İletişim: [email protected]
logo
psikologofisi.com destek
psikologofisi.com

Suçluluk Psikolojisi

Suçluluk Psikolojisi

İçindekiler


Suçluluk, bir kişinin isteyerek veya istemsiz bir şekilde başka birine kötü ve yanlış davranması; bir zorluk karşısında başarısızlığa uğraması sonucunda hissedilen duygu halidir. Kişi, yaptığı şeylerden dolayı duyduğu suçluluğu aynı zamanda yapamadığı şeylerden dolayı da duyabilmektedir veya hiçbir sebep olmaksızın da suçlu hissedebilmektedir.

Suçluluk duygusu doğal bir duygudur, herkes hisseder, gün içinde birçok kez de hissedilebilir. Bu duygunun insanın gelişmesine ve olgunlaşmasına büyük bir katkısı bulunur. Yanlış veya hatalı bir eylemden sonra duyulan suçluluk duygusu uyarı niteliği taşır. Suçluluk hissetmek eylemlerinizin sonucunu fark etmenizde size yardımcı olur; eylemlerinizin sonuçlarının sizi veya çevrenizdeki kişileri nasıl etkilediğini görmenizi sağlar.

Kişi, öz eleştiri yapması, yaptığı eylemlerin sonucunu görmesi durumunda suçlu olduğunu anlar ve suçluluk hisseder. Kendisini sorgulamak veya eleştirmek dışında başkalarının sergilediği suçlayıcı tavırlar ya da söylemler de suçlu hissedilmesine neden olabilir. Yani suçlu hissetmek her zaman suçlu olunduğu anlamına gelmez. 

Suçlu hissetmek ne zaman sağlıksız hale gelir? 

Suçluluk duygusu, önüne geçilmediği zaman sıkıntılı bir duygu haline gelebilir,  kişiye zarar verebilir ve ruh sağlığını olumsuz etkileyebilir. Yapılan eylem sonucunda pişmanlık duyulur ama bu durum orantısız bir hale gelirse hissedilen suçluluk duygusu sağlıksız ve yararsız bir hale gelmeye başlar. Kişi, kendisinin sürekli suçlu olduğunu düşünmeye başladıysa, her eyleminde bir yanlış arıyorsa veya hissettiği suçluluk duygusu gündelik hayatını çok fazla etkilemeye başlamışsa suçluluk duygusu sağlıksız bir hale gelmiş demektir. Sağlıksız suçluluk duyan kişi yaptıklarından utanç duyar, kendisinden şüphe duymaya başlar.

Sağlıksız suçluluk hisseden kişiler yaptığı davranışlar sonucunda sürekli özür dilerler. Karşısındaki insanın kendisine kızdığını veya küstüğünü düşünürler ve karşısındaki insanın hislerini bilmeye ihtiyaç duyarlar. Çünkü kendilerini sağlıksız, sürekli ve aşırı bir şekilde suçlu hissederler. 

Bazı kişiler suçluluk duygusunu kronik bir şekilde yaşar ve bu da sağlıksız bir şekilde hissedilmesine neden olur. Bu kişiler, gereğinden fazla suçluluk duyar ve artık neredeyse yaptığı her şeyden suçluluk duymaya başlamıştır. Kendini yetersiz, kusurlu ve değersiz görür, sosyal yaşantılarında zorlanır, insanlarla ilişkilerini sürdürmekte güçlük çeker. Başkaları tarafından bu suçluluk ve yetersizlik duygusu fark edildiğinde kişinin duyguları kullanılmaya ve sömürülmeye açık hale gelir. Bu durum, bireyin hayatının olumsuz yönde gitmesine ve ruh sağlığı açısından sıkıntılara neden olabilmektedir. 

Suçluluk türleri nelerdir? 

Suçluluk, sadece yanlış davranış sonucu duyulan bir duygu değildir. Farklı sebeplerden, farklı sonuçlardan ötürü duyulan suçluluk çeşitleri vardır. 

 

  • Birine yeterince yardımcı olunamadığında duyulan suçluluk
  • Sebep olduğunuzu düşündüğünüz bir davranışa duyulan suçluluk
  • Birilerinden daha iyi olunca duyulan suçluluk
  • Yapmak istenilen eyleme duyulan suçluluk

 

Birine yeterince yardımcı olmadığımızda/olamadığımızda duyulan suçluluk

Yardıma muhtaç bir insan gördüğünüzde vicdan duygunuz sizi harekete geçirir. Fakat bazen kendi hayatınızın getirdiği sorumluluklar, sıkıntılar yardım etmenize engel olabilir veya yardım etmek için uygun şartları bulamayabilirsiniz. Bu durumlarda suçluluk duygusu sizi sarabilir ve bazı fedakarlıklarda bulunup yardım etmeye çalışabilirsiniz. 

 

Örneğin, paraya muhtaç bir insan gördünüz ve elinizde yalnızca size yetecek miktarda paranız kaldı. O kişiye yardım etmediğinizde suçluluk duyuyorsunuz ve kendinizi kötü hissediyorsunuz. Bu gibi durumlarda sınırlarını çizmeniz ve tercihlerinizi belirlemeniz gerekir.  

 

Sebep olduğunuzu düşündüğünüz bir davranışa duyulan suçluluk

Karşınızdaki insanın üzüldüğünü, kırıldığını veya öfkelendiğini görmek kendinizi sorgulamanıza yol açabilir. Bu üzgünlüğün, kızgınlığın sebebini kendinize bağlayabilir ve suçluluk duyabilirsiniz. Eylemlerinizde, söylediğiniz sözlerde yanlış ararsınız. Yani yaptığınız bir eylemden dolayı değil, karşı tarafın bulunduğu olumsuzluğu kendinize bağlayıp suçluluk hissettiğiniz suçluluk türüdür.

 

  Birilerinden daha iyi olunca duyulan suçluluk

Çevrenizdeki insanlardan daha iyi olmanız veya daha iyi olduğunuzu düşünmeniz de suçluluk duymanıza sebep olabilmektedir. Bu şekilde suçluluk hisseden bireylerde kendinden daha kötü şartlarda olan insanları düşünüp sürekli bir suçluluk duyma hali görülebilir. Örnek olarak bir oyunda arkadaşınızı yenmeniz sonucunda suçluluk duymanız gösterilebilir. Veya evde otururken evsiz insanları düşünüp kendinizin evde rahat rahat oturuyor olmanız sizde suçluluk duygusu uyandırabilir.

 

Yapmak istenilen eyleme duyulan suçluluk

Bazen bir davranışta bulunmadığınız halde aklınızdan gelen düşüncelerle ya da isteklerle de suçluluk duyabilirsiniz. Bir eylemi yanlış olsun veya olmasın yapmak için aklınızdan geçirdiğinizde sonrasında böyle bir düşüncede bulunduğunuz için kötü hissedebilir ve suçluluk duyabilirsiniz.

Suçluluk psikolojisi nedir? 

Suçluluk herkes tarafından duyulabilen doğal bir duygudur demiştik. Herkes kendini bir dönem suçlu hisseder. Suçluluk psikolojisi ise kişinin kendini artık sıkıntıya sokacak şekilde suçlu hissetmesidir. Kişi sürekli kendinde kusur ve suç aramaya başlamıştır. Yanlış davranmadığı zamanlarda bile, “Acaba şu an onu üzdüm mü?”, “Yanlış bir şey yaptım mı?” düşüncesi vardır. Suçluluk duygusu çok fazla benimsenmiştir, sürekli suçlu hissetme hali mevcuttur. Kişi, devamlı ve yoğun bir şekilde suçluluk duygusu içindedir.

Bu kişiler kendilerine karşı çok acımasız, yargılayıcı ve sert olurlar. Kişi her davranışı sonrası yanlış bir şey yaptığını düşünür, kendine verdiği değer giderek azalır ve kişi kendini affedemez, affetmek istemez. Başkalarına zarar vermesi veya yanlış bir şey yapması gerekmez, kişinin kendi yaptığının yanlış olduğunu düşünmesi suçluluk duyması için yeterlidir. Suçluluk, bu durumlarda kişiyi en çok yıpratan ve zorlayan duygulardan biridir.

Suçluluk psikolojisine neden girilir? 

Suçluluk psikolojisine birçok sebepten ötürü girilebilir. Yanlış bir davranış, yanlış bir söylem, başkasından daha iyi olma durumu, kendinden memnun olmama, mükemmeliyetçi olma, başkalarının eleştirilerine maruz kalınması gibi gibi.

Özellikle çocukluk çağında yaşanılan olayların suçluluk psikolojisinde önemli yeri vardır. Çocukluk çağında çok fazla utandırılan veya çok fazla cezaya maruz bırakılan çocuklar ileriki zamanlarda kendilerini suçlu görmeye  ve kendilerinde kusur aramaya yatkın olurlar. Örneğin sürekli ceza-ödül döngüsü şeklinde yetiştirilen çocuklar her ceza aldığında kendini suçlayacaktır. Bu şekilde devam eden bir çocukluk döneminin ardından kişi her başarısızlığa uğradığında suçluluk psikolojisine girecektir. 

Aynı şekilde çocukluk döneminde sürekli eleştiriye maruz kalındığında da kişinin suçluluk psikolojisine girmesi daha kolay hale gelir. Çocuğa sürekli olarak söylenen; “Başaramadın.”, “Yapamadın.” gibi cümleler çocuğun ileriki zamanlarında yine suçluluk psikolojisi şeklinde kendini gösterebilmektedir. 

Bu koşullarda çocukluk dönemi geçiren birey, kendinin kusurlu olduğunu düşünmeye başlar ve üzgünlük, kırgınlık, öfke gibi duygularının yerine suçluluk duygusunu koyar. Üzüldüğünde üzüntüsünü yaşayamaz, onun yerine suçluluk duygusunu tercih eder.

Bunların hiçbiri olmaksızın kişi gerçekten birini üzecek, birine zarar verecek bir eylemde bulunduğunda da sonuçlarını gördüğü zaman suçluluk psikolojisine girebilir.

Suçluluk psikolojisi olan insanlar nasıl davranır?

 

  • Suçluluk psikolojisi içinde olan bireyler çevresinde olan olaylara ve sorunlara karşı kendisini gereğinden fazla sorumlu hissederler, çevresinde olan sorunlarda kendisinde suç ararlar ve bir sorun olduğunda kendilerini sorumlu tutarlar. 
  • İnsanlara, canlılara karşı çok fazla vicdan gösterirler. Zor durumda olan veya sorunu olan birini gördüklerinde bir şeyler yapmak zorunda hissederler ve onlara yardım etmeyi, sorunlarını çözmeyi her şeyden daha fazla önemserler. Eğer yardım edemezlerse veya edemediklerini düşünürlerse aşırı suçluluk duygusuna kapılırlar.
  • İnsanlara karşı fazla hassaslardır. Kendilerini suçlamak için sebep ararlar ve kendilerinde kusur bulmaya çalışırlar. Karşısındaki insanları öfkelendirmemeye veya üzmemeye çok daha dikkat ederler; kendileri de bir o kadar kolay alınır ve kırılırlar. Olaylara aşırı tepki verebilirler. 
  • Kendi duygularını inkar ederler. Sürekli suçluluk duymaya eğilim gösterirler. Öfke, üzüntü, hayal kırıklığı gibi duygularını da kendilerini suçlayarak gösterirler. 
  •  Bu bireyler kendilerini içten içe suçlasalar bile karşısındaki veya çevresindeki kişiler tarafından suçlandığında kabul etmeyebilirler. Suçluluk hissedip bunu bilseler de dışarıya karşı inkar etme durumu da bireylerde görülebilmektedir.
  • Kendilerini suçlu hisseden ve suçluluk psikolojisine giren kişilerde hareketsizlik de sık görülmektedir. Birey artık kendini her hareketinden dolayı suçlamaya başlamıştır ve suçluluk duymamak için bir eylemde bulunmak istemezler. Yani bu psikolojideki bireylerde hareketsizlik, eylemlere karşı isteksizlik de görülmektedir.

Suçluluk psikolojisinin bireyin yaşamına etkileri

Suçluluk, sizi sadece psikolojik olarak rahatsız etmez, yaşamınıza da bazı olumsuz etkileri olabilir. Günlük yaşantınızda fiziksel ve ruhsal açıdan belirtilerle de kendini gösterir. Bunlardan bazıları : 

 

 

Bunların dışında insanlarla ilişkilerine de olumsuz etkisi bulunur. Kişi, suçluluk psikolojisiyle sürekli kendinde kusur arar, ilişkilerdeki sorunlarda kendini suçlama eğilimindedir ve bu yüzden kişilerden, ilişkilerden kaçmaya çalışır. Sağlıklı ilişki kuramaz, ilişkilerinde kişi kendine çok yüklenir ve psikolojik açıdan kendisine zarar verir. 

Kişi kendine güvenmez, sürekli olarak başarısızlığa uğrayacağını düşünür ve geleceğe ümitsiz bakar. Kişi, bunların yanında kendini cezaya ve cezalandırılmaya uygun görür. Suçluluk psikolojisi, bu sebeplerle depresyona ciddi derecede zemin hazırlayabilir.

Suçluluk psikolojisiyle baş etmenin yolları

Suçluluk duygusu yaptığınız hatanın fark edilmesini sağlayan bir uyarı niteliği taşır. Suçunuzu fark ettiğinizde durumu kabullenip telafi etmeye çalışırsınız. Fakat her ne kadar kolay gibi gözükse de suçluluk psikolojisine girdikten sonra bu psikolojiyle baş etmek çok zor olabilir. Peki, suçluluk psikolojisiyle nasıl baş edebilirsiniz?

 

  • Öncelikle suçluluk duygusunu tanımalı ve anlamalısınız.

Suçluluk, doğal bir duygudur ve yanlış yaptığınız bir eylemin sonucu olarak verdiğiniz zararı görmenizde yardımcı olan bir duygu halidir. Bu duygu,yaptığınız yanlışları görmenizi sağlar, sizi olgunlaştırır ve hatalarınızdan ders çıkarırsınız. Bir olay için suçlu hissettiğinizde, suçluluk hissini bastırmak yerine kabullenip bu duygunun size yön vermesine izin verin ve olumsuz sonuçları düzeltmeniz için bir uyarı niteliğinde olduğunu fark edin.

  • Davranışlarınızı gözden geçirmeli ve düzeltmelisiniz.

Suçluluk hissettiğiniz durumlarda bunun sebebini aramaya ve özeleştiri yapmaya başlamalısınız. Davranışlarınızı gözden geçirip yanlış bir eylemde bulunduğunuzu fark ettiğiniz zaman bu hatanızda takılı kalmak yerine nedeni olduğunuz durumu düzeltmek için çaba göstermek suçluluk psikolojisiyle baş etmenizde önemli bir adımdır.

  • Yanlış bir eylemde bulunduysanız veya bulunduğunuzu düşünüyorsanız bunu kabul etmeli ve yaşantınıza devam etmelisiniz.

Her insan gibi sizde yanlış bir eylemde veya davranışta bulunabilirsiniz. Burada yapmanız gereken hatanızı ve bu hatanızı geri alamayacağınızı kabul etmenizdir. Hatanızı geri alamazsınız ama telafi edebilirsiniz. Mesela karşınızdaki kişiden uygun bir zamanda özür dileyerek telafi adına bir adım atabilirsiniz. Telafi etmeye çalışırken bir yandan da günlük rutininize devam etmelisiniz. Hatanızı kabul etmeyip telafi için uğraşmamak suçluluk duygusunun devam etmesine ve daha da artmasına neden olabilmektedir.

  • Yapılan hatalar birer deneyimdir.

Suçluluk duygusu, yaptığınız hatalardan ders çıkarmanızı sağlar. Bu hatalardan çıkarılan dersler sonraki davranışlarınız için birer deneyim ve tecrübe olacaktır.

  • Hiç kimsenin mükemmel olmayacağının farkına varın.

Hiçbir bireyin mükemmel olmadığı gibi siz de mükemmel değilsiniz. Her insan hata yapabilir veya her insanın bir kusuru olabilir. Bu yüzden kendinizin de başkalarının da hata yapabileceğini kabul edin. Kendinizi aşırı şekilde suçlamaktan ve kendinize yüklenmekten kaçının, siz de her insan gibi hata yapabilirsiniz, mükemmel değilsiniz.  

Suçluluk psikolojisi ve psikoterapi 

 

Söylediğimiz gibi suçluluk psikolojisi ile başa çıkmak her zaman için kolay olmayabilir. Yukarıdaki adımları uygulasanız bile bu duygudan kurtulamayabilirsiniz. Bu durumlarda profesyonel destek almayı düşünebilirsiniz. 

Suçluluk psikolojisi için psikoterapide genellikle bilişsel-davranışsal terapi ve psikodinamik terapi yöntemleri kullanılmaktadır. Terapi genellikle 8-12 seans arası sürmektedir. Psikoterapi ile suçluluk psikolojisine neden girildiğinin açığa kavuşturulması; kişinin kendisine karşı daha yumuşak ve anlayışlı olması, suçluluk duygusunu yönetmesi ve sağlıklı bir şekilde yaşaması amaçlanır.

Eğer sizde suçluluk psikolojisi içindeyseniz, sürekli kendinizi suçlamak için sebep arıyor ve buluyorsanız, fiziksel belirtiler de gösteriyorsanız psikoterapi ile bundan kurtulabilir ve çok daha rahat bir şekilde gündelik hayatınızı sürdürebilirsiniz.

Tarih : 06.08.2023
Yazar :

Psikolog

Şebnem Akı Karaoğlu

Merhaba, ben Uzman Psikolog Şebnem Akı Karaoğlu. Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapi, İmge Terapi, Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi, Cinsel Terapi, Aile ve Çift Terapisi uygulamaktayım. Bipolar Bozukluk, Borderline Kişilik Bozukluğu, Çocuk ve Ergen Danışmanlığı, Yas Psikolojisi, OKB, Anksiyete, B... Devamını Oku

Kullanıcı Yorumları


Bu sayfada yer alan yorumlar, ilgili uzmanın doğrudan veya dolaylı talebi ve/veya ricası olmaksızın, ilgili kişi tarafından bağımsız olarak yazılmaktadır. Psikologofisi.com'un temel amacı psikoloji alanında halkın bilinçlenmesini sağlamaktır. Psikologofisi.com bir başvuru hizmeti değildir ve herhangi bir Sağlık Hizmeti Sağlayıcısını tavsiye etmemektedir veya desteklememektedir.


Son Eklenen Makaleler


Bir dakikada
psikoloğa bağlanın

psikologofisi