• Soru Sor
  • İlişkimle ilgili soru işaretlerim var

İlişkimle ilgili soru işaretlerim var

Merhaba, ilişkimle ilgili profesyonel bir değerlendirmeye ihtiyacım var. Yaklaşık bir yıldır süren ilişkim birkaç gün önce aniden sona erdi ve şu an çok zorlanıyorum. Ben 36, erkek arkadaşım 46 yaşında. Kendisi boşanmış ve öğretmen. İlişkimiz boyunca beni sevdiğini hissettiğim, benimle ilgilendiği, evime geldiği, bana sevgi dolu sözler söylediği zamanlar oldu. Ayrılmadan önceki son haftamızda da birlikte güzel vakit geçiriyorduk. Bu nedenle ayrılığın bu kadar ani ve kesin olması beni çok şaşırttı. İlişkimizde en büyük sorunlarımızdan biri evlilik konusuydu. Ben sevildiğimi hissetmek, ilişkinin geleceği hakkında konuşabilmek ve evlilik konusunda netlik istiyordum. O ise bazen fazla ilgi beklediğimi, sürekli kendisini özleyip özlemediğini sormamın ve beklentilerimin onu korkuttuğunu söylüyordu. Bir ara evlilik konusunda olumlu konuştu, ancak daha sonra geri adım attı. Son tartışmamızdan sonra ayrıldık. Ben yüz yüze konuşup birbirimizi anlamak istedim ama o görüşmek istemediğini, her şeyin bittiğini ve hayatına devam edeceğini söyledi. Eşyalarımı bile yüz yüze vermek istemedi. Ben de çok kırıldığım için artık benim için de her şeyin bittiğini söyledim. Şimdi onu çok özlüyorum. Sürekli aklıma geliyor, ona mesaj atmak ve yeniden birlikte olmak istiyorum. Bir yandan bana nasıl bu kadar kesin bir şekilde veda edebildiğini anlamaya çalışıyorum, diğer yandan geri dönmesini umut ediyorum. Geçmişte ayrılıp birkaç gün sonra yeniden iletişim kurduğumuz da olmuştu ama bu kez çok kesin konuştu. Size şu soruları sormak istiyorum: 1. Ayrılmadan önce sevgi dolu davranan bir insanın bir anda bu kadar kesin biçimde ilişkiyi bitirmesi ne anlama gelebilir? Gerçekten sevgisi bitmiş olabilir mi, yoksa ilişki beklentilerimizden dolayı uzaklaşmış olabilir mi? 2. Sizce yeniden dönme ihtimali var mı? Bu kadar kesin konuşmasını nasıl değerlendirmeliyim? Onu beklemeli miyim? 3. Benim ilgi ve evlilik beklentilerim gerçekten karşı tarafı korkutacak kadar fazla mıydı, yoksa ilişkide normal ihtiyaçlar mıydı? 4. Şu an ona yazmamak için kendimi zor tutuyorum. Onu çok özlüyorum ve bu acıyla nasıl baş edeceğimi bilmiyorum. Bu ayrılığı sağlıklı şekilde atlatmak için ne yapmalıyım? Bana gerçekçi ve tarafsız bir değerlendirme yapabilirseniz çok sevinirim. Sadece geri döneceğini söyleyerek umut vermek yerine, bu ilişkiyi ve benim yaşadıklarımı anlamama yardımcı olmanızı istiyorum.

Uzmanların bu soruya verdiği yanıtlar
Psikolog Ofisi Yanıtı
Merhaba, öncelikle bize kendinizi samimiyetle açtığınız için teşekkür ederiz. Son haftası bile güzel geçen bir ilişkinin birkaç gün içinde böyle bitmesi gerçekten sarsıcı, şaşkınlığınızı çok iyi anlıyoruz. Onu hiç dinlemediğimiz için sadece sizin anlattıklarınız üzerinden yazabiliyoruz, bunu bilerek okuyun lütfen.

İnsan sevdiği biriyle de yola devam etmemeye karar verebiliyor. Yani böyle kesin bitirmesi, o son güzel günlerin sahte olduğunu ya da sizi hiç sevmediğini göstermez. Anlattıklarınıza bakınca evlilik ve gelecek konusunda farklı yerlerde duruyordunuz ve bu fark her tartışmada biraz daha büyümüş olabilir. Asıl sebebi tabii ki yalnızca o bilir.
Geri döner mi, bunu kimse bilemez, biz de bilemeyiz. Elimizde onun sözleri var ve her şeyin bittiğini açıkça söylemiş. Sizin de farkettiğiniz gibi bu sefer önceki ayrılıklarınızdan farklı konuşmuş. Daha önce barışmış olmanız “bu sefer de olur” umudunu canlı tutuyor ama beklemek çoğu zaman hayatı askıya almak demek. Kendnize “onu bekleyeyim mi” yerine “o ne yaparsa yapsın ben hayatıma nasıl devam ederim” diye sormayı deneyin. Bu arada kırıldığınız için “benim için de bitti” deyip şimdi onu bu kadar özlemeniz normal, ikisi aynı anda olabiliyor.
İhtiyaç olarak bakarsanız hayır. Sevildiğini hissetmek, evlilik konusunda netlik istemek gayet normal istekler. Belki üzerinde düşünülebilecek şey bunları nasıl dile getirdiğiniz: netlik gelmedikçe “beni özledin mi” diye sorma ihtiyacı artabiliyor, bu da karşı tarafta baskı hissi yaratabiliyor. Burada tek bir tarafı suçlamak doğru olmaz diye düşünüyoruz.
Ayrılık acısının ilk günlerinde sürekli onu düşünmeniz, telefona bakıp durmanız çok olağan. Bir bağ koptuğunda zihin bunu neredeyse bir yoksunluk gibi yaşayabiliyor, yazma isteğinin bu kadar güçlü gelmesi ondan. Neyse ki genelde dalga dalga gelip zamanla seyreklesiyor. Yazıp yazmamak sizin kararınız ama yazmadan önce kendinize “cevap gelmezse yada hayır gelirse ne hissedeceğim?” diye sorun. Bu gece o istek geldiğinde:
Söylemek istediklerinizi telefonun notlarına yazın ama göndermeyin, yarın tekrar okursunuz.
Kararı 24 saat erteleyin.
Bir arkadaşınızı arayın. Telefonu bir süre başka odaya bırakmak bile işe yarıyor bazen.

Onu sosyal medyada sessize almak, fotoğrafları silmeden bir klasöre kaldırmak ve eşyalar için bir arkadaşınızdan yardım istemek de işinizi kolaylaştırabilir. Uykunuza, yemeğinize dikkat edin. Bir de onu özlemeniz geri dönmeniz gerektiği anlamına gelmez.

Haftalar geçtiği halde acı hiç hafiflemiyorsa, uyku, iş ve günlük hayatınız ciddi sekilde etkileniyorsa ya da alkol veya ilaçla rahatlamaya çalıştığınızı fark ederseniz bir psikiyatri uzmanına ya da psikoloğa başvurmanızı öneririz. “Yaşamak istemiyorum” gibi düşünceler ya da kendinize zarar verme düşünceleri olursa bunu yalnız taşımayın, güvendiğiniz biriyle hemen konuşun ve bir hekime başvurun. Kendinizi tehlikede hissettiğiniz an beklemeden 112'yi arayın.

Kendinize iyi bakın.
Yanıtlandı:
Kullanıcı Yorumları

Henüz yorum yapılmadı

Henüz yorum yapılmadı
Siz de yorum bırakın
Buraya yazacağın yorum, sayfayı görüntüleyebilecek tüm ziyaretçilere açık olur. Kendine ya da bir başkasına ait, kimlik belli edebilecek kişisel veriler paylaşmadığından emin ol.
0/1500