İnsan sevdiği biriyle de yola devam etmemeye karar verebiliyor. Yani böyle kesin bitirmesi, o son güzel günlerin sahte olduğunu ya da sizi hiç sevmediğini göstermez. Anlattıklarınıza bakınca evlilik ve gelecek konusunda farklı yerlerde duruyordunuz ve bu fark her tartışmada biraz daha büyümüş olabilir. Asıl sebebi tabii ki yalnızca o bilir.
Geri döner mi, bunu kimse bilemez, biz de bilemeyiz. Elimizde onun sözleri var ve her şeyin bittiğini açıkça söylemiş. Sizin de farkettiğiniz gibi bu sefer önceki ayrılıklarınızdan farklı konuşmuş. Daha önce barışmış olmanız “bu sefer de olur” umudunu canlı tutuyor ama beklemek çoğu zaman hayatı askıya almak demek. Kendnize “onu bekleyeyim mi” yerine “o ne yaparsa yapsın ben hayatıma nasıl devam ederim” diye sormayı deneyin. Bu arada kırıldığınız için “benim için de bitti” deyip şimdi onu bu kadar özlemeniz normal, ikisi aynı anda olabiliyor.
İhtiyaç olarak bakarsanız hayır. Sevildiğini hissetmek, evlilik konusunda netlik istemek gayet normal istekler. Belki üzerinde düşünülebilecek şey bunları nasıl dile getirdiğiniz: netlik gelmedikçe “beni özledin mi” diye sorma ihtiyacı artabiliyor, bu da karşı tarafta baskı hissi yaratabiliyor. Burada tek bir tarafı suçlamak doğru olmaz diye düşünüyoruz.
Ayrılık acısının ilk günlerinde sürekli onu düşünmeniz, telefona bakıp durmanız çok olağan. Bir bağ koptuğunda zihin bunu neredeyse bir yoksunluk gibi yaşayabiliyor, yazma isteğinin bu kadar güçlü gelmesi ondan. Neyse ki genelde dalga dalga gelip zamanla seyreklesiyor. Yazıp yazmamak sizin kararınız ama yazmadan önce kendinize “cevap gelmezse yada hayır gelirse ne hissedeceğim?” diye sorun. Bu gece o istek geldiğinde:
Söylemek istediklerinizi telefonun notlarına yazın ama göndermeyin, yarın tekrar okursunuz.
Kararı 24 saat erteleyin.
Bir arkadaşınızı arayın. Telefonu bir süre başka odaya bırakmak bile işe yarıyor bazen.
Onu sosyal medyada sessize almak, fotoğrafları silmeden bir klasöre kaldırmak ve eşyalar için bir arkadaşınızdan yardım istemek de işinizi kolaylaştırabilir. Uykunuza, yemeğinize dikkat edin. Bir de onu özlemeniz geri dönmeniz gerektiği anlamına gelmez.
Haftalar geçtiği halde acı hiç hafiflemiyorsa, uyku, iş ve günlük hayatınız ciddi sekilde etkileniyorsa ya da alkol veya ilaçla rahatlamaya çalıştığınızı fark ederseniz bir psikiyatri uzmanına ya da psikoloğa başvurmanızı öneririz. “Yaşamak istemiyorum” gibi düşünceler ya da kendinize zarar verme düşünceleri olursa bunu yalnız taşımayın, güvendiğiniz biriyle hemen konuşun ve bir hekime başvurun. Kendinizi tehlikede hissettiğiniz an beklemeden 112'yi arayın.
Kendinize iyi bakın.