psikolog mu psikiyatrist mi

Sizin İçin Doğru Uzman Hangisi: Psikolog mu Psikiyatrist mi?

Hayat sürprizlerle dolu bir yolculuktur ve bir sonraki anda bizi ne beklediğini bilemediğimiz için zaman zaman yalnız hissedebilir ve ne yapacağımıza karar veremeyebiliriz. Bu hisler tamamen doğaldır.

Aile, iş veya okul hayatımızdaki olaylar, mekan değişiklikleri, sağlık problemleri, hatta hava değişimi gibi sayabileceğimiz daha birçok etken bizi olumsuz etkileyebilir. Ve bu etkiler ilerleyen zamanlarda hayatınıza hiç düşünmediğiniz boyutlarda zarar verebilir. Eğer genetik bir yatkınlığımız varsa ufak bir tetikleyiciden dahi daha fazla etkilenebileceğinizi de söylemek gerekir.

Kötü hissetmek, huzursuzluk, mutsuzluk, iştahsızlık, uykusuzluk, isteksizlik hali ve benzer bir durumda psikolojik destek almak sizi dikkat çekmeye çalışan veya güçsüz bir birey yapmaz. Böyle durumlarda da tıpkı bedenimizde bir sorun hissettiğimizde nasıl uzmanlara başvuruyorsak aynısını yapmalıyız.

Kırık bir kemiği evde kendi başınıza sağlıklı kaynatamayız ve daha sonra sağlıklı kaynaması için yeniden kırılması gerektiğini unutmadan, yukarıda bahsettiğim durumlarda da böyle düşünüp destek almayı ertelememeliyiz.

 “Psikolojik Destek Alan Kişilerle İlgili Doğru Sanılan Yanlışlar” adlı yazımızda söz ettiğimiz gibi psikolojik destek almaya karar vermek başlı başına cesaret isteyen bir durumdur ve sizin yersiz ve gerçek dışı önyargıları arkanızda bırakma ve iyileşme isteğiniz olduğunu gösterir.

Hayatınızı değiştirecek bu önemli kararı aldınız ve bir sonraki adıma geçme zamanı geldi; doğru uzmanı, size bu yolda yürürken ışık tutacak kişiyi seçmek. Önünüzde psikolog ve psikiyatrist olmak üzere iki seçenek var; ancak hangisi sizin için en uygun uzman bilemiyor musunuz?

Merak etmeyin, yalnız değilsiniz! Birçok kişi psikolog ile psikiyatrist arasındaki farkı bilmediği için ön yargılar daha da büyüyor. Umarız ki bu blog yazımız ile aklınızdaki soru işaretlerini gidermenize yardımcı olmuş oluruz. Doğru uzmanı bulduğunuzu düşünüyorsanız hemen bizlerle iletişime geçebilir ve online terapiye başlayabilirsiniz.

Psikolog Kimdir?

Psykhe (ruh) ve logos (bilim) olmak üzere iki kelimenin türetilmesinden ortaya çıkan bir kavram olan psikoloji, davranışları ve zihni inceleyen, bilinçli ve bilinçsiz olayların yanı sıra daha çok duygu ve düşüncenin incelemesini içeren çok kapsamlı bilimsel bir alandır.

Üniversitelerin Fen- Edebiyat fakültesi çatısı altındaki 4 yıllık (lisans) psikoloji bölümünde eğitimlerini tamamlayan ruh sağlığı uzmanlarına psikolog denir.  Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra klinik psikoloji üzerine iki yıllık yüksek lisans eğitimi ardından ‘’klinik psikolog’’ unvanı alarak psikoterapi uygulama yetisi kazanırlar. Diğer terapi yöntemleri ve belirli testler için ayrı ayrı özel eğitimlere katılıp başarıyla tamamladıkları takdirde uygulayıcı unvanı alırlar.

Kişilerde var olan sağlıksız duygu, düşünce ve davranışların altında yatan nedenleri konuşarak çözümlemeye çalışarak danışanında bir farkındalık yaratmaya ve bu farkındalığı sürdürme yollarını göstermeyi amaçlarlar. Danışmanlık, uygulama, değerlendirme, araştırma yapar; öğretir ve size uygun psikolojik destek yöntemini uygular.

Öğüt vermez, yargılamaz, ön yargılı yaklaşmaz ve kınamaz, her zaman tarafsız ve empatik davranırlar. Yüksek gözlem kabiliyetine sahiptirler ve olaylara farklı açılardan bakmak konusunda başarılıdırlar. Konsantrasyonları yüksektir, bir davranışın ardında yatan sebebe odaklanmak için buna ihtiyaç duyarlar. Psikoloji dışında felsefe, antropoloji ve sosyoloji alanlarında da kendilerini geliştirmeleri gerekir.

Psikolojik sorununuz ve bunun sizdeki tetikleyicilerine göre uygun terapi şekline yönlendirebilirler ancak lisans eğitimleri boyunca teorik eğitim aldıkları için ilaç yazma yetileri yoktur. Sürecinizde ilaç gerektiği takdirde sizi psikiyatristlere yönlendirirler.

Aile terapisi, çift (evlilik) terapisi, bireysel terapi, grup terapisi, ebeveyn danışmanlığı, analitik çocuk terapisi, cinsel terapi, hipnoterapi, boşanma danışmanlığı, EMDR (yetişkin ve çocuk) gibi terapi yöntemleri kullanarak doğru yöntemi uygularlar.

Psikiyatrist Kimdir?

Psychiatre (ruh hekimi) anlamına gelen Fransızca bir kelimeden türemiştir. Üniversitelerin Tıp fakültesinde eğitimlerini tamamladıktan sonra Tıpta Uzmanlık Sınavı’a (TUS) girer ve psikiyatri eğitimi alırlar ve başarılı bir şekilde mezun olduktan sonra ‘ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı’ unvanını kazanırlar.

Tıp fakültesi eğitimleri sırasında farmakoloji (ilaç tedavisi) eğitimi alırlar ve tedavilerinde de farmakolojik tedaviyi daha sık kullanırlar.

Ruhsal hastalıkların fizyolojik temellerine odaklanırlar. Örneğin, tanı koymadan önce nörolojik, hormonal veya genetik bir sorunun başvurduğunuz konuyla ilgili olup olmadığını görmeye, buna göre bir yol çizmeyi amaçlarlar. Fizyolojik bir sorun olmadığı takdirde psikoloğa yönlendirebilir veya ortak bir tedavi sürdürmeyi teklif edebilir.

Psikolog ve Psikiyatristlerin Ortak Yanları

Her iki meslek grubunun da odak noktası insanların duygu, düşünce ve davranışlarını anlamlandırmak ve sorun yaratanları en az hasarla etkisiz hale getirerek hayatı danışanları için daha sağlıklı ve yaşanabilir kılmaktır.

İki meslek grubu da sizi yargılamaz ve iyileşme sürecinizde yanınızda olmak için ellerinden geleni yapmaya hazırlardır. Çoğu zaman birlikte çalışmakla beraber bazı durumlarda birbirlerine yönlendirme yaparak en doğru yöntemi seçer ve uygularlar.

Psikolog ve Psikiyatristlerin Farkları

Daha önce de dediğimiz gibi çoğu zaman beraber kontrol sağlayan psikologlar ve psikiyatristler aldıkları eğitim ve ruhsal problemlere uyguladıkları yaklaşım noktasında birbirlerinden ayrılırlar ve danışanlarının ihtiyaçlarına göre yönlendirme yaparlar.

  • Psikologlar, Fen-Edebiyat fakültelerinin psikoloji lisans programı mezunlarıdır.
  • Psikiyatristler, tıp fakültesi mezuniyetlerinin ardından psikiyatri alanında uzmanlık eğitimi alırlar.
  • Psikologlar, farmakolojik eğitim değil teorik eğitim aldıkları için reçete yazamazlar.
  • Psikiyatristler, farmakolojik eğitim aldıkları için reçete yazabilirler.
  • Psikologların odak noktası davranışlardır.
  • Psikiyatristlerin odak noktası davranışlara sebep olan fizyolojik sebeplerdir.
  • Psikologlar, test uygulayıcılığı almak için eğitim aldıkları takdirde uygulayıcı unvanı alırlar.
  • Psikiyatristler terapi uygulamaz, terapi için sizi psikoloğa yönlendirirler.

 

Örneğin; kendinizde depresyon belirtileri olduğunu gözlemliyor ve depresyonda olduğunuzdan şüpheleniyorsanız, artık hayattan tat alamadığınızı düşünüyor, işlerinizi erteliyor, iştah ve uyku problemleri yaşadığınız için psikoloğunuza başvurdunuz. Psikoloğunuz öncelikle bu durumlara neden olabilecek uyku, yemek düzeni gibi davranışsal alışkanlıklarınızı öğrenir, altta yatan negatif duygu ve düşünceleri açığa çıkartarak sizde farkındalık oluşturmaya çalışır.

Elbette ki arkadaşlarınızdan veya aile büyüklerinizden akıl almak için yaptığınız konuşmalardan farklı tekniklerle konuşur, terapi uygular. Terapinin amacı ise bu sorunların yaşamasına neden olan motivasyonları fark etmeniz ve psikolojik destek sürecinde öğrendiğiniz yöntemleri içselleştirmeniz, tek başınıza da hayata geçirebilmenizi sağlamak olacaktır.

En çok düşülen yanılgılardan biri olan ‘ben arkadaşımla da konuşur motive olurum, psikoloğa ne gerek var’ fikrine sahip olanlardansanız lütfen bu yanılgıya daha fazla düşmeyin. Danışanlar her ne kadar yalnızca ‘sohbet’ gibi düşünse de psikologların kullandığı birçok teknik vardır ve belirli eğitimler olmadan elbette bunları uygulamak imkansızdır.

Terapi nasıl yapılır, hangi türleri hangi durumlarda kullanır, faydaları nelerdir daha fazla bilgi almak için Terapi Nedir, Nasıl Yapılır ve Ne İşe Yarar konulu blog yazımızı üzerine tıklayarak ziyaret edebilir ve aklınızdaki soru işaretlerini giderebilirsiniz.

Psikiyatristler ise tıp eğitimlerinin ışığında psikolojik hastalıklara neden olabilecek biyolojik ve nörokimyasal etkenlere odaklanarak önce neden sonra da çözüm ararlar. Örneğin; yaşadığınız depresyon belirtileriyle ilgili bir psikiyatrist ile görüştüğünüzde, psikiyatristiniz depresyom tanısı koymadan önce bu belirtilere neden olabilecek vitamin eksikliği, tiroid problemi gibi altta yatan farklı sağlık sorunları olup olmadığını öğrenmeyi amaçlar. Altta yatan farklı bir neden bulunmadığı takdirde teşhis koyar ve genellikle ilaç tedavisine yönlendirirler ancak böyle bir neden yok ise psikoloğa yönlendirerek konuşarak çözüm bulmamıza yardımcı olurlar.

İlk randevuyu psikologdan mı yoksa psikiyatristten mi almalıyım?  

Eğer ruh sağlığınızla ilgili bir sorununuz olduğunu düşünüyorsanız psikologdan, sinirsel bir hastalığınız olduğunu düşünüyorsanız psikiyatristten yardım alabilirsiniz. Eğer sorununuzun sinirsel mi yoksa ruhsal mı olduğundan emin olamıyorsanız size bir yol haritası çizmeye yardımcı olabilmek adına okumaya devam etmenizi öneririz.

Daha önce hiç bu alanda randevu almadıysanız eğer klinik teşhis konulabilmesi açısından bir psikiyatri uzmanıyla görüşmek için randevu alıp neden uzmana başvurduğunuzu bütün detaylarıyla anlatmanız halinde en doğru şekilde doğru uzmana yönlendirilecek ve sizin için yararlı olacak destek planı çıkartılacaktır.

Eğer fizyolojik sebepli bir sorun yaşıyorsanız psikiyatristiniz yalnızca ilaç tedavisiyle devam eder, eğer fizyolojik bir etmen yoksa sizi sizin için en uygun terapi yolunu seçmesi için psikoloğa yönlendirir ve sağlığınıza kavuşma serüveniniz başlamış olur. Bazı durumlarda sürecin desteklenmesi, ilerletilmesi, derinleştirilmesi, daha sağlıklı ve kalıcı sonuçlar elde edilmesi adına iki uzman birlikte çalışabilir.

Randevu aldım ancak seansta ne anlatacağımı bilmiyorum, ne yapmam gerekiyor?

Öncelik vermek istediğiniz sorunları, sizi rahatsız eden durumları, sizi neden rahatsız ettiğini, baş etmek için neler yaptığınızı ve nasıl sonuçlar elde ettiğinizi not alın. İsterseniz yakın çevrenizden de sizin bu durumunuz hakkınızdaki fikirlerini sorarak yazabilir ve seansta bunları psikoloğunuzla paylaşarak hiçbir detayı atlamadığınızdan emin olarak yola koyulabilirsiniz.

Örneğin; son zamanlarda uyku problemi yaşıyorsanız veya uyuduğunuzda kabus görerek uyanıyorsanız ve bu kabusların belli bir olaya bağlı olduğunu hissediyorsanız bunu not edip seansta bu durum üzerine biraz daha yoğunlaşabilirsiniz.

Olabildiğince net anlatmanız sizi dinleyen ve en doğru teşhisi koymaya çalışan ruh sağlığı uzmanları için de büyük bir kolaylık sağlayacaktır böylece daha emin adımlarla ilerlemenize katkıda bulunacaktır.

İlaç kullanmak hayatımı kötü etkiler mi?

Psikiyatriste başvurmaktan çekinenlerin büyük bir kısmının ilaçlara karşı olan ön yargısı ağır basanlar oluşturuyor. Hayatımızdaki her şey bir süreçten oluşur ve bu sürecin başında da adaptasyon süreci vardır. Aslında sürecin en önemli kısmı da budur.

Yalnızca ilaçlara alışma sürecinde değil her alışma sürecinde başlarda biraz bocalar ve vazgeçip eski düzene dönmeye meyilli eylemlerde bulunuruz. Başlarda zorlanmanız doğaldır ancak sürecin başlamasına karar vermiş olmanız en zor kısmı atlatacak güce sahip olduğunuzun kanıtıdır ve böyle büyük bir adım atmışken ufak bir adapte süreci için vazgeçmek sizi yolun gerisine atacaktır.

İlaç prospektüsünde yazan yan etkiler beni tedirgin etti, ne yapmalıyım?

Unutmamalısınız ki ilaç prospektüslerinde yazanlar binde bir gerçekleşme olasılığında dahi olsa yazılmakla mükelleftir. Her yazan olacak diye kendinizi huzursuz etmenize hiç gerek yoktur.

Elbette ki alışma sürecinde uyku hali, uykusuzluk, iştahta azalma veya artma, baş ağrısı, ağız kuruluğu gibi yan etkilerle karşı karşıya gelebilirsiniz ancak bir önceki soruda da cevapladığımız üzere bunlar sadece alışma süresince gerçekleşir. Eğer psikiyatristinizin veya eczacınızın söyledikleri dışında bir yan etki olursa acilen bu durumu psikiyatristinize bildirmeniz gerekmektedir.

İlaçsız tedavi talep etme hakkım var mı?

Çözüm sürecinde danışandan beklenen şey uzmanın istediği bilgileri vermesidir anca ne yazık ki sürecin ne şekilde olacağına, ne kadar süreceğine, nasıl bir yol izleneceğine ancak ruh sağlığı uzmanı olan psikiyatristiniz karar verebilir. Eğer şikayetinizin altında fizyolojik bir sebep yatıyorsa psikiyatristinizin uygun gördüğü ilaç tedavisi uygulanır ve siz de yönergelere uyduğunuz sürece sorunsuz bir süreç geçireceğinize emin olabilirsiniz. Ama elbette ki beklenmedik bir yan etki gözlemlediğinizde psikiyatristinize durumu bildirerek başka bir yol çizmeniz gerekebilir.

İlaçlar ne zaman etkisini göstermeye başlar?

Bir diğer yanılgı da görüşmeden çıkar çıkmaz bir şeylerin iyileşmesini beklemektir. Yeniden tekrar edeceğim, iyileşmek bir süreçtir. Psikiyatristlerin size uygun gördüğü ilacı, size söyledikleri şekilde ve söylediği dozda almalısınız.

İlaçlar etkisini 3 ile 6 hafta arasında göstermeye başlar, unutmayın ki ilaçlar sihirli iksirler değildirler bir anda etki edemezler. Genellikle ilk hafta alışma amaçlı yarım doz kullanılarak başlanılan ilaçlar, siz alıştıkça tam doz kullanıma hazır hale gelen bedeniniz ve beyniniz daha verimli etkiler gösterir. 3 aydan daha önce bırakılmamalıdır.

Kesinlikle ama kesinlikle dozu kafanıza göre değiştirmemelisiniz, bu yalnızca size zarar verecektir. Eğer ilaçla ilgili beklenmedik yan etkiler görür ve rahatsız hissederseniz derhal psikoloğunuza giderek durumu anlatın. Psikoloğunuz sizin için en doğrusu olacak şekilde, sizin de çok zorlanmadan bu süreci atlatmanız için bir yol çizer.

Bir arkadaşım da gitti ama bir sonuç alamadı ya bende de öyle olursa?

Kendi durumunuzu başkasıyla karşılaştırmak, biraz dinlensem geçer, bu zamanda gergin olmayan kim var ki gibi düşüncelere sahip olmak, süreçten anında sonuç beklemek ve süreci kabullenememek gibi hatalar da çok sık karşılaşılan sorunlardandır. Unutmamalısınız ki, her insan eşsizdir.

Psikolojide de her insan eşsiz kabul edilir ve süreç de buna bağlı olarak farklı olabilir. Aynı yöntemler dahi olsa farklı ilerlemeler görülebilir, az önce de dediğim gibi bu gayet doğaldır çünkü her insan eşsizdir. Kendinizi kimseyle karşılaştırmadan iyileşmeye odaklanmalısınız.

Psikolojik yardım almak istiyorum ama yargılanmaktan korkuyorum, ne yapmalıyım?

Hem psikologlar hem de psikiyatristler karşılıklı güven ve gizlilik prensibiyle ruh sağlınızı geri kazanabilmeniz ve bu şekilde hayatınıza tutunmanız için ellerinden geleni yapan uzmanlardır.

Bu yüzden öncelikle, acaba yargılanır mıyım, benim için ne düşünürler, abartıyor muyum gibi düşüncelerden sıyrılıp ileri bir adım daha atmaya odaklanmalısınız.

Sürecim bittikten bir süre sonra eski şikayetlerim geri dönerse veya başka şikayetlerim olursa ne yapacağım?

Öncelikle bu durumu tetikleyen sebeplerin neler olduğunu anlamaya çalışıp sorunu kendiniz analiz etmeye çalışabilirsiniz ancak bunu yapamadığınızı veya bir sonuca varamadığınızı hissettiğinizde yeniden bir uzmana başvurmanız sizin için daha yararlı olacaktır.

Psikologların da psikiyatristlerin de kapısı size her zaman açık olacaktır. İstediğiniz zaman destek almaya devam edebilirsiniz. 

Grip olduğunuzda nasıl kendinizi suçlamadan, bahane bulmadan ve oyalanmadan doktora gidiyorsanız aynsıını yapmanız hayatınızı eski kalitesine hatta belki çok daha iyi bir kaliteye sahip olmasına yardımcı olacaktır.

Ruh sağlığı alanında çalışan diğer uzmanlık alanlarıyla ilgili de bilgi almak isterseniz pedagog, çocuk psikoloğu ve psikolojik danışman arasındaki fark nedir? başlıklı yazımızı da inceleyebilir ve merakınızı giderebilirsiniz.

Eğer sizin için doğru uzmanın kim olduğu konusunda aklınızdaki soru işaretlerini giderebilmenize yardımcı olabildiysek ister evinizin sıcaklığında ister güvende hissettiğiniz başka bir yerde sesli veya görüntülü online terapi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

 

 

Yazar
Avatar
Şebnem Akı KaraoğluUzman Psikolog13 Haziran 2017
0/1500
Yorumlar

çok yardımcı oldunuz, teşekkürler

23 Aralık 2020