Languishing Sendromu Nedir?

Son zamanlarda kendinizi yorgun, tatsız hissediyor; mutsuz değilim ama mutlu da sayılmam diyorsanız Languishing Sendromu yaşıyor olabilirsiniz. Yazımızda, konuya dair merak ettiğiniz tüm sorulara cevap bulacaksınız. Yaşadığınız bu genel huzursuzluk halini anlamlandırmak istiyorsanız, sizleri yazımızı okumaya davet ediyoruz.

 

Languishing nedir?

Son zamanlarda oldukça sık karşımıza çıkan bir kavram languishing. Psikoloji literatürüne covid salgını ve sonrasında yaşanan pandemi, sokağa çıkma yasağı gibi olaylarla giren languishing sendromu; son yıllarda pek çok kişide görülen ancak tanımlandırılması zor bir psikolojik durum.

Özetle, depresyon hali ile normal hal arasında gidip gelen bir ruh halini tanımlayan languishing sendromunda birey; kendini boşlukta hisseder, kötüyüm diyemez ama iyi de değildir.

Languishing, psikolojik rahatsızlıklardan sayılamaz. Zira psikolojik rahatsızlıklarda görüldüğü gibi belirgin olumsuz belirtileri yoktur. Ancak birey, languishing sendromu yaşadığı durumda, tam sağlıklı bir bireyin ruh haline de sahip değildir. 

Languishing sendromunu tükenmişlik sendromundan ayıran temel detay, burada tam bir isteksizlik olmaması ve kişinin enerjisinin günlük yaşam aktivitelerini yerine getiremeyecek kadar yok olmamasıdır.

 

Languishing sendromunun belirtileri nelerdir?

Sendromun sık karşılaşılan belirtileri şöyledir:

  • Boşlukta hissetme hali
  • Huzursuzluk
  • Hayatın getirdiklerine karşı isteksizlik
  • Motivasyon düşüklüğü
  • Durgunluk
  • Negatif düşünme
  • Hayata olumsuz tarafından bakma
  • Keyifle yapılan aktivitelere katılma isteğinin dahi bulunmaması
  • Hayattaki amacını sorgulama
  • Hobilerini bırakma
  • İnsan ilişkilerine mesafeli durma
  • Dermansızlık hissi
  • Genel olarak yorgun hissetme
  • Sık sık uyku isteği
  • Yataktan kalkmak istememek
  • Konsantrasyon kaybı
  • Normalde sevilerek yapılan meslekten soğuma düşüncesi

Languishing’ in belirtilerini genel olarak bu şekilde sıralayabiliriz. Ancak burada durum kişiden kişiye değişmektedir. Temelde kişi, önceden çok sevdiği şeylere karşı (bu bir iş, bir insan ya da bir hobi olabilir) bir soğukluk hisseder. 

 

Languishing sendromunun nedenleri nelerdir?

Languishing sendromu, pandemi sırasında dünyada yaygınlaşan bir psikolojik durumdur. Dolayısıyla en etkin sebeplerinin pandemi, insanların eve kapanması ve sosyal etkinliklerin yasaklanmasıyla insanların genel olarak yalnızlaşması olduğu söylenebilir. Ayrıca pandemi sürecinde kendimizi içinde bulduğumuz savaş/kaç yaşam biçimi de languishing sendromunu kamçılamıştır. Peki nedir bu savaş ya da kaç? Savaş/kaç, tehlikeli bir olayda verilen fizyolojik tepkidir. Bu durumda tehlikeyle yüzleşilir ya da tehlikeden kaçılır. Pandemide hastalıkla yüzleşip iyileşme ya da hastalıktan kaçıp ona yakalanmama uğraşı tüm dünya insanlarını genel olarak bir savaş/kaç döngüsü içine sokmuştur. Bu da languishing’ in temel sebeplerinden bir tanesidir. 

Ancak genel olarak languishing sendromuna neden olabilecek bazı durumlar da vardır. Bu durumları şöyle sıralayabiliriz:

  • Çalıştığı işyerinden ayrılma
  • Stresli hayat koşulları
  • Boşanma ya da sevgiliden ayrılma
  • Yeterince fiziksel aktivite yapmama
  • Mental olarak yoracak olayların gerçekleşmesi
  • Sosyal aktivitelerde azalma
  • Arkadaşlardan ya da anne babadan mecburi nedenlerle ayrılma
  • Sosyal destekten yoksun kalma

Bunlar, görüldüğü üzere kişinin duygusal zeka ve sosyal zekasının beslenmesine engel olan durumlardır. Dolayısıyla, duygusal ve sosyal zekanın baskılandığı durumlarda kişinin languishing sendromu yaşaması olasılığının arttığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

 

Languishing sendromu nasıl anlaşılır?

Languishing sendromunu bir psikolog teşhis etmelidir. Unutmayın ki bazı belirtiler birçok farklı durumun sonucu olarak ortaya çıkabilir. Bu nedenle kişinin belirtileri taşıdığını ifade ederek ‘Ben languishing sendromu yaşıyorum.’ demesi doğru olmayacaktır. 

Bu konuda internet ortamında çözeceğiniz testlere de tam anlamıyla güvenmemelisiniz. Tıp ya da psikoloji eğitimi almamış; alsa da sizi bireysel olarak gözlemlememiş bir kişinin sadece psikolojik rahatsızlıkları değil; herhangi bir psikolojik durumu da teşhis etmesi sağlıklı sonuçlar vermez ve böyle bir yola başvurmak da doğru değildir.

Burada yapılması gereken şey, bazı belirtiler gözlemlendiğinde bir psikoloğa başvurmak olacaktır. Şöyle açıklayalım; Örneğin son zamanlarda üzerinizde genel bir tatsızlık varsa, eskiden keyif alarak yaptığınız şeyler için dahi hevesiniz kalmamış gibi hissediyorsanız, çabuk yoruluyorsanız ya da dermansızlık hissi varsa bir psikologdan yardım alabilir, içinde bulunduğunuz durum için psikolojik destek isteyebilirsiniz. 

 

Languishing sendromu içindeyken neler yapılmalı?

Languishing sendromu, sosyal hayatı zorlaştırdığı gibi iş hayatı ve insan ilişkilerinde de aksaklıklara yol açar. Dolayısıyla kendinizi bu sendromun içine hapsetmemeli, kendi kendine geçmesini beklememelisiniz. Zira var olan ufacık sorunların bile ortadan kalkması, sizin çabanıza ve yapacağınız değişikliklere bağlıdır. 

Belirtmemiz gerekir ki bu durumda, vereceğimiz önerileri uygularken bir taraftan da bir psikologdan psikolojik destek almanız sizin için en sağlıklısı olacaktır. 

 

Peki, languishing sendromunun ortadan kalkması için neler yapmalısınız?

  • Hayatın akışından kendinizi alıkoymayın: Bundan kastettiğimiz,  içinde bulunduğunuz genel tatsızlık halinin öncesinde planladığınız bir aktivite varsa ona katılmaya çalışın. Ya da o günün akışında aniden bir yere davet edildiyseniz ve reddetme sebebiniz languishing sendromu belirtilerinden biriyse bu daveti kabul etmeyi deneyin. 
  • Kendinize ait zamanlarınız olsun: Kendinize başka faktörler tarafından rahatsız edilip bölünmeyecek vakitler oluşturun. Bu zamanlarda neler yapabileceğiniz sizin nelerden hoşlandığınıza göre değişebilir. Kitap okuyabilir, dans edebilirsiniz. Mutlaka size iyi gelecek şeyler yapmaya çalışın.
  • Meditasyon yapın: Sabah uyandığınızda yapacağınız beş dakikalık bir meditasyon, o günden alacağınız verimi tahmin edemeyeceğiniz düzeyde arttıracaktır. İçinde bulunduğunuz gün ne kadar verimli geçiyorsa languishing sendromunun belirtileri de o kadar azalmaktadır. Dolayısıyla bu durumla baş ederken meditasyon yapmak oldukça faydalıdır.
  • Kendinize küçük hedefler koyun: Languishing’ in belirtilerinden biri hayattaki amacını sorgulamaktır. Kendinize günlük, haftalık ya da aylık hedefler belirlemeniz, bu sorgulama evresini olumlu sonlandırmanıza yardımcı olur. Ayrıca koyduğunuz küçük hedeflere ulaştığınızda motivasyonunuz da artacaktır.
  • Günlük tutun: Gün içinde neler yaptığınızı kısaca yazmak o gün aslında ne kadar çok şeyin üstesinden geldiğinizi anlamanıza ve böylece kendinize olan güveninizi tekrar kazanmaya yarayabilir. Bir diğer günlük yazma stili ise hissettiklerini yazmaktır. Bu durumda da aklınızda birbirine girmiş bir çok hissi tanımlamak için günlük yazmak çok faydalı olacaktır. Ayrıca unutulmamalı ki yazıya dökülen hislerin çözümlenmesi çok daha olanaklıdır.
  • Vücudunuzu zinde tutun: Normalde spor yapan bir insansanız dahi languishing sendromunda bu konuda da büyük bir isteksizlik olması gayet normaldir. Ancak  böyle bir durumda sizin yapmanız gereken; bütün bu isteksizliğe rağmen, görev bilinciyle egzersiz rutininizi uygulamak olacaktır. Sporun zihinsel uyandırıcı etkisi ve depresyon belirtilerini azaltmaya olan faydası göz önüne alındığında daha önce spor yapmıyorsanız dahi languishing durumunda küçük de olsa egzersiz yapmanızı tavsiye ederiz.
  • Size iyi gelecek insanlarla görüşün: Languishing’ in içindeyken genel olarak insan ilişkilerinden uzaklaşma isteği etkisi altında kalınabilir. Bu dürtüye teslim olmamalı ve ilişki rutininize devam etmelisiniz. Ancak bir de görüştüğünüzde enerjinizin yükseldiği, size gerçekten iyi gelen, bol kahkahalı buluşmalar yaşadığınız insanlar vardır ki işte böyle insanlarla görüşmeye daha da çok özen göstermelisiniz. 
  • Mindfulness yapmaya özen gösterin: Mindfulness, özet olarak, nefes egzersizleri manasına gelir. Mindfulness’ da yapılan nefes egzersizleri ile içinde bulunulan anın farkına varmak ve odağını kaybetmemek amaçlanır. Languishing sendromu ise size konsantrasyonunuzu kaybettiren ve anda kopukluklar yaşatan bir durumdur. Dolayısıyla mindfulness, languishing’ in bir nevi panzehiridir. Bu durumda sizin de mindfulness yapmaya, kendinizi boşluk içinde ve hayatın akışından uzaklaşmış hissettiğiniz zamanlarda daha çok özen göstermeniz gerekir. 
  • Sosyal aktivitelere katılmaya özen gösterin: Daha önce hoşunuza gidebileceğini düşündüğünüz, kendi sosyal zevklerinize uygun bir etkinlik karşınıza çıktığında bu fırsatı değerlendirip etkinliğe katılmanız, mental yorgunluğunuza iyi gelecektir. Ayrıca bu sayede kaybettiğiniz hevesinizi de geri kazanmak için bir adım atmış olursunuz. 

 

Languishing sendromu içindeki insanlara nasıl davranılmalı?

Çevrenizde eski neşesini kaybettiğini düşündüğünüz, size son zamanlarda içinden bir şey yapmak gelmediğini söyleyen bir tanıdığınız varsa farkında olmasa da languishing sendromuna yakalanmış olabilir. 

Bu durumda öncelikle profesyonel bir yardım almasını tavsiye ederek işe başlamalısınız. 

Sizin söz konusu tanıdığınız için yapabilecekleriniz konusunda önerilerimiz şöyle:

  • Hoşuna gideceğini düşündüğünüz bir etkinliğe davet edebilirsiniz.
  • Sevdiğini bildiğiniz bir hobisiyle ilgili aktiviteler yapabilirsiniz.
  • Motivasyonunu tekrar kazanacağı sohbetler yapabilirsiniz.
  • Size verebileceği bazı tepkilere karşı toleranslı olabilirsiniz.

Ayrıca genel olarak onun yanında ve ona destek olmalısınız. Ancak kendine ayıracağı vakitlere engel olmamaya özen göstermelisiniz.

 

Languishing sendromunda psikoterapinin yeri

Psikoterapi, sadece psikolojik hastalıkların tedavisinde kullanılan bir yöntem değildir. Halk arasında doğru bilinen yanlışlardan biri de sadece psikolojik bir hastalığı olan kişilerin psikoloğa gideceği ya da bir diğer deyişle psikoloğa giden herkesin psikolojik bir hastalığı olduğudur. 

Hayatın genel akışında, duygularını tarafsız bir dinleyicinin dinlemesini isteyen kişilerin, yaşadığı stresi çözümlemek isteyenlerin, karmaşık bir ruh halinde olan kişilerin ya da en basit haliyle yaşadığı sağlıklı ruh halinin bozukluğa uğramasını istemeyen kişilerin bir psikologdan yardım almak istemesi oldukça normaldir hatta birey psikolojisi ve uzun vadede toplum sağlığı açısından en doğru olandır. 

Languishing; kişinin hayata karşı duyduğu genel isteksizlik, yaşamdan zevk alamama, huzursuzluk gibi belirtiler meydana getirir. Dolayısıyla kişi olması gereken ve sağlıklı ruh halinde değildir. 

Ayrıca dikkat edilmesi gereken bir başka husus, languishing sırasında, depresyon belirtilerinin kişide daha basit halleriyle ortaya çıkmasıdır.  Buradan yola çıkarak çözümlenmeyen languishing sendromunun zamanla depresyona dönüşme riskinin bulunduğunu söyleyebiliriz. Ki böyle bir durumda yaşanan belirtiler çok daha ağır duruma gelecek, sonuçları da daha tehlikeli olacaktır.

Languishing sendromu belirtileri göstermeye başladığınızda hafife almamalı ve henüz çözümlenmesi daha kolay iken bir psikologdan yardım almalısınız. Bir psikolog ile duygularınızı çözümlemek ve hayatınızdaki önemli stres faktörlerini belirlemek size yardımcı olacaktır. 

Psikologofisi, ihtiyaç duyduğunuz her zaman, alanında uzman psikologları ile yanınızdadır. Detaylı bilgi almak ve psikologlarımızdan online terapi almak için bizlere ulaşabilirsiniz. Online terapi randevunuzu 1 dakika içinde oluşturmanız ve seansınıza hemen şimdi başlamanız psikologofisi’nde mümkündür.

 

Languishing sendromu tekrarlar mı?

Languishing bir psikolojik rahatsızlık değildir. Dolayısıyla tam bir tedavisi yoktur. Dolayısıyla tekrarlamaması gibi bir durum söz konusu olamaz. 

Languishing, kişinin başına zaman zaman gelebilecek bir sağlıksız ruh hali durumudur. 

Ancak hayatın akışında yapılacak bazı aktivitelerle languishing  sendromuna yakalanma riski en aza indirilebilir. Bunlar, yukarıda da sözünü ettiğimiz, meditasyon, mindfulness, yoga, hobiler edinmek, spor yapmak gibi aktivitelerdir. 

 

Languishing durumunda okuyabileceğiniz bazı kitap önerileri:

  • İyi Hissetmek (David D. Burns)
  • Bağışlanan Terapi (Irvin D. Yalom)
  • Vazgeçebilmek (Guy Finley)
  • Mutluluk Tuzağı (Russ Harris)
  • Durulmayan Bir Kafa (Kay Redfield Jamison)
  • Hiç Kimse Sıradan Değildir (Markus Zusak)
  • Dinle Küçük Adam (Wilhelm Reich)

 

Languishing sendromu sırasında izleyebileceğiniz bazı filmler:

Languishing sendromu sırasında, kendinizi kötü hissederken, insana mutluluk veren ve zinde hissettiren serotonin hormonunu salgılamanıza neden olacak bazı pozitif filmler şöyledir:

  • The Intouchables (2011)
  • Forrest Gump (1994)
  • Nadide Hayat (2015)
  • Notting Hill (1999)
  • You Have Got Mail (1998)
  • Little Bit Sunshine (2007)
Yazar
Şebnem Akı Karaoğlu Profil Fotoğrafı
Şebnem Akı KaraoğluUzman Psikolog26 Haziran 2023
Yorumlar
0/1500

Henüz yorum yapılmadı

Henüz yorum yapılmadı
En uygun fiyatlarla

Online Terapi