pandemi psikolojisi

Koronavirüs (COVID-19) Pandemisi Sırasında Ruh Sağlığımız

Koronavirus Pandemisi tüm dünyayı etkilemişken evlerimizde kendi dünyamız ile baş başayız. Dünyanın dört bir yanından gelen haberleri duyuyoruz. İnsanların fiziksel sağlıkları hakkında sahip olabileceği genel endişenin yanı sıra, salgının kolektif zihinsel sağlığımız üzerinde daha büyük bir yükü var ve bu yükü giderek artıyor.

Evde kalarak kendileri ve sevdiklerini güvende tutmaya çalışanlar için katlanılmaz boyutlara gelebiliyor bu durum. Onaylanmış COVID-19 vakaları artmaya devam ediyor, borsadaki oynaklık paniğe neden oluyor, ekonomi risk altında ve mağaza rafları boşalıyor. Ancak burada tuvalet kağıdından çok daha fazlası söz konusu; Ruh Sağlığımız.

 “Şimdi ruh sağlığımıza öncelik verme zamanı.”

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve uzmanlar evde kalmamızı söylüyorlar. “Sosyal mesafe” terimi yeni gündemimiz oldu. İnsanlarla fiziksel temastan uzak durmak durumundayız. Tüm alışkanlıklarımızın yeniden şekillendiği, işlerimizi evden yürüttüğümüz bir zaman. İçinde olduğumuz karantina hali bizlere yeni bir deneyim yaşatıyor. Peki tüm bu olanları izlerken; biz nasıl hissediyoruz, ruh sağlığımız nasıl? Şimdi ruh sağlığımıza belki de her zamankinden daha fazla öncelik verme zamanı.

“Kaygılarınızda yalnız değilsiniz”

Salgın ile birlikte hayatımız bir çok açıdan değişmeye başladı. Stres ve anksiyeteye (kaygı) yatkınsanız, bu dönemde çok zorlanıyor olabilirsiniz. Kimilerimiz kalıtsal, biyolojik yahut psikolojik açıdan yoğun stres ve/veya kaygı yaşamaya daha yatkındır. Eğer sizin de kaygıyla ilişkiniz bu şekildeyse, bu dönemde çok zorlanıyor olabilirsiniz.

Unutmayın ki kaygılarınızda yalnız değilsiniz. Korona salgını yaş, cinsiyet, din ve ırk farklılığı göz etmeden yayılım gösteren bir salgın. Bu kader ortaklığında toplandığımız bu süreçte bilinçli olarak ilerlememiz ve gerekli tedbirleri almamız gerekiyor.

Uzmanlardan bu dönemde ruh sağlığımız için iyi gelecek öneriler ise şöyle; 

 “Kendi duygularınızı yansıtmak için zaman ayırın”

Sosyal uzaklaşma ve sadece evden çalışma kulağa hoş gelmeyen bir deneyim olabilir ancak içinde görünmeyen bir astar var: Size kendinize odaklanmak için alan ve fırsat sunuyor. “Arkadaşlarımla görüşmeden yapamam !”,“Nasıl evde yalnız zaman geçirebilirim ki ?” demek yerine, bu zamanı kendinize şu soruları sormak için kullanabilirsiniz: Bu mevcut durum hakkında nasıl hissediyorum? Davranışlarımı nasıl etkiliyor? Tüm bu yaşadıklarım iç dünyamda nerelere dokunuyor, neler hissetmeme sebep oluyor?

Bu soruları sorduğunuzda belki duymak istemeyeceğiniz cevaplarla karşılaşabilirsiniz. Herkesin yüzleşmekten çekindiği kimi duyguları vardır. Fakat duygularınızı yargılamayın ve bundan utanmayın. Korku, üzüntü, hayal kırıklığı, karışıklık, belirsizliğe tahammülsüzlük, çaresizlik, yalnızlık veya suçluluk hissetmenin kötü olmadığını anlayın. Hissetmenin, insan olmanın doğal parçaları olduğunu, bunları herkesin yaşadığını ve salt kötü hisler olmadığını bilin.

 “Kendi ruh sağlığınıza öncelik veren bir günlük rutin oluşturun”

Kendi ruh sağlığınıza öncelik veren bir günlük rutin oluşturun. Gündemle birlikte belki daha sevimsiz bir gündelik rutine girmiş olsak da, bunu daha fazla kitap okumak, film izlemek ve kendinizi geliştirebilmek için iyi bir dönem olarak değerlendirebilirsiniz. İlgilendiğiniz alanlarla ilgili araştırmalar yapabilir, online bilgi kaynaklarına ise rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

İlgi duyduğunuz alanlarda araştırmalar yapabilir, bu dönem ücretsiz erişime açılan uluslararası birçok dergi, makale gibi kaynaklara ulaşabilirsiniz.

Bu dönem ücretsiz yayına geçen birçok müze, tiyatro, atölye gibi etkinlik sayfalarından faydalanabilirsiniz. Birçok müze, online olarak gezme imkânı sunuyor. Dinlenmeye çalışın ve bunu faydalı olabilecek yeni bir deneyim olarak görün. Hem fiziksel, hem ruhsal olarak dinlenmeye çalışın ve bu seçenekler arasından sizi en çok heyecanlandırana zaman ayırarak bu süreci size iyi ve faydalı gelecek bir deneyime çevirin.

 “İnsanlarla daha çok iletişim kurun”

Kendinizi tamamen soyutlamayın. Farklı, sıra dışı bir yaşam ritmi içerisindeyiz. Bu dönem sevdiklerimizle normalden farklı şekillerde iletişim kurma şansı anlamına geliyor.

Arkadaşlarınız, aileniz, komşularınız ve hatta iş arkadaşlarınızla iletişimde kalın.
Skype, telefon görüşmeleri, e-posta, sosyal medya veya başka herhangi bir dijital iletişim yoluyla bunları sürdürmek mümkün. Neler yaptıklarını sorun ve neler yaptığınızı anlatın.
Bu süreci çevrenizdeki insanlar ya da sevdikleriniz hakkında daha çok şey öğrenebildiğiniz, onları daha yakından tanıyabildiğiniz ve daha çok ilişkisel paylaşımda bulunabildiğiniz bir şekilde değerlendirebilirsiniz
Destek, sevgi ve cesaret verin, bunların size aynı duygularla döneceğini göreceksiniz .

“Sosyal ve ana medyada aşırı vakit geçirmeyin”

Muhakkak ki sanal dünya artık günlük hayatımızın bir parçası oldu. Fakat bu dönemde karşılaştığınız her yanlış bilgi mevcut kaygı seviyenizi artırabilir ve sizi duygusal olarak daha savunmasız bir halde getirebilir.

Gündem hakkında daha doğru bilgilere erişmek sizin de meseleye daha gerçekçi yaklaşmanıza ve doğru önlemler almanıza yardımcı olacaktır. Bu süreçte yalnızca güvenilirliği kanıtlanmış haber ve bilgi ağlarını takip ettiğinizden emin olun. Gündemi gün içerisinde sık sık kontrol ederek değil, en fazla iki kere takip edin. Bu gün içerisinde hissettiğiniz stresin daha sağlıklı bir seviyede kalmasını sağlayacaktır.

“Profesyonel yardım alın”

İçinde bulunduğumuz durumun psikolojimize birçok etkisi var ve bunları hepimiz yaşıyoruz. Yalnızsak bunalıyoruz, çiftsek sıkılıyoruz, aileysek tartışıyoruz vs. Hepimiz aynı sorunları çözmeye çalışıyoruz. Bu sorunları çözerken sevdiklerimiz de bizler de mutlaka profesyonel yardım almalıyız. 

Psikologofisi.com’da her zaman alanında uzman online bir psikologla görüşebileceğinizi ve Türkiye’nin en büyük online terapi ailesine bir dakikada katılabileceğinizi unutmayın.

“Evde egzersiz rutini başlatın”

Bu dönemde evde egzersiz yapmak; sağlıklı kalmak ve kaliteli zaman geçirmek için en iyi yollardan bir tanesi. Spor yapmak zihinsel sağlığımız için de çok önemli. Spor yapmanın zihinsel ve ruhsal sağlık üzerindeki olumlu etkilerini kanıtlayan bir çok araştırma mevcut. Online birçok ücretsiz egzersize kolaylıkla ulaşabildiğimiz bir dönemdeyiz.

Yine bu süreçte online birçok kaynaktan ücretsiz egzersizlere ulaşmak mümkün. Size en uygun olanı seçin  ve her gün en az yirmi dakika boyunca hareket ettiğinizden emin olun. Unutmayın, beden ve ruh sağlığımız bir arada ilerleyen, birbirlerini dengeleyen parçalarımız.

 “Belirsizlikleri kucaklayın ve olumlu şeylere odaklanın”

Bu salgının belirsizliklerini kucaklamak belki de en çok mücadele ettiğimiz şey. Ancak geleceğin nasıl görüneceğini tam olarak bilmek neredeyse imkânsız. “ Bundan sonra ne olacak? Market rafları yakında yeniden stoklanacak mı?, Evlerimizde ne kadar süre daha kalacağız?, Tüm bunlar ne zaman bitecek? ” gibi soruları saplantı haline getirmememiz gerekir gibi sorular son derece anlaşılabilir fakat üzerine düşündükçe değiştirilmesi mümkün olmayan, dolayısıyla tekrarlı bir saplantı haline getirilmemesi gereken sorulardır.

Bunun yerine, olumlu ve canlandırıcı anlara odaklanın. Örneğin, İtalya, COVID-19'un en kötü etkilenen ülkelerinden biri olmasına rağmen, İtalyanlar moralleri artırmak için pencerelerinden şarkılar söylüyorlardı. En karanlık zamanlarda bile, biraz ışık bulmaya çalışmalıyız. Bunların yerine değiştiremeyeceğimiz şeyleri sakince bir kenara bırakıp, değiştirebildiklerimizin tadını çıkarmakta fayda var.

Şu an için, market stoğu yahut hastanelerin yoğunluğu belki kontrol edemeyeceğimiz meseleler olabilir; ama gün içindeki aktivitelerimizden ne kadar keyif aldığımız, zihnimize ve ruhumuza ne kadar yatırım yaptığımız, sevdiklerimizle ilişkilerimizi ne kadar kuvvetlendirdiğimiz bizim elimizde.

COVID-19’un en fazla yıkıma sebep olduğu ülkelerden biri olmasına rağmen, İtalya’daki insanların balkonlarından şarkılar söylemesi belki bu aşamada bize bir şeyler öğretiyor olabilir. En karanlık zamanlarda bile yolumuzu aydınlatan bir ışık muhakkak vardır. Onu bulmak bizim elimizde.

 

Daha fazla bilgi almak isterseniz sizler için gerçekleştirdiğimiz 15 dakikalık ücretsiz seans hizmetimizi deneyimleyebilirsiniz. Platformumuzdaki uzmanlarımız ile aklınızdaki tüm sorulara yanıt bulabilirsiniz.

Yazar
Avatar
Şebnem Akı KaraoğluUzman Psikolog31 Mart 2020
0/1500
Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı

Henüz yorum yapılmadı