anksiyete bozukluğu

Anksiyetenin Neden Olduğu 9 Durum

"Yüksek İşlevli Anksiyeteniz Olabileceğini Gösteren 11 İşaret" adlı yazımızda da bahsettiğimiz gibi dışarıdan normal görünüyor, mükemmel bir hayatınız varmış izlenimi veriyorsunuz. Peki çevrenizdeki insanlar içinizde olup bitenlerden haberdar mı?

1. Dışarıdan bakıldığında sakin görünmeniz gerçekten sakin olduğunuz anlamına gelmiyor

Yüksek işlevli anksiyete bozukluğu kafanızın içinde var olan ve sadece sizin varlığını hissedip görebildiğiniz bir canavar gibidir. Bütün çabalarınıza rağmen bu canavarın sebep olduğu ağrılardan, kalbinizin sanki zindandaymış da firar etmek istermişçesine hızlı atmasından kurtulmanız pek de kolay değildir. Dışarıdan bakıldığında hayatınızın kontrolü sizdeymiş gibi görünebilir ama içten içe tükendiğinizi kimse fark etmez...

2. Yüksek işlevli anksiyete bazen sosyalleşmenizi imkansız hale getirebiliyor.

Bir an her şey mükemmelken, arkadaşlarınızla gülüp şakalaşırken bir an sonrasında kafanızın içinde ışık hızıyla dönen endişeli düşünceler nedeniyle nefes alamamaya, soğuk terler dökmeye başlıyorsunuz. Böyle zamanlarda sakinleşebilmek için bulunduğunuz ortamı aniden terk etmeniz gerekse de aslında kimseyi kırmak istemiyorsunuz.

3. Kimse sizi sizden çok eleştirmiyor

Kariyerinizde çok başarılı olabilirsiniz. Hatta patronunuzdan başarılarınız için mütemadiyen övgüler alıyor da olabilirsiniz. Peki, siz buna gerçekten inanıyor musunuz? Ne yazık ki hayır! İş ve özel hayatınızda kendinize bu kadar yüklenmenizin, kafanızın içindeki o susmayan, daha iyisini yapabileceğinizi söyleyen sesin başka bir açıklaması olabilir mi? Çevrenizdekiler yalnızca bir günü atlatabilmek için bile kendinize bu kadar yüklendiğinizi tahmin ediyorlar mı?

4. Anksiyete bazı alışkanlıklarınızı yenmeyi imkansız hale getiriyor!

Bazen anksiyete farklı alışkanlıkları da beraberinde getirir. Kimimiz kaygılı düşünceler zihnimizi sarmışken fark etmeden tırnaklarımızı yeriz, kimimiz saçımızla oynar kimimiz ise süreğen bir tempoda, sanki vücudumuzdaki tüm gerilimi dışarı atabilmeyi sağlayacakmışçasına ayaklarımızı yere vururuz. Dışarıdan bakıldığında sanki bir ilkokul çocuğunun şımarıkça davranışları gibi görünen bu alışkanlıkların aslında beynimizi ve vücudumuzu ele geçiren anksiyeteyi azaltmak için birer çırpınış olduğunu kimler fark edebilir?

5. Yüksek işlevli anksiyete davetsiz bir misafir gibidir!

O an nerede olduğunuz, ne yaptığınız ya da kiminle birlikte olduğunuz başlamak üzere olan bir anksiyete atağı için hiç önemli değildir. Bir anda tüm benliğinizi ele geçiren korku, karanlık düşünceler, mide bulantısı, baş dönmesi, titremeler… Anksiyete atağını başladığı anda bitirmenin 10 yolunda da bahsettiğimiz gibi, bu durumu ancak daha önce bir anksiyete atağı geçirmiş olanlar bilebilirler.

6. Anksiyete kendinize sürekli yüklenmenize neden oluyor!

Hata yapmak herkes için mümkün olsa da kendinize karşı öylesine acımasızsınız ki… En ufak bir yanlışlıktan sonra bile günlerce kendinize kızmaya devam ediyorsunuz. Oysa Anksiyete’nin inanmanızı istediği 10 yalan’dan belki de en büyüğü; hiçbir zaman yeterince iyi olmadığınızı söyleyen o sesi bir susturabilseniz…

7. Bir maile ya da mesaja cevap vermek kendinizi boğuluyormuş gibi hissetmenize neden olabiliyor..

Karşınızdaki yıllardır tanıdığınız birisi olsa bile daha önce hiç ufak bir telefon görüşmesi yapmak ya da bir maile kısa bir cevap yazmak için bile kendinizi sakinleştirmeniz gerektiği oldu mu? Çevrenizdekiler bu duruma anlam veremese de yüksek işlevli anksiyetenin yarattığı bu korkuyla yüzleşmektense mesajları cevapsız bırakmak çok daha kolay değil mi?

8. En büyük düşmanınız aslında içinizde yaşıyor!

Dışarıdan bakıldığında mükemmel bir hayata, mükemmel bir işe, ideal bir aileye ve eve sahip gibi görünüyorsunuz. Ancak hissettiklerinizin bundan tamamen farklı olduğunu yalnızca siz biliyorsunuz! Sürekli korkuyorsunuz.. Bitmeyen kabuslarınızın gerçek olmasından, sahip olduklarınızı kaybetmekten, her an başınıza kötü bir şey gelecek olmasından gece gündüz, bitmeyen bir endişe duyuyorsunuz… Aslında en büyük düşmanınızın yüksek işlevli anksiyeteniz olduğunu yalnızca siz biliyorsunuz!

9. Anksiyeteyi susturabilmek için kendinizi sürekli meşgul etmek zorunda kalıyorsunuz

Akıl sağlığınızı koruyabilmek, zihninizdeki sesleri geçici bir süre için bile olsa susturabilmek için kendinizi sürekli meşgul etmeniz gerektiğini düşünüyorsunuz. Bunun için zihniniz karıncalanana kadar kendinizi işe gömüyor, vücudunuz yorgunluktan tükenene kadar hareket ediyorsunuz. Kendinize bu kadar yüklenmenin neden olduğu fiziksel ve psikolojik kayıpları ise yine yalnızca siz görebiliyorsunuz…
Yaşamınızı engel olamadığınız şiddetli kaygı ve panik duyguları arasında geçirmek zorunda değilsiniz! Psikologofisi.com’daki uzman psikologlarımızdan günün dilediğiniz saatinde psikolojik destek alabilir ve anksiyeteden kurtulabilirsiniz.
Yazar
Avatar
Şebnem Akı KaraoğluUzman Psikolog14 Aralık 2019
0/1500
Yorumlar

Aynı ben

17 Kasım 2020

Çoğu bende var ama kimse bana inanmiyor

04 Mayıs 2021