arada yaşamaktadır. Ayrıca bu kişilerin iletişim kanalları dolaylıdır ve bu hem kendilerini hem de çevrelerini kötü etkilemektedir. Bu rahatsızlık, en basit arkadaş ilişkilerinden bir kişiyle ilişki içinde olmaya kadar birçok insan ilişkisini etkileyen psikolojik bir sorundur.

Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu Belirtileri ve Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu Özellikleri Nelerdir?

Pasif-agresif kişilerin gösterdiği belirtileri ve kendilerine has özellikleri genel olarak şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Sürekli değişen duygusal durum ve davranışlar
  • En ufak şeye alınmak
  • Asık suratlı olmak
  • Ters bir durum olduğunda aşırı huzursuzlanmak ve yerinde duramamak
  • Kıskanç ve kindar olmak
  • Hiç beklenmedik durumlarda sert tepkiler vermek
  • Kolayca kışkırtılmak, suçluluk duymak ve sinirlenmek
  • Çevresindeki insanların kötü olduğunu düşünmek
  • Başkalarının hayatlarına imrenirken kendi hayatlarının adil olmadığını düşünmek
  • Çevrelerindeki insanlar tarafından fark edilmedikleri durumlarda incinmek
  • Diğer insanların sahip olduğu şeyleri eleştirmek ve bunlarla dalga eleştirmek
  • Sürekli bir duygusal çatışma ve kaygı halinde olmak
  • Gelecekte ne olacağını tahmin edemedikleri için her şeye karşı güvensiz hissetmek
  • Kendilerine verilen iş, proje, görevleri ertelemek ve unutmak
  • Yüksek konuma ulaşmış kişileri küçümsemek ve yersiz yere eleştirmek
  • Kendini sürekli yorgun, değersiz ve bezgin hissetmek
  • Diğer insanlarla iş birliğinden kaçınmak

Aynı zamanda bu özellikler, pasif-agresif kişilik bozukluğu tanı kriterleri olarak da bilinir. Bu tip durumlardan muzdarip bireyler; iş yerinde, eğitim hayatında veya arkadaş ortamında sürekli takdir edilmeleri gerektiğini düşünürler ve istedikleri takdiri görmezlerse kendilerine haksızlık yapıldığını düşünürler. Bu kişilik özelliklerinin yanı sıra, pasif-agresif kişiler genellikle dedikoduya meyillidir. Bir kişinin aldığı kararı eleştirirken bu eleştiriyi genelde o kişinin yüzüne yapmazlar, sadece diğer kişilerle paylaşırlar. Kendilerinin önünde yakın bir arkadaşı veya iş arkadaşı övülse dahi, bu durumdan rahatsızlık duyup içten içe sinirlenerek gücenebilirler. Bunların yanında pasif-agresif kişiler, kendilerine sunulan bir şeyin iyi veya güzel olduğunu düşünmeseler bile karşıya o şeyin çok iyi ve çok güzel olduğunu söylerler.

pasif-agresif-1

Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu Nedenleri Nedir?

Pasif-agresif kişilik bozukluğu nedenleri söz konusu olduğunda akla birçok sebep gelebilir, ancak tıp dünyası bu konuya ilişkin henüz kesin bir açıklama getirememiştir. Çeşitli çalışmalara göre bu durum çocukluktan gelebilir. Aileleri tarafından ihmal edilen ve yine aileleri tarafından kararsız davranışlara maruz kalan, ailelerinin kararsız davranışlarına birçok kez tanık olan çocukların büyüyünce pasif-agresif kişilik bozukluğu sorununa sahip olma ihtimalinin arttığı görülmüştür. Bu çocuklar kızgınlıklarını ifade edemeyip içlerinde yaşarlar ve içlerinde yaşadıkları bu kızgınlık zaman geçtikçe pasif-agresif davranışa dönüşür.

Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu Tedavisi Nasıl Yapılır?

Pasif-agresif kişilik bozukluğuna sahip kişilerin genellikle kendi sorunlarından dolayı değil, çevrelerindeki insanlardan yakınarak uzmanlara başvurdukları görülmüştür. Bilindiği gibi bu kişiler, tecrübe ettikleri sorunların kendilerinden kaynaklı olduğunu düşünmezler ve suçu genellikle başkalarında ararlar. Pasif-agresif kişilik bozukluğu, bu yönünden ötürü tedavisi uzun zaman alabilen bir psikolojik durumdur.

Tedavi için hastanın öncelikle problemlerin kendisinden kaynaklandığını kabul etmesi ve yaptıklarının farkında olması gerekir. Bu hastalara genellikle diğer hastalıklara kıyasla daha uzun süreli bir psikoterapi uygulanmaktadır. Yapılan terapide kişinin içselleştirdiği olumsuz davranışlar, çeşitli olaylara bakış açıları ve diğer insanlarla olan ilişkilerinde sergilediği davranışlar çözülmeye çalışılır. Hasta bu süreç içerisinde kendi sorumluluğunu ne kadar üstlenip kendi hatalarının farkına ne kadar çabuk varırsa, süreç de o kadar hızlı ve olumlu seyreder.

pasif-agresif-2

Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu İçin Psikoterapi Yöntemleri

Pasif-agresif kişilik bozukluğunun tedavisi için yapılan terapilerde, yaygın olarak EMDR yöntemi ve BDT yöntemi olarak adlandırılan iki farklı yöntem kullanılır.

EMDR, göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme tekniğidir. Bu terapi, geçmiş zaman, şimdiki zaman ve gelecek zamana yönelik uygulanır. EMDR terapisinin amacı; kişinin geçmişinde yaşadığı olaylara karşı duyarsızlaşmasını sağlamak, şu an göstermekte olduğu belirtileri tedavi etmek ve gelecekte yaşayabileceği benzeri olaylara karşı farklı ve daha olumlu bir bakış açısı kazandırmaktır.

Bilişsel davranışçı terapi olarak da bilinen BDT yönteminde ise terapiyi uygulayan uzman kişi ve terapiyi alan kişi ortadaki sorunları tespit etmek, anlamak ve bu sorunları çözüme kavuşturmak için birlikte çalışır. Hasta ve terapist iş birliği yaparak, hastanın o an yaşayıp hissettiği sorunları üzerine odaklanırlar. Bu yöntemin EMDR terapisinden farkı ise geçmiş zaman ve gelecek zaman üzerinde durulmamasıdır.

Pasif-agresif kişilik bozukluğu, her ne kadar tedavisi için zaman gerektiren bir süreç olsa da, modern bir yaklaşımla hastalığı ele alan uzmanlar sayesinde atlatılabilir. Sahip olduğu deneyimli ve uzman kadrosuyla Psikolog Ofisi, tıpkı diğer psikolojik rahatsızlıklarda olduğu gibi, pasif-agresif kişilik bozukluğunun üstesinden gelebilmeniz için de yanınızdadır.

Modern bir yaklaşımla sorunları ele alan Psikolog Ofisi’nin sunduğu hızlı hizmet sayesinde, nerede olursanız olun, sadece 1 dakika içerisinde dilediğiniz uzmandan online bir şekilde psikolojik destek almanız mümkündür. İhmal edilmesi halinde hasta için oldukça zorlu günlere davetiye çıkarabilen pasif-agresif kişilik bozukluğu, Psikolog Ofisi’nin çağdaş terapi teknikleri sayesinde üstesinden gelinebilecek bir rahatsızlıktır. Tedavi için siz de daha fazla vakit kaybetmeden Psikolog Ofisi’nin uzman kadrosundan destek alabilir, sağlıklı ve huzur dolu günlerinize tekrardan kavuşabilirsiniz.

pasif-agresif-3

Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu İçin Hangi Doktora Gidilir?

Pasif-agresif kişilik bozukluğuna sahip kişiler, sergiledikleri olumsuz davranışları fark ettiklerinde veya çevrelerindeki insanların teşvikleriyle bu durumu çözüme kavuşturmak istediklerinde uzman bir psikoloğa veya psikiyatri uzmanına danışmalıdır. Ayrıca bu rahatsızlığa sahip olduğunu düşünen bireyler, internet ortamında rastlanan pasif-agresif kişilik bozukluğu testi gibi kavramlara itimat etmek yerine, en kısa sürede bir psikoloğa başvurmalı ve en hızlı şekilde aksiyon almalıdır.

Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu Kimlerde Görülür?

Pasif-agresif kişilik bozukluğu, genellikle ergenlik döneminde ya da ergenliğin hemen sonrası dönemde başlar. Ayrıca borderline, antisosyal, sosyal fobi, paranoyak, histrionik gibi farklı kişilik bozukluklarına sahip olan kişilerde pasif-agresif kişilik bozukluğunun ortaya çıkma ihtimali daha fazladır.

Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğunda Kullanılan İlaçlar Nelerdir?

Hastalığın tedavisi için asıl olarak psikoterapi seansları kullanılmaktadır. Pasif-agresif kişilik bozukluğu ilaçları ise genellikle yardımcı tedavi olarak kişiyi sakinleştirmek, rahatlatmak ve öz güven artırmak amacıyla verilir. Bu süreçte SSRI ve SNRI grubundan antidepresan ilaç grupları kullanılabilir ve bu ilaçlar sayesinde vücuttaki serotonin değerleri artar. Anksiyolitik ilaçlar ise kişinin endişe ve kaygılarını azaltmakla beraber, çevreye olan farkındalığını artırır. Antidepresan ve antiksiyotik ilaçlara kıyasla antipsikotik ilaçların kullanılması ise pek tercih edilmez. Zira bu ilaçların pek çok yan etkisi bulunur. Ayrıca ne olursa olsun, bir uzmana danışmadan evvel herhangi bir ilaç kullanmaktan mutlaka imtina edilmelidir.

Tarih : 03.05.2021
Yazar :

Psikolog

Şebnem Akı Karaoğlu

Merhaba, ben Uzman Psikolog Şebnem AKI KARAOĞLU. Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapi, İmge Terapi, Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi, Cinsel Terapi, Aile ve Çift Terapisi uygulamaktayım. Bipolar Bozukluk, Borderline Kişilik Bozukluğu, Çocuk ve Ergen Danışmanlığı, Yas Psikolojisi, OKB, Anksiyete, B... Devamını Oku

Kullanıcı Yorumları

Anonim Kullanıcı
25.07.2021
Geçmiş olsun.
Anonim Kullanıcı
22.06.2021
Eşimin pasif agresif kişilik bozukluğuna sahip olduğuna inanıyorum. Fakat bunu kabul etmiyor ve tedaviye ihtiyacının olmadığını hatta benim hasta olduğumu söylüyor. İnanın evliliğini sürdürmeye ek durumdayım. Yüksek tansiyon hastası ve katlanamıyorum

Bu sayfada yer alan yorumlar, ilgili uzmanın doğrudan veya dolaylı talebi ve/veya ricası olmaksızın, ilgili kişi tarafından bağımsız olarak yazılmaktadır. Psikologofisi.com'un temel amacı psikoloji alanında halkın bilinçlenmesini sağlamaktır. Psikologofisi.com bir başvuru hizmeti değildir ve herhangi bir Sağlık Hizmeti Sağlayıcısını tavsiye etmemektedir veya desteklememektedir.


Son Eklenen Makaleler

instagram desktop
instagram mobile

Bir dakikada
psikoloğa bağlanın

psikologofisi