İletişim: [email protected]
logo
psikologofisi.com destek
psikologofisi.com

Kontrol Manyaklığı

Kontrol Manyaklığı

İçindekiler

 

Kontrol manyaklığı nedir?

Kontrol manyaklığı denen durum, hayattaki her şeyin belli bir düzende ve kontrol altında olmasını aşırı önemseme anlamına gelir. 

Kontrol deliliğinde, kişiden bağımsız gerçekleşen olaylar ya da başka insanların eylemleri ve kararları dahi kontrol altında tutulmaya çalışılır. Bu da bir süre sonra bireyin çevresindekiler tarafından ortamdan soyutlanmasına dahi yol açabilir. 

Kontrol manyaklığı neden olur?

Kontrol manyaklığının belli bir nedeni yoktur. Bu nedenle kişiden kişiye değişen farklı sebeplerle ortaya çıkabilir. 

Ancak;

  • Genetik yatkınlığın, 
  • Bazı psikolojik hastalıkların (anksiyete, panik atak vb.), 
  • Kişinin mesleğinin, 
  • Karakteristik yapının
  • Kişinin içinde yetiştiği ailenin 

bu aşırı kontrol ihtiyacının ortaya çıkmasında etkili olduğu söylenebilir. 

Kontrol manyaklığı belirtileri

`Bak işte onun öyle olmayacağını ben sana söylemedim mi? Dur bak o şekilde olmaz. Yani bir kere de benim dediğimi yapsan da ikimizin de hayatını kolaylaştırsan olmaz mı?´ gibi cümleler size de bir yerlerden tanıdık geliyor mu? Bu cümleleri ya siz birilerine söylüyor ya da birilerinden duyuyorsunuzdur mutlaka. İşte bu hayatı kendisine ve karşısındakine zorlaştırma uzmanı, kontrol bağımlısı insan özelliklerinin dışa vurumudur. 

Çağımızın her geçen gün biraz daha artan yaygınlaşan problemlerinden bir tanesi olan bu durumu yaşayıp yaşamadığınız üzerine konuşuyoruz. Çünkü pek çok insan günümüzde her şeyin üzerinde hakimiyet kurma takıntısının psikolojik bir problem olacak kadar ileri seviyede bir sorun olduğunun farkında değil. Bu sorunu sorumluluk sahibi olmak, planlı hareket etmek, disiplinli yaşamak, duyarlı davranmak ya da insanları önemsemek gibi başlıklarla yok sayamayız. Bu tanımlar kontrol manyaklığı için doğru ifadeler değil. Fakat bu tip insanlar kontrol ihtiyacının bu gibi sebeplerden meydana geldiğini savunuyor. İş bu hale geldikten sonra da hayatını kocaman bir kaosa dönüştürüyor. Omuzlarına aldığı gereksiz yükün altında ne kadar ezildiğini, ne kadar zorlandığını algılamakta zorluk çekebiliyor. Bu tutumun kişiye ne kadar pahalıya patladığını, ne kadar zarar verdiğini ya da bununla baş etmekte ne kadar zorlandığını bir türlü anlamak istemiyorlar. Hem kendisi hem de başkaları açısından büyük bir sorun olan kontrol takıntısının onu mutsuzluğa ve başarısızlığa (bazen ikisini birden) sürüklediği gerçeğini göremiyorlar.

Siz de pek çok zaman kendinizi her şeyi kontrol etmeye çalışırken buluyor ve başka insanların işlerine karışmadan duramıyorsanız sizin de aşmanız gereken birtakım sorunuz var demektir. İşte tam da bu sebeple aşağıdaki durumları ne kadar sık yaşadığınız konusunda kendinize dürüstçe cevap vermelisiniz. 

Kontrol manyağı olup olmadığınız ile ilgili size fikir verebilecek bazı işaretler:

  • Anne babanızı, sevgilinizi, iş arkadaşınızı, eşinizi, çocuğunuzu, çalışanlarınızı, dostlarınızı hatta ve hatta sürekli gittiğiniz bir bakkaldaki çalışanı eleştiriyor musunuz? Evet kontrol manyağı olup olmadığınızla ilgili en büyük göstergelerden biri budur. Yani etrafınızdaki insanları, herkesi eleştiriyorsunuz. Negatif yöndeki fikirlerinizi dile getirmek konusunda elinize geçen herhangi bir fırsatı kaçırmıyorsunuz. Onlara yaptıkları hatalı davranışlarını, ne kadar yanlış kararlar verdiklerini söylemekten asla sıkılmıyorsunuz. Zamanınızın ve hatta enerjinizin çok büyük bir kısmını bu gereksiz ikazlar ve eylemler için kullanıyorsunuz. 
  • Bir şeyleri size beğendirmek çoğu zaman imkansıza yakın. En iyisini ve doğrusunu ancak ve ancak siz yapabilirsiniz gibi düşünüyorsunuz. Tüm insanların beğendiği , tüm insanlar tarafından takdir kazanmış işlerde bile kendi fikrinizin doğruluğuyla ilgili diretiyor ve ikna olmuyorsunuz.’’ Tamam iyi hoş ama şu şekilde yapılsaydı daha efektif olabilirdi’’ demekten asla ödün vermiyorsunuz. Bu sırf eleştirebilmek için sınavdan 98 almış çocuğa 100 alamamış olmasıyla ilgili yeterince ders çalışmaması ile ilgili eleştiriler yapmak ya da büyük bir masada herkesin methiyeler sunduğu bir yemekle ilgili tuzu az olmuş baharatı çok kaçmış ben olsa ş şekilde pişirir sunardım gibi sadece eleştirebilmek ve eleştirebiliyor olduğu için eleştirmeye benzer. 
  • Empati yeteneğiniz oldukça zayıftır. İnsanların hangi düşüncelerle karar aldığını hakkında onlarla empati kurmak yerine onları yargılamayı seçebilirsiniz ancak bu bir süre sonra insan ilişkilerinize zarar vermeye başlyacaktır. 
  • Kontrol manyaklığı her ne kadar narsistik belirtiler gösterse de sizi narsistik kişi olmaktan ayıran en büyük sebeplerden biri kendinizi sık sık suçlu hissetmeniz. Çünkü gereksiz yere o kadar fazla insanın sorumluluğunu alıyorsunuz ki bu sorumlulukların her birine koşturmak bazen yetişememenize ve kendinizi suçlamanıza sebep oluyor. Karşılaştığınız aksiliklerle mücadele ederken de iç sesiniz size daima bütün bunların aslında sizin göreviniz olmadığını söylüyor fakat bu sesle karşılaştığınızda iş işten çoktan geçmiş oluyor. Eğer ki ben işimi doğru yapsaydım başımıza böyle şeyler gelmezdi gibi cümleler genellikle kafanızın içinde yankılanıyor. Bir kişinin başarısızlığını da tüm bu sebeplerden kendinizin suçu gibi hissedip ‘Eğer ki ben uyarsaydım tüm bu yaşanan aksilikler onun başına gelmeyecekti.’ gibi düşüncelere kapılmanız oldukça mümkün.
  • Çevrenizdeki insanlar için olması gerekenden çok daha fazla endişe duyarsınız. Siz tüm bu yaşananlara duyarlı olmak şeklinde tanımlar getirseniz de bu ‘overdose’ endişe hali sağlıklı bir birey için doğru bir tanımlama olmaz. Size kişisel olarak yakın ya da uzak olması o kişi için aynı düzeyde endişelenmenize engel değil. Başka bir deyişle herkesin anneliğine soyunuyorsunuz. Fakat çocuklar gerçek annelerinin bile onlara olması gerekenden fazla karışması ya da ilgilenmesinden rahatsızlık duyarlar. Onlar sizin çocuklarınız değiller. Bunu sık sık kendinize anlatmalısınız.
  • Bazen insanların sizlerden gerçekten yardım istediği anlar olur ve bu anlar genellikle baş etmektte zorlandıkları bir problem anında oluşur. Gelirler ve sizden yardım isterler. Fakat siz onların o an ki hislerinden çok o ana gelene kadar yaptıkları hataları düşünür ve bu sebeple onları yeterince kaliteli bir şekilde dinlemez dertleri konusunda yardımcı olmak yerine işler oraya gelene kadar niye sizden yardım istemedikleri konusunda sitemde bulunursunuz. Sonuç olarak sizlere yardım için gelen insanlar tabiri caizse gelip geldiklerine pişman dahi olabilir.

Kontrol manyaklığı nelere yol açar?

  • Anksiyete: Kontrol etme ihtiyacını olması gerekenin çok daha üstünde kullanmak uzun vadede kişide kaygı bozukluğuna yol açabilecektir.  
  • Stres: Stres, kontrol manyaklığının adeta ayrılmaz bir parçasıdır. Zira aşırı kontrolcü insanlar sadece kendi hayatları için değil başkalarının hayatları için de aşırı stres duyabilir. 
  • Yalnızlık: Kontrol manyaklığı yalnızlığa neden olabilir. Bunun sebebi insanların etrafında sürekli onu kontrol eden ve adeta kendi başına karar vermesine engel olan birini istemeyebilecek olmasıdır. Bu da zamanla aşırı kontrolcü insanları yalnızlığa sürükler. 
  • Asosyallik: Kontrol manyaklığının dolaylı yoldan sonuçlarından biri de asosyalliktir. Bunun nedeni aslında kontrol manyağı denebilecek insanların zamanla yalnızlaşmasıdır. Yalnızlaşan insan asosyalliğe ve buna boyun eğerse antisosyal kişilik bozukluğuna doğru sürüklenebilir. 
  • İlişkilerin toksikleşmesi: Kontrol manyağı denebilecek bir insanın etrafında yukarıda bahsettiğimiz gibi az sayıda insan kalacaktır. Ancak yine de tabiki bu kişiyle ilişkisini kesmeyecek insanlar bulunur. Ebeveynleri, yakın arkadaşları ya da partneri bunlardan biridir. Ancak kontrol manyaklığı yaşayan kişinin, onu yalnız bırakmayan insanlarla yaşadığı ilişkiler de zamanla toksik ilişkilere dönüşebilir. 

Bizim listelediklerimiz kontrol manyaklığının tek başına yol açabileceği sonuçlardır. Sözünü ettiğimiz bu durumların kendi sonuçlarının da dolaylı olarak kontrol manyaklığının sonuçlarından olabileceğini lütfen unutmayın.

Kontrol manyaklığından kurtulmak

Eğer tüm anlattıklarımızın ışığında sizde kontrol manyaklığı olduğuyla ilgili bir fikir sahibi olabildiyseniz şimdi de bu hem sizi hem de yakından uzaktan sizinle iletişim halindeki insanlara zor anlar yaşatan özelliğinizden vazgeçmek için yapabileceklerinizden bahsedelim. 

  • Öncelikle sadece yaşadığınız hayatın size ait olduğunu sık sık kendinize anlatmakla işe başlayacağız. Evet bu bile size zor gelecek kendinizi zaman zaman İşe yaramaz gibi hissedeceksiniz fakat bu alıştırmalar sonunda aslında sizden gerçekten yardıma gelen insanlara daha efektif hamleler yapabilir hale geleceksiniz. 
  • Sizin de kendinize ait biricik ve asla geriye doğru akmayacak bir hayatınız var. Kendinize yeni hobiler ve uğraşlar edinmelisiniz. Hem kafanızı meşgul edecek hem de başkalarının hayatlarından aldığınız tatmin duygusunu yaptığınız o işten (gerçek, hayali) alacaksınız. Bunları yaptıkça fark edeceksiniz ki diğer insanlarla olan iletişiminizin kalitesi de artacak. Nasıl ki siz onları kontrol etme konusunda bağımlılık duyuyorsanız yıllarca sizin kontrolünüzde hareket edip kendi hayatının sorumluluğunu almamış o kişiler de size bağımlılık gösterecek. Onlar hem sizin işlerine karışmanızdan rahatsızlık duyup hem de bunun aksi için bir hamle yapmadıkları için sizden çok daha fazla boşluğa düşecekler. Değiştiğinizi ve artık bencil bir insan olduğunuzu bile söyleyebilir fakat unutmamalısınız ki onların işlerine durmaksızın karıştığınızda da sizi bencil olmakla suçluyorlardı. Kendi hayatınız hariç diğer tüm insanların hayatlarıyla aranıza biraz mesafe koyun. Arkanıza yaslanın ve onların yaptıkları doğrularıyla sevinç duymayı yanlışlarıyla üzülmeyi öğrenin. Çünkü aslında bu duyguları siz unuttunuz bu duyguların hepsini sadece kendinizle bağdaştırdığınızda hisseder geldiniz ve bu sağlıksızdı. Bırakın düşsünler kalksınlar siz sadece o hayata seyirci kalın. Diyeceksiniz ki sevdiklerim düşerlerken ben nasıl seyirci kalayım, evet bu açıdan bakıldığında haklısınız fakat düşen bir insanın kalkmasına fırsat vermeden sizin. Kaldırmanız kozasını yırtmasına müsade etmediğiniz için kanatları güçlenmeyen ve uçamayan kelebeklere benzer. Onlar kendi kozasını yırtacak sizler de o kelebeğin güzelliğini havada süzülürken seyredeceksiniz. 
Tarih : 22.08.2023
Yazar :

Psikolog

Eren Artun Ergül

Merhabalar ben Psikolog Eren Artun Ergül. Ege Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunuyum. 14 yıllık mesleki tecrübem ve aldığım çeşitli psikoterapi eğitimleri ile zor günler yaşadığınız bu süreçte sizlere destek olmak istiyorum. Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapi ve Kabul ve Kararlılık Terapisi (A... Devamını Oku

Kullanıcı Yorumları


Bu sayfada yer alan yorumlar, ilgili uzmanın doğrudan veya dolaylı talebi ve/veya ricası olmaksızın, ilgili kişi tarafından bağımsız olarak yazılmaktadır. Psikologofisi.com'un temel amacı psikoloji alanında halkın bilinçlenmesini sağlamaktır. Psikologofisi.com bir başvuru hizmeti değildir ve herhangi bir Sağlık Hizmeti Sağlayıcısını tavsiye etmemektedir veya desteklememektedir.


Son Eklenen Makaleler


Bir dakikada
psikoloğa bağlanın

psikologofisi