İletişim: [email protected]
logo
psikologofisi.com destek
psikologofisi.com

Anksiyete Yaşayanların Anlayabileceği 8 İlginç Gerçek

Anksiyete Yaşayanların Anlayabileceği 8 İlginç Gerçek

Kaygı bozukluğu adıyla da bilinen anksiyete, toplumda en sık görülen psikolojik rahatsızlıklardan biridir. Yaşam içinde zaman zaman herkesin belirli olaylar karşısında kaygı duyması her ne kadar olağan bir durum olsa da bu durumun süreklilik kazanması ve aşırı halle gelmesi psikolojik bir rahatsızlık yaşandığının göstergesi olabilir. 

Yeterli düzeyde olduğunda günlük hayatın devamlılığına yardımcı olan kaygı aslında beynin stres karşısında oluşturduğu doğal bir tepkidir. Beynin bu doğal tepkisi çoğu zaman kişiyi ileride yaşayabileceği benzer aksiliklere karşı koruyucu etki de gösterir. Ancak herkesin yaşayabileceği bu doğal kaygı halinin aksine kaygı bozukluğu olan kişilerde sürekli devam eden oldukça yoğun bir panik hali bulunur. Zaman zaman krizlerle de kendini gösterebilen rahatsızlık günlük hayatın akışını da zorlaştırabilir

Gerçekte kaygı herkesin yaşamında az veya çok var olan bir durumdur ve sınırları aşmadığı sürece insan için oldukça normal ve sağlıklıdır. Fakat kaygının sınırları yükseldiğinde insanların buna bağlı stres seviyeleri de fazlasıyla yükselir ve kaygı tahammül edilemeyecek bir hal alır. Aşağıda sizler için anksiyete belirtilerini ve etkilerini listeledik…

Anksiyete hayatı zorlaştıran zorlu bir rahatsızlık olsa da doğru tedavi ile sorun olmaktan çıkacaktır. Kaygı bozukluğu ile ilgili yazımızı okuduktan sonra istediğiniz her an alanında uzman isimlerden online psikolog desteği alabilirsiniz. Platformumuz üzerinden ilk görüşmeyi her zaman ücretsiz olarak gerçekleştirebilirsiniz. 

Anksiyete koku duyusunu etkiler

Araştırmalara göre kişinin kaygısı arttıkça vücudun koku alma mekanizması bu artıştan etkilenir ve doğal kokuları olduğundan daha kötü algılamaya başlayabilir. Hatta 2012 yılında Krusemark & Li tarafından gerçekleştirilen bir diğer araştırma, kaygı arttıkça farklı kötü kokuların birbirlerinden daha rahat ayırt edilebildiğini ortaya koymuştur. Bu nedenle anksiyetenin arttığı anlarda kişi çevresindeki daha önce farkında bile olmadığı birçok kötü kokuyu birden fark etmeye başlayabilir. Bu kokuların bu kadar yoğun hissedilmesi kişinin daha çok stres yaşamasına, mide bulantısı gibi fiziksel reaksiyonlara ve rahatsızlık halinin artmasına neden olur.

Egzersiz anksiyete tedavisinde çok etkilidir

Araştırmalara göre düzenli yapılan egzersizler kronik kaygı bozukluğu, depresyon gibi psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde oldukça etkili. Günlük yapacağınız 15 dakikalık kısa egzersizler bile kendinizi çok daha rahat, kaygısız ve gevşemiş hissettirecektir. Gün arasında yapılan bu kısa yürüyüşler hem nefes alışverişinizi hem de kalp atışlarınızı düzenlemeye de önemli ölçüde yardımcı olacaktır. Yürüyüşün hemen ardından kendinizi çok daha rahatlamış ve huzurlu hissedeceksiniz. 

Sadece yürüyüş değil sevdiğiniz, yaparken eğlendiğiniz ve kendinizi iyi hissettiğiniz türdeki tüm spor aktiviteleri anksiyeteye karşı uygulayabileceğiniz en iyi yöntemlerin başında geliyor. Yapılan birçok araştırma, egzersizin insan vücudundaki birçok olumlu etkisinin yanında beyindeki endorfin gibi mutluluk hormonlarının da salınımını artırdığını da gösteriyor.

Ailesel etkenler anksiyeteyi tetikleyebilir

Birçok psikolojik hastalık da olduğu anksiyetenin de neyden kaynaklandığı tam olarak bilinmiyor ancak yine diğer rahatsızlıklarda olduğu gibi yüksek kaygı düzeyinin de genetik mirasımızın bir parçası olabileceği düşünülüyor. Ayrıca kaygı bozukluğunun fiziksel rahatsızlıklara, geçmiş dönemde yaşanan travmalara da bağlı olabileceği biliniyor. 

Yapılan araştırmalar da çocuklukta aileden kazanılan olumsuz davranış alışkanlıklarının ileride kaygı düzeyinin sağlıksız seviyelere çıkmasında büyük etkisi olduğunu gösteriyor. Çocukluk döneminde yaşanan cinsel ya da fiziksel istismar, uzun dönem stres altında yaşama, aile ve toplum tarafından sürekli bastırılma ve yalnız geçirilen çocukluk da anksiyetenin nedeni olabiliyor.

Anksiyete nedenleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için “Anksiyete Nedir? Anksiyete (Kaygı Bozukluğu) Belirtileri, Tedavisi” içeriğimize de göz atabilirsiniz.

Farklı düşünmek kaygı bozukluğuna çözüm olabilir

Kaygıyı azaltmanın en etkili yollarından biri olaylara farklı bir açıdan bakmaya çalışmaktır. Korkutucu bir sunum yerine iş arkadaşlarınızla sohbet edeceğinizi, soğuk terler dökmenize neden olan o iş görüşmesi yerine yeni insanlarla tanışacağınızı düşünmek olaylara daha sakin ve pozitif bir tutumla yaklaşmanızı sağlayabilir.

Ancak unutmamak gerekir ki anksiyete gibi psikolojik sorunlarda kişinin sürecini yönetmesini kolaylaştıracak psikolojik destek de çok önemlidir. Farklı bir bakış açısı geliştirmek çoğu zaman ancak bir uzman desteğiyle mümkün olabilir. Anksiyetenin belirtilerini azaltmak ya da ortadan kaldırmak için bir psikolog ile birlikte süreci geçirmek gerekebilir. Mutlaka konusunda uzman birinden alınması gereken danışmanlık esnasında kişi kaygı bozukluğuna neden olan düşüncelerle nasıl baş edileceğini ve korku ve kaygıya neden olan durumlara nasıl yaklaşacağını öğrenir.

Kaygı, yüz ifadelerini yanlış yorumlamaya neden olabilir

Yapılan araştırmalar, kaygı düzeyi yüksek kişilerin yüz ifadelerini ve jestleri algılayıp yorumlamada daha aceleci davrandıklarını gösteriyor. Bu durum hem sosyal çevrelerinde hem de ilişkilerinde daha sık anlaşmazlık yaşamalarına neden oluyor. Çünkü kaygı hisseden kişi çoğu zaman karşısındakinin mimik ve jestlerini olabilecek en kötü anlamıyla yorumlamaya meyilli olduğu gibi, söylediklerinden çok bu ifadelere yoğunlaşabiliyor. Sıradan bir konuşmada dahi karşısındakinin yüz ifadesinin “kötücül” olduğunu düşünerek endişe ve korkuya kapılabiliyor. Bu durum ise uzun vadede anksiyetenin kişinin hem ikili ilişkilerini hem de günlük yaşamını çok daha zor bir hale getirebiliyor.

Anksiyete, denge duyusunu etkiler 

Kaygı düzeyi yüksek kişilerde nedensiz baş dönmeleri ve denge kayıpları daha sık görülebilir. Hatta yapılan son çalışmalar, anksiyete ve panik atak rahatsızlıklarının vertigoyu tetikleyebildiğini göstermiştir. En basit tanımıyla “hareket halüsinasyonu” olarak anlatılabilecek vertigo, kişinin bir hareket olmadan, bir hareket varmış hissine kapılması olarak tanımlanır. Vertigo kişinin vücudun normal bir hareketini abartılı olarak algılaması sonucu dengenin bozulmasına da neden olabilir. Vertigoya yol açan birçok sebep olduğu gibi anksiyete ve panik atak başlıca tetikleyicileri arasında yer alır! 

Panik atak ile ilgili daha detaylı bilgi sahibi olmak isterseniz "Panik Atak Nedir? Panik Atak Belirtileri Nelerdir?" adlı yazımızı da okumanızı öneririz.

Meditasyon, kaygı düzeyinizi azaltmanıza yardımcı olabilir

Son zamanlarda yapılan birçok araştırma meditasyonun kaygı düzeyini azaltmakta %39'a varan oranlarda faydalı olabildiğini gösteriyor. Zorlu geçen bir günün ardından, kendinizi iyi hissetmek, endişe ve korkularınızdan kurtulmak için sadece yarım saatinizi meditasyona ayırmanız yeterli. Basit bir telefon uygulamasıyla dahi yapabileceğiniz meditasyon e kaygı bozukluğu konusunda en büyük yardımcınız olabilir. Meditasyon sırasında uygulanan nefes egzersizleri sayesinde vücuttaki negatif enerjiden kurtulmak ve rahatlamak da mümkün.

Kaygı düzeyi yüksek kişiler kişisel alan konusunda daha hassas

Hepimizin ihlal edilmesinden hoşlanmadığımız bir kişisel alan sınırımız vardır. Araştırmalar, genellikle 20 ile 40 cm aralığında değişen kişisel alan algısının kaygı düzeyi yüksek bireylerde arttığını, alan ihlali olarak düşündükleri davranışlara çok daha keskin tepkiler verebildiklerini gösteriyor. Çünkü sürekli korku ve kaygı halinde yaşayan kişinin bireysel alanına girildiğinde bu duyguları daha artarak daha büyük davranışlara dönüşebiliyor. Sürekli gergin hisseden ve huzursuz olan kaygı bozukluğuna sahip kişi bireysel alanında bir tehdit hissettiğinde savunma mekanizmaları diğer insanlardan daha hızlı çalışır ve kendini korumaya alma ihtiyacı duyabilir. 

Eğer siz de kaygılarınızın günden güne arttığını düşünüyor ve anksiyete yaşadığınızı düşünüyorsanız Beck Anksiyete testine göz atabilirsiniz.  Beck Anksiyete Ölçeği, Aaron T. Beck tarafından geliştirilen 21 soruluk bir anksiyete ölçeğidir. Anksiyete bozukluğu ya da kaygı bozukluğu testi olarak da bilinir ve kaygı ile ilgili deneyimleri içeren bir testtir. Beck Anksiyete Envanteri (BAE), endişeli ve endişesiz grupları birbirinden ayırır. Katılımcıların 0 ila 3 arasında derecelendirildiği 21 sorudan oluşan test maddeleri arasında ‘’en kötü olma korkusu’’ gibi kaygı ile ilgili deneyimler bulunur. Global çapta geçerliliği vardır.

Testi yapıp sonucu gördükten sonra kendinizi rahatlatmak ve daha iyi hissetmek için psikologofisi.com üzerinden ihtiyacınız olan her zaman online terapi alabilir ve anksiyete tedavisine ilk adımı atabilirsiniz.
Tarih : 21.09.2016
Yazar :

Psikolog

Eren Artun Ergül

Merhabalar ben Psikolog Eren Artun ERGÜL. Ege Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunuyum. 12 yıllık mesleki tecrübem ve aldığım çeşitli psikoterapi eğitimleri ile zor günler yaşadığınız bu süreçte sizlere destek olmak istiyorum. Bilişsel Davranışçı Terapi ve Şema Terapi çerçevesinde, gerekli durumlarda... Devamını Oku

Kullanıcı Yorumları

Anonim Kullanıcı
17.06.2021
Benim rahatsızlığım çözümsüz gibi. Tam 8 çeşit ilaç denedim her iki haftada veya bir ay içerisinde tekrar ateş basması endişe çarpıntı kaygı bozukluğu. Şimdi sulinex kullanıyorum artı zanax iki ay oldu ama yine anımsıyorum kalp çarpıntısı olmuyor ama huzursuzluk ateş basması oluyor. Şaşırdım kaldım ne yapacağımı bilmiyorum. İçsem bir dert Bıraksam ilacı büyük dert...

Bu sayfada yer alan yorumlar, ilgili uzmanın doğrudan veya dolaylı talebi ve/veya ricası olmaksızın, ilgili kişi tarafından bağımsız olarak yazılmaktadır. Psikologofisi.com'un temel amacı psikoloji alanında halkın bilinçlenmesini sağlamaktır. Psikologofisi.com bir başvuru hizmeti değildir ve herhangi bir Sağlık Hizmeti Sağlayıcısını tavsiye etmemektedir veya desteklememektedir.


Son Eklenen Makaleler

instagram desktop
instagram mobile

Bir dakikada
psikoloğa bağlanın

psikologofisi