Psikolog seç, anında konuşmaya başla!

İlişkiler ve Kıskançlık Krizleri

Romantik bir ilişkiniz var fakat kendinize güvenme konusunda sıkıntılar mı yaşıyorsunuz? Kıskançlık krizleriniz yüzünden kaygı ve öfke problemleriyle mi boğuşuyorsunuz?

• Başka insanlarla görüşüp konuştuğunda benimle olduğundan çok daha mutlu görünüyor.

• Benim için güzel/bakımlı görünmeye çalışmıyor ama diğer kişiler için fazlasıyla özenli.

• Garson siparişimizi alırkenki bakışlarının altında kesinlikle bir şeyler var.

Kıskançlık, atalarımızdan evrim sürecinde miras aldığımız oldukça doğal ve gerekli bir duygudur. Hatta zaman zaman kendimizi “kıskanç” hissetmemiz oldukça sağlıklıdır. Kıskançlık birçok kişi tarafından sevgi göstergesi olarak kabul edilse de ve sevdiğimiz kişi tarafından sağlıklı bir şekilde kıskanılmaktan hoşlansak da kıskançlık normalin üstüne çıktığında ortaya çıkan “kıskançlık krizi” büyük bir ilişki problemi haline gelebilir.

Birini kıskandığımızda; partnerimizi bizden daha çekici, zeki, akıllı birine karşı kaybedeceğimiz korkusunu yaşarız. Gerçek ya da hayali, böyle bir olasılık ile tehdit edilmiş hissetmenin yarattığı kaygı, korku ve öfkeyle sevdiğimiz kişiyi ve ilişkimizi derinden yaralayacak davranışlarda bulunmamız an meselesidir. Bu noktadan sonra kıskançlığı zihnimizi ağ gibi sarmalayan terk edilme korkusuna karşı bir savunma mekanizması olarak kullanmaya başlarız.

Tıpkı kaygı ve öfke gibi kıskançlık da yaşantımızın negatif taraflarına odaklanmamızı sağlayan karmaşık bir duygudur ve terk edilme korkusu, şiddetli öfke, aşağılanmışlık hissi gibi yıkıcı duygulara neden olabilir.

Evlilik terapistleri tarafından gerçekleştirilen ve 2008 yılında Journal of Couple and Relationship dergisinde yayınlanan araştırmaya göre kıskançlık, romantik ilişkilerde görülen en büyük problem olarak karşımıza çıkıyor. Araştırma, kıskançlığın altında yatan başlıca nedenleri şu şekilde sıralıyor;

  • Düşük öz güven algısı
  • Nevrotiklik: Duygu durumunda şiddetli değişimlerin yaşanması
  • Güvensizlik ve sahip olma hisleri
  • Partnere olması gerekenden fazla bağımlı olma
  • İlişkide partner olarak yetersiz olduğunu hissetme
  • Partnerle arasında var olan sağlıksız bağlanma biçimi

Engelleyemediğiniz kıskançlık krizleri nedeniyle kendinizi sürekli üzgün ve öfkeli hissediyorsanız aşağıdaki önerileri değerlendirebilirsiniz;

1. Kıskançlığa neden olabilecek durumlardan kaçınmaya çalışın.

2009 yılında Cyberpsychology & Behaviour’da yayınlanan Facebook kullanıcı davranışları üzerine yapılan bir araştırma, kıskanç bireylerin partnerlerinin Facebook hareketlerini saplantılı şekilde takip etme eğiliminde olduklarını gösteriyor. Eşlerinin Facebook paylaşımlarını gözetledikçe endişelenmek için daha fazla nedenleri oluyor, daha fazla nedenleri olduğunu düşünen partnerler eşlerinin profillerini daha fazla gözetliyor ve bu döngü bu şekilde duygusal bir sarmal haline geliyor.

2. Kıskançlığın altında yatan en temel duygu öz güven eksikliğidir. Kendinize yatırım yapın. Öz güveninizi ve ilişkinizi geliştirecek etkinliklere odaklanın.

3. Sahip olduğunuz pozitif özellikleri kendinize hatırlatın. Herkesin güçlü ve zayıf yönleri olduğunu bilerek, kendinizdeki pozitiflere odaklanın.

4. Partnerinizle iletişim kurun. Ancak kurduğunuz iletişimi öfke, kinaye, suçlamalar üzerine değil gerçekten hislerinizi en doğru şekilde ifade edecek şekilde gerçekleştirin. Duygu ve düşüncelerinizi sakince ifade edin. Böylelikle hem kendinizi daha iyi hissedebilir hem de partnerinizin kıskanç davranışlarınız karşısında yaşayacağı kafa karışıklığını önleyebilirsiniz.

5. Boş vermeyi öğrenin. Kendinize yaşamınızda böyle bir duyguya ihtiyacınız olmadığını, enerjinizi çok daha verimli ve pozitif alanlara yönlendirebileceğinizi telkin edin.

Bu telkinler de işe yaramıyorsa belki de bazı gerçekleri kabullenmeniz için "Aşkın bir gün bittiği gerçeğinin bilimsel ve sosyolojik açıklaması" adlı blog yazımızı da okumak isteyebilirsiniz. :)

İlişkinizde yaşadığınız bu tür duygularla başa çıkabilmek için desteğe ihtiyaç duyarsanız Psikologofisi.com’da ilişkiler konusunda uzman psikologlarımızla dilediğiniz zaman bilgisayarınızdan video chat yoluyla görüşebilir ve evinizin rahatlığında online terapi alabilirsiniz.

 

Yazar : Psikologofisi.com 14.12.2019

Kullanıcı Yorumları

Kullanıcı Yorumları

Bu sayfada yer alan yorumlar, ilgili uzmanın doğrudan veya dolaylı talebi ve/veya ricası olmaksızın, ilgili kişi tarafından bağımsız olarak yazılmaktadır. Psikologofisi.com'un temel amacı psikoloji alanında halkın bilinçlenmesini sağlamaktır. Psikologofisi.com bir başvuru hizmeti değildir ve herhangi bir Sağlık Hizmeti Sağlayıcısını tavsiye etmemektedir veya desteklememektedir.


Platformumuzda psikolog olmak ister misiniz?
Türkiye'nin en büyük online terapi platformunda uzman profilinizi açın.